Blog

Selda Bağcan’a Yuh demek istemiyorum, kaliteli ses istiyorum

Selda… Ya da Selda Bağcan. Müziğimizin yaşayan efsanelerinden. Zamanında müthiş işlere imza atmış, Avrupa’da da adını duyurmuş bir sanatçımız. Yakın bir zamanda Babylon’da konseri vardı. Ben alamadan biletleri tükendi. “Basın girişi yazdırayım bari” dedim, basın kontenjanı da tükenmiş. “Yahu bu kadını ne seviyormuş meğerse bizim basın(!)” diye çıkışmıştım Babylon sorumlularına. Ya da Avrupa’da tekrar parlamaya başlayınca bizimkilerde de bir şeyler olmaya başladı, bilemedim.

Özellikle internetin de yaygınlaşmasıyla ülkemizde 60-70’li yıllarda yapılan müziklere yurt dışından büyük bir ilgi var. Genelde “saykodelik” olarak nitelendirilen bu çalışmalar, Finders Keepers, Guerssen gibi firmalar tarafından yeniden plak olarak basılabiliyor. Tabii Yavuz Plak ve Türküola gibi isimleri de es geçmeyelim. Lakin bazen bazı şeyler yetmiyor. Tekrar sevgili Bağcan’a geri dönelim.

Şimdi. Piyasada Selda Bağcan’ın bazı yeniden basım albümleri satılıyor. Mesela “SELDA” isimli albümü. Mesela, “40 Yılın 40 Şarkısı” albümü gibi.

Önce “SELDA” albümünden başlayayım. Emin değilim, ama sanırım bu albümü Selda Bağcan’ın sahibi olduğu firma hazırladı. Albümün ses kalitesi ise tek kelimeyle “kötü”, evet. İçinde müthiş şarkılar var, ama bu nasıl sestir yarabbi? Bass’lar öyle boğuyor ki… Olmaz!

“40 Yılın 40 Şarkısı” albümünde ise “Yaylalar” yok mesela. O müthiş bass ve gitar dokunuşlarına sahip, şimdilerde gerçek bir klasik olmuş bu şarkı, ya da türkü, nasıl olmaz? Ama yok.

Sevgili Selda Bağcan’ın şarkı seçimi ve ses kayıt kalitesi konusunda titiz davranmasını beklerdim. Gerçi bu seçimlerden haberi var mı, onu da bilmiyorum. Sonuçta para verip alıyoruz, sanatçımıza değer veriyoruz ve önümüze gelen şey tatmin edici değil. Kesinlikle değil.

Bir de Türküola’nın yeniden bastığı “Yuh Yuh”a geleyim. Olmamış. Bir plak alıyorsanız, o plağın ses kalitesi her şeyden önemlidir. Yoksa niye plak alayım, ne farkı kalıyor ki YouTube’dan? “Yuh Yuh” plağına 180 lira verdim, heyecanla eve gelir gelmez pikabıma taktım. 700MB CD-R’a kopyalanmış düşük MP3 kalitesinden hiç de farkı yokmuş meğerse…

Ha konu “ilk baskı plak” olunca zaten kara borsa değil, “kapkara borsa” sarmış her yeri. Kondüsyonu 10 üzerinden 6-7 olan bir 45’liğe bile 300-400 lira para isteniyor. Hatta Barış Manço’nun 60’larda Fransa’da vokal yaptığı bir plak (sadece vokal diyorum bakın), yaklaşık 3 bin liraya satılıyor. Ne kabı var, ne başka bir şeyi. Kondüsyonu 5-6 ve bu plastik parçalarına neden bu kadar para verelim. Hayır yani kondüsyonu kötü olduğuna göre ses kalitesi de dandiktir değil mi? Böylece o “ilk baskı ses kalitesi harikadır” mottosu da çöpe gitmiş oluyor.

Sonuç olarak:

Selda Bağcan hala aktif müzik yaşantısına devam ediyor, iyi de yapıyor, ama bazı şeylerin eksikliğini de görmezden gelmemeli. Sanatçının şu an piyasada kaliteli sese sahip yeni baskı albümü yok. Varsa da haber edin, ben de bileyim.

Düşük kaliteli yeniden baskı CD ve plaklar bizim işimize yaramaz. Kimsenin yaramaz. Madem bir şey yapılmak isteniyor, bari kaliteli olsun. Efsane müzisyen Neil Young abimiz Pono Music platformuyla tozu dumana katıyor mesela. Flac formatı bile eskimeye başladı sanki. Biz hala düşük KB Waw formatı…

No Comments

Bir Cevap Yazın

Right Menu Icon
%d blogcu bunu beğendi: