Blog

Yolu İzmir’den geçen ve Şeytana hizmette sınır tanımayan Black Metalciler: Mayhem

Heavy Metal’in alt türleri içinde her zaman en tartışmalı türlerin başında gelen Black Metal ilk olarak bu türe aynı zamanda adını veren İngiliz grup Venom tarafından icra edilmiştir. Devamında gelen Bathory, Hellhammer (Daha sonra Celtic Frost olarak devam edecektir) ve Mercyful Fate gibi topluluklar Venom’u bu yolda yalnız bırakmayacak ve Black Metal ateşini ilk yakanlar olarak müzik tarihinde yerini alacaklardır. Proto Black Metal olarak adlandırdığımız bu akımın devamı ise ilk akımdan çok daha farklı ve “True Black Metal”, Gerçek Black Metal olarak varlığını sürdürecektir. Bu akıma 2. Dalga Black Metal akımı diyoruz ve bu akımın da çıkış noktası Venom’un Mayhem Without Mercy şarkısından adını alan ve 80’li yıllarda Oystein Aarseth yani bilinen adıyla Euronymous tarafından kurulan Mayhem’dir. Kurucuları arasında Euronymous’un yanı sıra Necrobutcher ve Manheim’in de yer aldığı ekip bir süre sonra solist koltuğuna dahil ettikleri Maniac ile tüm zamanların en tehlikeli ve tavizsiz müziğini yarattılar.

İlk dönem Black metal gruplarını örnek alan Mayhem, resmen onların sadece şarkı sözlerinde kalan, tüm şeytani duyguları da müziğiyle birlikte hayata geçirdi. Bu ekibin ortaya koyduğu ilk ürün Deathcrush resmen bir şok etkisiydi diyebiliriz. Sert ve olağanca kirli, din karşıtı ve bir o kadar ölümcül olan çalışma kısa zamanda büyük bir etki yarattı. Bu çalışmanın ardından Maniac (Vokal) ve Manheim (Davul) ile yollarını arayan grup, yeni üyelerini arama yoluna girdiler. İlk önce Davul’a gelmiş geçmiş en iyi Black Metal davulcuları arasında anılan Hellhammer dahil oldu. Solist olarak ise Mayhem’i efsane yapan ve yine bu türün en iyi solisti olarak tarihe geçen Dead dahil oldu. İsveçli grup Morbid’in sesi olan Pelle Yngve Ohlin yani bilinen adıyla Dead, Mayhem’in solist aradığını duyunca, gruba bir mektup yazar ve zarfın içine çarmıha gerilmiş bir ölü fare koyar. İşte tüm bunlar Euronymous’un dikkatini çeker ve bu ilginç karakteri gruba davet eder. Aslında Dead tam da aradıkları solisttir. Daha sonra Dead İsveç’i terkedip Norveç’e yerleşir ve Mayhem’in sesi olur. Kendisi ölüme takıntılı bir kişidir. Sahneye çıkmadan önce ölü hayvanları koklayan, konserden bir gün önce sahne kostümlerini toprağa gömen ve sahnede kendini yaralayan ve bunu kendine has eşsiz vokaline olduğu gibi yansıtan eşsiz bir vokaldir. Zor bir karakteri vardır ve kolay kolay diyalog kurulacak biri değildir ve genellikle içine kapanıktır. İşte böylesine bir karakterden bahsediyoruz. Ölüme resmen aşıktır ve onun için büyük bir zevk ve hazdır ölüm, birçok kez intihar girişiminde bulunmuş ve her defasında arkadaşları tarafından kurtarılmıştır. Mayhem’in müziğine kattığı bu ruh grubun efsaneleşmesini sağlayan ana etkenlerin başında gelir. Ölümün, çürümüşlüğün ve donukluğun var olmuş biçimi olan ve Transilvanya hayranı olan Dead, grupla verdiği konserlerle efsaneleşmiş ve grubun en gerçekçi yanlarından biri olmuştur her zaman. Grubun hazırladığı albüm için enfes black metal örneklerinin sözlerini bir şair edasıyla yazmıştır. Freezing Moon ve Life Eternal bu anlamda özellikle incelendiğinde ne kadar özel sözlere sahip olduğu anlaşılabilir. Black Metal sahnelerine birçok tavizsiz unsuru da kazandıran Dead maalesef tarihler 8 Nisan 1991’i gösterdiği vakit artık nefret ettiği ve katlanamadığı dünyaya önce bileklerini keserek sonra da boynuna bir kesik atarak ve en sonunda da Euronymous’un evde bulunan tüfeğiyle beynine ateş ederek veda etmiştir. Arkadaşlarına yazdığı son notta ise aynen şunlar yazmaktadır. ‘’Tüm kanı mazur görün’’

Evet Mayhem’i Mayhem yapan, sesinde ölümün leş ve kirliliğini, ıstırabını derinden iliklerinize kadar hissettiren Dead artık yoktur. Onun cesedine ulaşan Euronymous ilk olarak şoka girse de daha sonra en yakın yerden bir fotoğraf makinesi satın alıp, eve gelip Dead’in resimlerini çeker ve etrafa saçılan birkaç kafatası kemiğini cebine atar. Bunları daha sonra grup arkadaşlarına kolye yapması için verir ve bir kısmını da uygun gördüğü bazı isimlere verir. Bunlardan biri Marduk’tan Morgan bir diğeri de Samael’den Christophe ‘’Masmisseim’’ Mermod’tadır. Dead’in ölümünden sonra onun cesedinin fotoğraflarını çeken Euronymous maalesef  çektiği bu fotoğrafları ‘’Dawn Of The Black Hearts’’ isimli albümün kapak fotoğrafı yapar. Sırf bu yüzden grubun kurucularından olan yol arkadaşı Necrobutcher ile arası açılır ve bu kısa süreli tartışmanın ardından Necro grubu terk eder. Çünkü böyle bir şeyi asla kabul etmez, ne olursa olsun Dead onun yakın arkadaşıdır ve bu yapılan onun arkadaşına ve ailesine bir saygısızlıktır. Euronymous bunu hiç dert etmez ve yoluna yeni bir bas gitarist bularak devam eder. Dead’in intiharı sonrası Oslo’da Helvete isimli bir plak dükkanı açan Euronymous o dönemin birçok Black Metal grubuna albüm yapmıştır.

Deathlike Silence Productions isimli firmasını da kuran bu asi herif, Burzum, Darkthrone, Emperor gibi nice Black Metal grubunun ilk ürünlerini yayınlamıştır. Ayrıca lanetin hiç ara vermeden yayılacağı ve Inner Circle (Black Circle) adlı oluşumla etrafında toplanan kişilere önderlik edip, Norveç’te yaşanacak tüm kaosların ana sebeplerinden biri olacaktır. Burzum’dan Varg Vikernes onun bu yoldaki en iyi arkadaşıydı. Bu ikili Black Metal ateşini daha da ilerleterek Norveç’te kilise yakmalar, cinayetler ve yaralamalara sebep olacak kadar ileri gitmişlerdi. Black Metal onlar için artık sadece bir müzik değil, aynı zamanda bir ideolojiye dönüşmüştü. Tek dertleri Hristiyanlığa savaş açıp, köklerine dönmek ve zamanında katledilen atalarının intikamını almaktı. Bunun yanında Dead sonrası Mayhem de yeniden kendini toplamıştı. Dead’in yerine Macar asıllı bir solist olan ve Dead’ten çok daha farklı bir vokal tekniğine sahip olan Atilla Csihar grubun yeni sesi olur. İkinci  gitara Snorre ‘’Blackthorn’’ Ruch  ve bas gitara da Burzum’dan  Varg Vikernes geçmiştir. Evet bu ekip Mayhem’in yeni kadrosunu oluşturuyordu. Black Metal’in müzikten ibaret olmadığını kanıtlarcasına yaptıkları bir çok aşırı olay bir yana Dead’in sözlerini yazdığı şarkılardan oluşan ve çıktığı zaman efsane olarak anılacak olan yeni albümlerini de hazırlıyorlardı.

Bir süre sonra yaşanan tüm olaylar kabak tadı vermeye başlar ve Varg Vikernes gözaltına alınır. Bu olay sonrası devamlı gözetlenen Helvete maalesef kapanır. Varg anlaşması gereği ortaya çıkması gereken yeni Burzum albümü için Euronymous’a baskı yapmaya başlar ve albüm çıkmadıkça ikilinin arası açılmaya başlar. İkili arasındaki mücadele günden güne nefrete dönmek üzeredir. Her ikisi de birbirinin arkasından konuşmaktadır ve ellerinde olsa her ikisi de birbirini öldürecektir. Bir gün Varg’ın kulağına gelen bu tarz konuşmalar bardağı son taşıran son damla olmuştur ve yanına Snorre’u da alarak doğruca Euronymous’un evinde alır soluğu. Çıkmayan albümünü konuşmak bahanesiyle gittiği evde Euronymous’un ona karşı tavırları birkez daha samimiyetsiz gelince, ortalık karışır ve ikili resmen birbirine girer. Tekme tokat kavga eden ikili Euronymous’un evin mutfağa kaçmasıyla iyice büyür ve onu öldüreceğini düşünen Varg tarafından bıçaklanmasıyla oracıkta hayata veda eder. Burada bu olayı daha detaylı yazabilirdik ama neticede amacımız sadece iki müzisyenin düştüğü hali irdelemek. Ve neticeye dönecek olursak maalesef Black Metal’in en tavizsiz grubu Dead’ten sonra bir diğer efsaneyi, türün liderini ve bu müziğin aynı zamanda şeklini almasını sağlayan Euronymous’u kaybetmiş oluruz. Artık Mayhem’den eser kalır mıydı? Onun dışında Euronymous’u hiç düşünmeden öldüren Varg Vikernes de resmen bitmişti. Kendisi işlediği bu cinayet ve bir dolu suç yüzünden 21 yıl cezaya mahkum edildi. Sadece Varg mı? Suça adının karışmasından dolayı maalesef ki Snorre ‘’Blackthorn’’ Ruch da 18 yıla mahkum edildi. Koskoca Black Metal camiası bir anda, düşünsenize Mayhem gibi kendi türünde öncü olan bir grubun efsane lideri toprağa, diğer iki üyesi ise hapse girmişti. Bu olay elbette çok büyük tepki topladı. Black Metal adını ortaya atan Venom’dan Cronos bu olayları asla tasvip etmediğini defalarca dile getirirken, Celtic Frost lideri Tom Fischer da benzer açıklamalarla bu yaşanan olumsuz olayları kınadı. Peki ya Mayhem ne yaptı?  Grubun bu son kadrosuyla hazırladığı ‘’De Mysteriis Dom Sathanas’’ isimli baş yapıtlarını 1994 yılında yayınladı. Dead’in yazdığı sözler, Varg Vikernes’in son kez bass çaldığı ve Euronymous’un en son yaptığı çalışma olarak kült değerine ulaştı ve Black Metal tarzının kült eserleri arasında en görkemli şekilde yerini aldı. Yaşanan bu acı olay sonrası ise Mayhem dağıldı. İleriki yıllarda Necrobutcher, Hellhammer ve Maniac ile bir araya gelip, yine oldukça tekinsiz bir gitar çalımı stiline sahip olan gitarist Blasphemer (nam-ı diğer Rune Erikson) ile bir araya gelip Chimera, A Grand Declaration of War, Wolf Lair Abssy  isimli albümlere imza attılar. İşin daha çok müzik yönüne eğilseler de  her zaman baş yapıtları olan ‘’De Mysteriis Dom Sathanas’’in ekmeğini yediler maalesef.  Her ne kadar yaptıkları albümler iyi olsa da daha çok avangart bir Black Metal yönünü seçtiler ve bu yönlerini yeniden efsane albümlerindeki ses Atilla Csihar ile bir araya geldiklerinde çalışmalarına yansıtarak en tekinsiz ve en uğursuz albümleri Order And Chao ile resmen zirveye taşıdılar. Albümdeki bestelerin mimarı olan Blasphemer albümü aynen şu şekilde anlatıyordu: ‘’Bu albümü iki gün boyunca bir ağacın dibinde  çalın ve göreceksiniz ki iki gün içinde ağaç çürüyecek.’’ Evet gerçekten öylesine ağır, öylesine kirli ve leş bir albümdü bu albüm. Euronymous sonrası tüm gücüyle Mayhem’i taşıyan Blasphemer maalesef bu albüm sonrası gruptan ayrıldı ve onun yerine ise Teloch ve Charles Edger isimli iki gitarist dahil oldu. Yeni ekipleriyle yarattıkları ve uzun bir zamandır heyecanla beklenen  son albüm olan ‘’Esoteric Warfare’’ 2014 yılında yayınlandı. Albüm kimi fanlarca yine beğenilmedi, kimileri ise Mayhem’in  Efsane kadrosu sonrası yaptığı en iyi albüm olduğu kanaatinde. 2016 yılına geldiğimizde ise her zaman yaptıklarını yapıp, Black Metal tarihinin en kült albümü olan ‘’De Mysteriis Dom Sathanas’’in turnesine çıkıp, albümün tamamını çaldılar ve bu çalışmayı De Mysteriis Dom Sathanas Alive ismiyle CD ve DVD formatında yayınlayıp gündemdeki yerlerini koruyarak zehirlerini dünyaya yaymaya devam ettiler.  Şu sıralar ise yine heyecanla beklenen yeni albümleri Deimon’un albüm kapağını ve içindeki şarkıların isimlerini bizlerle paylaştılar. Heyecanla beklemekteyiz.

Evet; Mayhem Black Metal’in ateşini en net şekilde yakan ve de yayan, bu türde efsaneler yaratan, bu tarzın gideceği yönü müzikal olarak belirleyen kült bir grup.

Dead gibi, Euronymous gibi efsanelerin çıkışını sağlayan ve her ne kadar birçok sansasyonel olayla adları anılsa da, en gerçek, en tavizsiz ve en etkili Black Metal grubu olarak tarihe geçmiştirler. Sonsuz karanlığın, ölümün, çürümüşlüğün ve sonsuzluğun en önemli değeridir onlar. Şimdi açın bir Freezing Moon ve ıstıraplarına kulak verin, siz de daha ötesi olmadığını sonuna kadar hissedeceksiniz.

KISA KISA

Grup 1984 yılında kuruldu. Gitarda Euronymous, bas gitarda Necrobutcher, davulda da Manheim ilk ana kadrodur.

Dead’li Albüm

Mayhem’in Dead ile kaydettiği bir albüm olmamıştır fakat 1993 yılında yayınlanan Live In Leipzig kayıtlarında efsane kadronun yer aldığını söyleyebiliriz. Dead’in ölümcül vokali bu albümü dinlerken tüylerinizi diken diken edecek.

Türkiye Konserleri

 

Efsane kadrosuyla az ve öz verdiği konserlerden biri İzmir’de gerçekleşir. 9 Aralık 1990 yılında Live İn İzmir etkinliğinde sahne aldı. Dead ve Euronymous’lu bu kadrosuyla az ve öz verdiği konserlerden biridir bu. Bir sonraki gelişleri ise 2011 yılına rastlar, Unirock Fest dahilinde 11 eylül 2011 günü sahne alır grup, şimdi ise yeniden ülkemize gelmelerini heyecanla bekliyoruz.

GRUPTA DÜNDEN BUGÜNE ÇALANLAR

Attila Csihar, Teloch (Morten Iversen), Necrobutcher (Jorn Stubberud), Hellhammer (Jan Axel Von Blomberg), Maniac (Sven Erik Kristiansen), Dead (Per Yngve Ohlin), Blasphemer (Rune Eriksen), Varg Vikernes, Euronymous (Øystein Aarseth) ve Kjetil Manheim

DEMO ve ALBÜMLERİ

Pure Fucking Armageddon  1986

Mayhem – Live In Leipzig -1993

Mayhem – De Mysteriis Dom Sathanas 1994

Mayhem – Out From The Dark 1966

Mayhem – Wolf’s Lair Abyss1997

Mayhem – Mediolanum Capta Est- 1999

Mayhem – Grand Declaration Of War-2000

Mayhem – Live In Marseille- 2000

Mayhem – Chimera -2004

Mayhem – Ordo Ad Chao-2007

Mayhem – Pure Fucking Mayhem-2008

Mayhem – Esoteric Warfare albüm-2004

Mayhem – De Mysteriis Dom Sathanas Alive  -2016

Mayhem – Live In Sarpsborg-2017

Mayhem – Live In Jessheim albüm-2017

SINGLE’lar

Deathcrush  -1987

Mayhem – Freezing moon-1996

Mayhem – Ancient Skin / Necrolust-1997

Mayhem – Necrolust / Total Warfare -1999

Mayhem – Freezing Moon, Carnage /2002

Mayhem – Life Eternal albüm-2008

Mayhem – Psywar-2014

Mayhem – Sathanas / Luciferi Tour EP -2016

No Comments

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Right Menu Icon
%d blogcu bunu beğendi: