Blog

Lacuna Coil mikrofonu Scabbia ile çok özel: “Aslında süper model olmak istiyordum”

Geçen yıl 20. sanat yılını kutlayan İtalyan metalinin sönmeyen ateşi Lacuna Coil’in solisti Cristina Scabbia’nın DeliKasap’ın efsane yazarlarından Dişi Kasap’a söyledikleri müthiş: “Beni gerçek bir tanrıça olarak gören fanların benim için yaptıklarına bakmak her zaman garip ve tatlı. Onlar için gerçek değilim. Hiçbir zaman ulaşamayacakları bir şeyim.”

Ailenizin güzel italyan vokali üşenmedi, çekinmedi Türkiye’yle İtalya arasında diplomatik kriz demedi ona sorma gafletinde bulunduğum tüm soruları yanıtladı.
“Pamukkale” bile yazdı, “böle mi yazılıo apla” diye sordu bir de üstüne. İnanmıyorsanız buyurun kendiniz bakın. Ah Cristina hastayım sana…

Küçük bir kızken en çok ne olmanın hayalini kurardın?
Çok çok küçükken saçma hayallerim vardı. Klasik dansçı veya süper model
olmak istiyordum. Moda resimlerinden çok etkilenmiştim.

Eğer şarkıcı olmasaydın ne olurdun sence?
Sanatla ortak bir şey, grafiker veya reklamda bir iş…

Seni müzik dünyasına girmen için etkileyen, bu dünyaya sokan neydi?
Arkadaşlarım, bana kendileriyle şarkı söylemeyi, denemeyi önerdiler ve utangaçlığım karşısında kazandılar.

Onlarsız yapamadığın beş CD hangileri?
Müziksiz yaşayamam. O yüzden sadece beş CD seçmek çok zor. İnsanlar bana bunu her sorduklarında cevabım değişiyor. Depeche Mode, In Flames, Faith No More, Nevermore, celtic müzik ve R’n’B severim.

Lacuna Coil’e nasıl katıldın, diğer elemanlarla nasıl tanıştın?
Daha önce de söylediğim gibi arkadaştık. Şarkı söyleyebildiğimi öğrendiklerinde Avrupa’daki firmalara göndermek için promo tape kaydedecekleri zaman benim de onlara bazı korolar için katılmamı istediler. Sonuçları beğendiler ve grupta kalmamı istediler. 1997’deydi…

Fanlarından gördüğün sana yapılan en garip şey nedir?
Oh, çok fazla! Beni gerçek bir tanrıça olarak gören fanların benim için yaptıklarına bakmak her zaman garip ve tatlı. Onlar için gerçek değilim. Hiçbir zaman ulaşamayacakları bir şeyim.

Yazdığın tüm parçalar arasından hangisi veya hangileri favorin?
“Falling Again”in benim için özel bir anlamı var. Daha sonra “Hyperfast”… Ama gerçeği söylemek gerekirse yaptığımız tüm parçaları her zaman sevdim. Hiç albümü doldurmak amacıyla beğenmediğimiz bir parça yapmadık.

Turnedeyken gitmeyi en çok ve en az sevdiğin yerler?
Turne için her yeri seviyorum, neresi olduğu fark etmez. En az sevdiğim yer yok. Çünkü her zaman çok iyi bir dinleyici kitlesi buluyoruz. Ne Wacken Open Air’deki kalabalığı ne bu seneki Rock Machina festivali için Valencia’yı ne de Aralık’taki Meksika konserini hiçbir zaman unutabilirim…

Çok kısa bir zaman içerisinde dört tane albüm çıkardınız. Nasıl bu kadar hızlı olabildiniz?
Bunların ikisi EP, diğer ikisi de albüm. Eğer ilkini 1997’de kaydettiğimiz düşünürsen bu sene de bir albümden daha az yapar. O kadar da fazla değil.

İkinci albümden sonra grup elemanları altı kişi oldu ve sound sertleşti. Niye?
Çünkü iki gitar tabii ki de bir gitardan daha sert.

Şarkı sözlerin hayat tecrübelerinden mi geliyor?
Hemen hemen her zaman. Böylelikle daha iyi bir performansım oluyor, tüm duyguyu verebiliyorum. Çünkü söylediğim her şey gerçek.

Hangi insan veya grupla çalışmayı isterdin?
Depeche Mode, Devin Townsed, Madonna…

Duyduğuma göre bir ofiste çalışıyormuşsun. Galiba gruptan çok fazla para kazanmıyorsun, doğru mu?
Tamamıyla doğru değil. Yalnız yaşamadığımı düşünürsek bana yetecek kadar para kazanıyorum. Hiçbir şey yapmadan oturmaktan nefret ediyorum. Yaşamımın her anını bir şeyler yaparak geçirmeyi seviyorum.

Ticari anlamda bir albüm çıkarmayı düşündünüz mü?
Eğer kendini düşünmeye başlar ve sanatı da paraya dayanan bir şey olarak görürsen o senin işin değildir. Müzik bir tutkudur, bir iş değildir öncelikle.

Piyasaya çıkacak en yeni şey ne zaman olacak?
Gelecek sene, tam olarak tarihini bilmiyorum.

Basçınız Marco ameliyatından sonra nasıl? Problemi tam olarak neydi?
Dizinden bir problemi vardı. Çok önemli bir şey değil ama uzun süre fizik tedaviye gitti. Bu yüzden yaz boyunca konserlere katılamadı. Nerdeyse iyileşti. Aralık’ta Moonspell’le olan Amerika turnesinde bize katılacak.

Türkiye, İstanbul hakkında ne biliyorsun? Buraya gelme planlarınız var mı?
Maalesef ülkenizi sadece fotoğraflardan biliyorum. Ailem tatil için gitmişti. Pamukkale’yi (doğru yazılışı bu mu?) görmeyi çok istiyorum, cennet gibi bir yer.

Röportaj için çok sağol Cristina. Umarım kısa bir zamanda İstanbul’a gelirsiniz.

Bir şey değil. Umarım.

Editörün Notu: İtalyan Gothic Metal grubu Lacuna Coil, 1994’te İtalya’da, Milan’da kurulmuştur ve grup üyeleri bu 2019 yılında yeni albüm için çalışmaktadır. Cristina röportajda kendisinin gruba 1997’de katıldığını söylemiştir. Bununla birlikte grup 6 Temmuz 2012’de ülkemizde de bir konser vermiştir.

(Röportaj DeliKasap 10. Yıl Koleksiyon Baskısında Yayımlanmıştır)

No Comments

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Right Menu Icon
%d blogcu bunu beğendi: