Koza Han’dan Eyfel Kulesi’ne Uzanmış Metal: YUZDE5

You are currently viewing Koza Han’dan Eyfel Kulesi’ne Uzanmış Metal: YUZDE5
{"subsource":"done_button","uid":"5A00C309-47F5-4C53-8663-18375E34EE83_1593849994279","source":"other","origin":"gallery","source_sid":"5A00C309-47F5-4C53-8663-18375E34EE83_1593849994287"}

Doğumu 2015’e dayanan YUZDE5 Serkan Sulku tarafından solo bir proje olarak kuruldu. 1999 yılında kurdukları ilk yerli Black Metal gruplarından Morpheus’un küllerinden yeniden doğan YUZDE5, yeni parçası TORVA MESSOR’u kısa süre önce yayımladı.

Black ve Doom etkileşimli bir proje olarak ilerleyen YUZDE5, TORVA MESSOR parçasında ölüm ve yaşam temalarını ele aldı. Grubun kurucusu Serkan Sulku ile yaptığımız sohbette grup ve bu zamana kadar yayımladığı parçalar hakkında detaylı bilgiler edindik. Bunları sizler için derledim. Buyrun muhabbete:

Öncelikle merhaba. Karantina süreciniz nasıl geçiyor? 

Karantina günleri açıkçası enteresan geçiyor. Tüm aile 3-4 aydır evdeyiz. Fransa ilk zamanlarda kötü etkilendiği için mart ayından beri evden çalışıyorum ve günün yine 10 saati işle geçiyor. Ama tabii yolda zaman harcamadığım için aileme ve müziğe daha çok zaman ayırma fırsatı buldum. Bununla birlikte yine beste ve parça ürettim. Tüm aile için farklı bir deneyim oldu. Çok tanıtımını yapamasam da farkındalık yaratmak adıma Corona MK’yi yaptım ve yakın dinleyici kesimine ulaşabildim. 

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

İsmim Serkan. Edirne’liyim. Lise sona kadar Edirne’de yaşadım. Daha sonra üniversite için İstanbul’da 5 yıl kaldım. Master için 1 yıl yurt dışına gittikten sonra çalışmak için Bursa’ya yerleştim. Evliyim ve 1 kızım var. Yakın zamanda bir erkek çocuk daha bekliyoruz. Endüstri mühendisiyim ve otomotiv sektöründe çalışıyorum. Son 3 yıldır işimden dolayı ailemle beraber Paris’te yaşıyoruz. 

Müzik kariyeriniz nasıl başladı ve devamında neler yaşadınız? YUZDE5’ten bahseder misiniz?

Ortaokul yıllarında abim ve çevrem sayesinde metal müzikle tanıştım. Lise yıllarında o dönemde Edirne’nin ilk Black Metal grubu Morpheus’u arkadaşım Abdullah ile kurduk ve Tears of Innocence isminde bir demo çıkarıp birkaç konserde çaldık. Üniversite yıllarında da okulda ve çevrede birkaç grupta daha çalmaya devam ettim. Abdullah ile beraber Bursa’da tekrar yollarımız kesişti ve müzik yapmaya karar verdik. Bu şekilde YUZDE5’i kurduk. Daha çok cover odaklı çalıyorduk. Sonrası malum, 2017’de teklif gelince iş için Fransa’ya geldim ailemle beraber, tabii ekiple yolları zorunlu olarak ayırdık ve YUZDE5 bugün ki one man band halini aldı. Buraya geldikten sonra bir şekilde bu işi bırakamayacağıma karar verdim ve ufak bir iki ekipman ve iPhone ile kendim beste ve kayıtlara başlamış oldum. Daha çok Doom, Black ve Gotik türleri üzerinde çalışıyorum. Aslında yıllardır yapmak istediğim müzik türü bu. Doom, Black ve Gothic türlerini birleştirip, biraz da kendine özgü bir tarz oluşturmak. 

Neden YUZDE5? 

Grubu kurduğumuzda stüdyoda çalarken isim ne olacak diye konuşuyorduk, bir arkadaş YUZDE5’i önerdi ve herkes benimsedi. 

Kendini ifade etmenin birçok biçimi varken müziğe yönelmenizdeki sebep nedir? Müzik icra ediyor olmak sizin için ne ifade ediyor?

Metal müziği yıllardır dinlemem ve hayatımda önemli bir yer teşkil etmesi. Ben üniversiteye kadar Edirne’de büyüdüm. Yeni bir grup dinlemek, İstanbul Akmar’a giden tanıdıklardan gelen yeni bir albümü almak ve t-shirtleri giymek heyecanlandırıyordu. Ayrıca o dönemin yerli grupları ve yaptıkları güzel işler beni de kendi müziğimi yapmaya teşvik etti. (Asafated, Metalium, Death Room, Hole in the Wall, My Garden, Tears of Beggar, Radical Noise vb…) Müzik yapmak benim için yapmam gereken bir görev gibi. Yapacağım daha çok şey var ve dinlenip, destek gördüğüm sürece yapmaya devam edeceğim. 

Müzik yapmayı sürdürmekteki motivasyon kaynaklarınız neler?

Sizler. Dinleyenler, yorumlar ve destek verenler. Konser verme veya kendimi tanıtma imkânım çok yok. Yani dinleyiciyle bağlantım Instagram ve Youtube hesabı. Oradan gelen olumlu tepkileri görünce bazen uzun geceler süren kayıtlara değdi diyorum. 

Şarkı sözlerinde hangi temaları ele alıyorsunuz?

Aslında one man band olunca hepsi birden ortaya çıkmıyor. Önce bateri ritimlerini yazıyorum. Melodiler her an gelebiliyor. Evde, araba kullanırken vs. O an hemen söyleyip kaydediyorum. Şarkı ana hatları ortaya çıkınca tema ve sözlere geçiyorum. Vitam et mortem’de Mevlana’yı yazdım; fikirlerini, eserlerini konu edindim. L amour perdu (kayıp aşk), annem ve anneannem için yaptığım bir parça. No more war’da savaşa karşı şeyler yazdım. Sonunda Atatürk’ten sözler ekledim. Kısacası ele aldığım bir tek konu yok. Her şarkı boş bir kağıt gibi, gitarı elime alıp başlıyorum. 

Kayıtlar ne kadar zamanınızı alıyor? 

Müzik ve kayıt işleri için sadece hafta sonu çalışabiliyorum. İş ve aileden arta kalan zamanlarda. Genelde aynı gün bitiyor. 

Parçalarınızda hangi enstrümanı ağırlıklı olarak kullanıyorsunuz? 

25 yıldır gitar çalıyorum ve ritim gitaristiyim. O yüzden parçada gitar ve ritim çok önemli. Kalan eksikleri klavye ve diğer altyapılar ile tamamlıyorum. Solo kısmı şarkılarda gördüğünüz kadar, geliştirmeye açık bir durum. Fakat çok ağır sololar seven biri değilim. O yüzden bu seviyede çalmak bana yetiyor. Bunun dışında şimdilik parçalarda bas gitar kullanmıyorum ama ilerleyen zamanlarda ekleyeceğim.

Ritim gitarda hangi teknikleri kullanıyorsunuz?

Bir tekniğe bağlı olarak çalmıyorum. Gitar çalmayı da tamamiyle kulaktan dinleyerek ve pratik yaparak öğrendim. 

Toplam kaç parçanız var?

Yarın bir albüm çıkarsam koyabilirim diyeceğim 20 – 21 parça var. 

Grup halinde çalışmak ve tek çalışmak arasındaki avantajlar/dezavantajlar neler? 

Bunu tek olarak çalışmayı baz alarak cevap vereyim; Her parça boş bir sayfa gibi ve A’dan Z’ye her şeyi sen düşünmelisin. Müzik, melodi, tüm enstrümanlar, sözler, klip, tanıtım, yayınlama. Hepsi ile uğraşmak ayrı bir zevk ama çok zaman alan bir iş. İş ve aileyle beraber hepsine yetişmeye çalışmak biraz zorluyor. Ama tamamen bağımsız olup tüm parçalara kendim şekil vermem de önemli bir avantaj. Baştan sona istediğim gibi yönlendiriyorum. 

Kitleniz ile nasıl bir iletişiminiz var?

En önemli iletişim kaynağım instagram. Herhangi bir prodüksiyon şirketiyle çalışmadığım için bir yerde bir tanıtımım yok. Uzakta ve One man band olduğum için konser vb. organizasyonlarda da yokum. Dinleyiciler beni yavaş yavaş tanıyorlar. İlk duyan; “kim bu YUZDE5” deyip öylesine takip ediyor. Ama zaman ayırıp parçaları dinleyenler, beğenmeye başlayıp yorumlarla veya mesajlarla bir şekilde irtibata geçiyorlar. 

Parçalarınızda ağırlıklı olarak hangi dili kullanıyorsunuz? Türkçe bir parça hazırlayacak mısınız? 

Parçaları ingilizce yazıyorum. Ama latinceye karşı bir merakım var. Parça isimlerini latince de koyduğum oluyor. Bazı bölümlerinde internet ve sözlük yardımıyla latince sözler de yazıyorum. Fransızca’ya da çok uzak olmadığı için bir şekilde yakalıyorum. Türkçe bir parçam veya hali hazırda bir çalışmam yok. Ama ilerde neden olmasın? 

Türkiye’de olsaydınız kayıtlar için daha iyi bir şansınız olur muydu?

Kayıt için kesinlikle olurdu. Öncelikle one man band olmazdım ama bu daha iyi mi olurdu pek emin değilim. Zira one man band olup her detayla tek tek ilgilendikçe müziğimi daha da geliştirebilirdim. Bunun dışında şu ana kadar daha kaliteli stüdyo ortamında kayıtlar yapıp paylaşıyor olurdum. 

Bu zamana kadar kayıt sırasında ne gibi sıkıntılar çektiniz? 

Buraya geldiğimde bir şeyler yapmak istiyordum ama elimdeki imkânlarla neler yapabilirdim çok bilmiyordum. Gitarim Ibanez RG-400, Japon üretim. 20 yıl önce almıştım, kayıtlara onunla yapıyorum. Gitar ve telefon bağlantıları için bazı ekipmanlar ve midi klavye aldıktan sonra iPhone üzerinden kayıtlara başladım. Ev, bir home-stüdyo kuracak kadar büyük değil. Mesela gitarı salonda çalıp, vokal kayıtlarını hâlâ giyinme odasında yapıyorum ama böyle amatörce ve kısıtlı imkânlarla ortaya bu parçaları çıkarıp, beğeni görmek beni daha çok motive ediyor. Şimdi daha profesyonel ekipmanlarla çok daha kaliteli kayıtlar ortaya koymak benim hedefim. 

Ailenizden ve çevrenizden destek alıyor musunuz? 

Tabii ki. Öncelikle ailem, eşim ve kızım hafta sonları beste yapacak boş zamanı bana veriyorlar. Eşim parçaları ilk dinleyenlerden. Ne kadar metal müzik dinlemese de müziğimi sevip destekliyor. Abim, ileride profesyonel bir şeyler yaparsam kesinlikle yanımda olacak. Onun dışında eski YUZDE5 grup elemanlarıyla WhatsApp üzerinden iletişim halindeyim, her parçayı önce onlarla paylaşıyorum ve yorumlarını alıyorum. Ayrıca parçaları internette yayımlamadan önce yorumlarına güvendiğim birkaç kişiyle daha paylaşıp eleştiri alıyorum. 

Bu zamana kadar olumsuz eleştiriler aldınız mı?

Evet aldım. Genelde kayıt kalitesi, mix ve vokalle ilgili eleştiriler aldım. Tüm seslerin iyi duyulmadığı veya vokalin boğuk çıktığı gibi eleştirilerdi fakat çoğunun elimdeki ekipman ve kayıt kalitesine bağlı olduğunu görüyorum. O sebeple bir sonraki adım bu kısmı olabildiğince iyileştirmek olacak. Açıkçası müzik kalitesiyle ilgili olumsuz bir eleştiri pek almadım. 

Gitara ilk başladığın zamanlar ülkede imkânlar nasıldı ve nasıl oldu da ben bu işi yapacağım dedin?

Şöyle anlatayım: Yıl 1998, Edirne’deyim. Edirne’de zaten stüdyo falan yok. Biz oto sanayi sitesinde oto boyama dükkânının üst katına yerleştik. O zaman ki klavyeci arkadaş hafta sonu düğünlerde çalıyordu ve inanılmaz yetenekli biri. Biz de hafta içi ve boş olduğumuz hafta sonları orada kendi bestelerimizi yapıyorduk. Gündüzleri aşağıda araba boyuyor, gece olunca toplanıp saatlerce müzik yapıyorduk. Orada demo kaydettik, 200 kopya dağıttık. Ama o zaman olan heyecan ve bir şeyler ortaya çıkarıp paylaşma isteği yıllardır hiç eksilmedi. O yıllarda doğru kişilerle tanışıp bunları yapmasaydık, bugün YUZDE5’te olmazdı.

Ağırlıklı olarak hangi metal gruplarını dinliyorsunuz?

My Dying Bride favorim ama 90’lı yılları. Onun harici Rotting Christ, Moonspell, Orphaned Land, Amorphis, Theatre of Tragedy, Samael, Amon Amarth’ı seviyorum. Türk gruplarından ise Asafated, Radical Noise, My Garden. Son dönemde de Sails of Serenity, Moribund Oblivium, Yabgu ve Heretic Soul favorim.

Paris’de Metal Müzik piyasası ne alemde? Oradaki müzisyenlerle ortak bir proje oluşturmak istiyor musun?

Maalesef Paris’in Metal piyasasını daha keşfedemedim. Kesinlikle irtibata geçip müziğimi paylaşmak isterim. Burada sağlam bir metal piyasası var aslında. Hemen hemen tüm gruplar geliyor ve son 3 yılda izlemediğim birçok grubu izleme imkânım oldu.

Spotify’a geçince yeni parçalar ile albüm ya da EP hazırlayacak mısınız?

Dinleyicilerden; “Spotify’da sizi bulamiyorum, ne zaman koyacaksınız?” diye çok talep aldım. Şu parçayı da bitirip koyacağım derken başka bir parçaya başladım ve süreç biraz uzadı. Ama Torva Messor’dan sonra artık Spotify’a geçeceğim. Bunun grup tanıtımına kesinlikle pozitif etkisi olacağını düşünüyorum. Zira Spotify kullanımı çok yaygın. Devamındaki düşüncem; paylaşımlara biraz ara verip ekim – kasım gibi 3-4 parçalık yeni bir EP ile geri dönmek. 

Zaman ayırdığın ve keyifli sohbetin için teşekkür ederim.

Ne demek, ben de teşekkür ederim.

YUZDE5’e ulaşabileceğiniz sosyal mecralar:

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UCdJu0S6Of-FiUHMXynIgBCg

Instagram: https://www.instagram.com/yuzde5_official/?hl=de

Facebook: https://www.facebook.com/museap5/

DeliKasap 19. Yıl 666+1. Koleksiyon Sayısı’na sipariş vermek için;

Bir cevap yazın