Blog

Tek Kişilik Ordunun Yükselişi: Toxic Holocaust!

Toxic Holocaust, 1999 yılında Joel Grind tarafından tek kişilik bir proje olarak kuruldu. Radiation Sickness demosuyla ilk ürününü 1999’da çıkardı. İlk zamanlarda Black Metal ve Punk, daha sonra Black/Thrash ve en sonunda ise Black/Thrash/Speed etkileşimli bir proje olma ayağında ilerledi ve 2002’ye kadar demo ve split çıkarmaya devam etti. Grubun genel olarak lirikleri; satanizm, katliam, yok oluş, şeytancılık, din düşmanlığı ve ölüm temaları üzerine kuruldu. 2003 yılında 21 yaşında olan Joel Grind, Evil Never Dies albümünü çıkardı. Bu albüm, Joel’in en nitelikli işlerinden ilki olarak görülür. Öyle ki; davul, gitar, bas ve vokal işlerini en üst seviyede yapmıştır. 

Geração 666: Toxic Holocaust

Evil Never Dies albümünde liriklerde yine son derece din karşıtı, soykırımcı, şeytani ve satanist temalar içermektedir. Evreni yok etmek için bir takım saykoluklar peşinde olan Joel, tür olarak Black/Thrash etkilerini açıkça kullanmıştır. Artwork sanatçısı Mick Mullin’in hazırladığı albüm kapağında da savaş, seks ve satanizm gibi lirikler ön plandadır. Ayrıca grup, Evil Never Dies’dan sonra Bestial Mockery, Nocturnal, Vomitor ve Morbosidad gibi gruplar ile birçok split çalışmalarına parmak bastı. 

Toxic Holocaust - Hell On Earth | Releases | Discogs

2005 yılında Hell on Earth isimli daha Thrash/Punk aromalı bir albüm doğdu. Bu albüm underground piyasanın en sağlam label şirketlerinden biri olan Amerika’lı “Nuclear War Now! Productions” tarafından kaydedildi. Albüm kapağı dandik “retro thrash” gruplarına ilham kaynağı olsa da lirik ve tema bakımından yine en iyi işlerden biriydi. Hell on Earth albümünden sonra yine çeşitli splitler, demolar çıkaran Toxic Holocaust; Enforcer, Merciless Death, Blüdwülf ve Goat Messiah gibi gruplarla ayrı ayrı splitler çıkardı.

Ayrıca birçok konserde boy gösteren grup, bunlardan en önemlisini 2006 yılındaki Brazilian Slaughter konserinde gerçekleştirdi. (Bu konserin full kaydını sizler için aşağıya bıraktım.) Konserde yeraltı piyasasının old school işlerine imza atmış müzisyenler davul, bas, ve gitar çaldı.

2008 yılına geldiğimizde Toxic Holocaust’u “gereksiz insanlar” dinlemeye başlamıştı. Metal’den bir haber olan dandik insanlar, “An Overdose of Death…” albümünü eleştiri yağmuruna tutuyordu. Bu durumun sorumlusu tabii ki piyasa gruplarının ürünlerini basan firma Relapse Records. Bu albümde yine gitar, vokal ve bas Joel Grind’a emanetti… Fakat değişiklik yapmak isteyen Joel, davula Donny Patcheck’i koydu. Her ne kadar An Overdose of Death… albümü kötülense de Joel’in en iyi 3 albümünden biri olmuştur. Albümdeki Nuke The Cross şarkısına bir video klip hazırlayan grup, bu sayede ilk kez bir müzik videosu hazırlamış oldu. Albümde eğlenceli ve bir o kadar da şeytani şarkılar mevcut; The Lord of The Wasteland, In the Name of Science, March From Hell ve War Game gibi eserleri örnek verebilirim bunlara. Ayrıca ilk albüm Evil Never Dies’ın en iyi parçalarından biri olan War is Hell’i yeniden çaldılar ve albüme eklediler. An Overdose of Death… albümünden sonra bir EP ve bir split yayımladı. Split’i Kanada’lı Speed/Heavy grubu olan Inepsy ile ele aldılar. 

Conjure And Command (Deluxe Edition) | Toxic Holocaust

2011’e geldiğimizde yine Relapse Records tarafından basılan “Conjure and Command” raflarda yerini aldı. Bu albümden önceki Inepsy split’inde yer alan Phil Zeller, bas gitarist olarak kadroya katıldı. Ayrıca davulcu Donny Patcheck ayrılarak yerine başka bir davulcu olan Nikki Bellmore oturdu. Bundan sonraki işlerde kalıcı şekilde yer alacak elemanlar bunlar… Müzik, lirikler ve her şey her zamanki gibi en iyisiydi. Tabii ki Evil Never Dies’ı geçecek bir albüm asla yapamayacak olsalar da değişen kötü bir şey de yoktu. Tek kötü şey Relapse Records’un dandik hayranlar getirmesiydi. Bu albümün artwork sanatçısıysa Teksas’lı satanist ölüm metali grubu Blaspherian’ın eski vokali Daniel Shaw’dı. 

Conjure and Command albümünden sonra yine 2011’de Amerika’lı satanik, seks manyağı, cehennem kaçkını Athenar’ın beyni olduğu Black/Speed ya da daha çok Black ‘N Roll grubu diyeceğimiz Midnight ile split çıkardı. Hemen ardından Amerika’lı Thrash/Crossover grubu Municipal Waste ile de bir split çalışması oldu… 

Yıl 2013 olduğunda Toxic Holocaust’un artık 5. stüdyo albümü çıktı ve yine Relapse Record tarafından kaydeldi. Albüm, diğer albümlere göre biraz sönük kalmış olabilir ama Acid Fuzz gibi mega bir parçaya ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Acid Fuzz değil; Silence, I Serve, Rat Eater, Out of The Fire gibi klas şarkılar da hiç düşünmeden kafanızı duvarlara vurdurtan parçalar. Albümün artwork sanatçısı biraz daha tanıdık bir isimdi. Nocturnal Graves, Ketzer, Satanika, Denouncement Pyre, Vektor, Municipal Waste gibi grupların albümlerini ele alan Andrei Bouzikov. 

AEG Presents | Toxic Holocaust

Joel Grind, Toxic Holocast’un yanı sıra aktif olarak 3 projesi daha bulunmaktadır. War Ripper isimli tek kişilik projesi şu an askıda sayılsa da 2004 yılında japon dostumuz Yasuyuki Suzuki ile Tiger Junkies adında Crossover Thrash grubu kurdular.

2013 yılında ise Green Tea or Die adında bir EP çıkardılar. 

Joel Grind soluk almadan 2012 yılında kendi adı altında tek kişilik bir proje oluşturdu. Black/Speed projesi olan bu grup 2013 yılında “The Yellowgoat Sessions” adlı albümü çıkardı. Kendi adı altındaki projeyle bu albümde artwork’ün sahibi şeytancı, psikopat illüstratör Chris Moyen oldu. Sayamayacağım kadar çok, underground piyasanın en kült ve kaliteli gruplarının artworklerine imza atmıştır.

2019 yılında Primal Future: 2019 albümleri ile tekrardan piyasaya hızlı bir giriş yaptılar. eOne Music tarafından kaydedilen albüm, yeni tarza ayak uydurmuş bir Toxic Holocaust sunuyordu. Black/Thrash etkileri içeren bu albüm, sert ve hızlı tempolar içeriyor. 

Joel Grind şu an daha çok mixing ve mastering işler kovalarken, Toxic Holocaust ile konserlere çıkmaya devam ediyor. Müzik kariyerlerinde sorunsuz bir şekilde gelişen Toxic Holocaust’u yeni sürprizleri ile görmeye devam edeceğiz. 

DeliKasap 19. Yıl Koleksiyon Sayısı’nı sipariş vermek için;

No Comments

Bir Cevap Yazın

Right Menu Icon
%d blogcu bunu beğendi: