METAL VE SÜRREALİZM FLÖRTÜ: H.R. Giger ve Celtic Frost Birlikteliği

You are currently viewing METAL VE SÜRREALİZM FLÖRTÜ: H.R. Giger ve Celtic Frost Birlikteliği

Merhabalar sevgili Delikasap okurları…
Sizlerle ilk kez bir araya geliyor olmaktan çok keyif duyuyorum. Artık bu köşede sizlerle Heavy Metalin köklerinin nasıl Sürrealizm akımı ile ortak bağlarının olduğunu ve nasıl ünlü Sürrealist sanatçıların Metal müzisyenlerini desteklediklerini kaleme alan makaleler kaleme alacağım.

Sizlerle bu ilk makalemde perdeyi üst seviyeden açıyor ve Oscar ödüllü İsviçreli Sürrealist sanatçı ve Alien filmlerinin baş tasarımcısı H.R. Giger’ın Metal akımına duyduğu sempatiyi ve Metal müzisyenlerini nasıl desteklediğini ele alacağım. H.R. Giger’in Celtic Frost ve sonradan Triptykon gruplarına yaptığı kapak tasarımlarından ve bu grupları nasıl desteklediğinden bahsedeceğiz.

HR Giger ile Tom Gabriel “Warrior” Fischer birer dosttu. Ve Tom Gabriel Fischer aynı zamanda H.R. Giger’ın asistanıydı ve Giger’ın avrupadaki birçok sergisini düzenledi. Bu dostlukları HR Giger’ın Celtic Frost’a ve sonradan Triptykon’a birçok kapak çalışması yapmasını da sağladı.

Şimdi bu albümlerden bahsedeceğiz.

Tarihi sıralamayla gidersek, ele alacağımız ilk kapak çalışması Celtic Frost’un meşhur “To Mega Therion” albümüdür.

Bu kapak çalışmasında gördüğümüz H.R. Giger’ın 1977 yılında ürettiği, “Satan I” adlı eseridir.  Bu eser Airbrush tekniği ile sıvılaştırılıp kristalize edilmiş özel bir sıvı Akrilik boya ile ince bir MDF tahta yüzeye yapıştırılmış kalın ve pürüzsüz bir yüzeye sahip bir Schöller kağıt yüzeye resmedilmiş büyük ebatlı bir çalışmadır. Eserin orijinali İsviçre’de Gruyeres kasabasında St. Germaine Şatosu’ndaki HR Giger Müzesi’nin ikinci katında sergilenmektedir.

Eser, adı üstünde Şeytan ile çarmıha gerilmiş durumdaki İsa’nın Gerçeküstücü bir dilde birlikte betimlendiği alegorik bir eserdir. Airbrush tekniğinin özelliği yüksek seviyede fotografik gerçekçilik elde edilmesidir. Airbrush’ın içersindeki iğne kalınlığına bağlı olarak detaylarda yüksek seviyeli gerçekçilik elde edilir. Bu özellikler Giger’ın eserlerindeki teknik mükemmeliyetçiliğin sırrıdır.

İkinci ele alacağımız kapak çalışması bu kez Triptykon’un “Melania Chasmata” albümüdür.

Bu kapak çalışmasında gördüğümüz eser, Giger’ın Lord of The Rings serisi için yaptığı bir çalışma olan “Mordor VII” adlı eseridir.  Bu eser yine bütün diğer Giger eserleri gibi Airbrush tekniği ile ince bir MDF yüzeye yapıştırılmış Schöller kağıt yüzeye resmedilmiştir. Ebatları 100×70 cm olup 1975 yılında resmedilmiştir.  Bu eserde İsviçre’de H.R. Giger Müzesi’nin ikinci katında sergilenmektedir.

Giger’ın eserlerinin diğer bir özelliği kabusvari ortamlarda, klostrofobik etkilere sahip olması ve genel anlamda monokrom bir etkiye sahip olmasıdır. Organik objeler ile Mekanik objelerin birbirleriyle iç içe geçip karışmasından ürettiği Biomekanik üslup dili resimlerinin tamamına hakimdir. Yer yer kullandığı Okült sembolleri ve Erotik unsurları da eserlerine serpiştirmektedir.

H.R. Giger’ın metal camiasına duyduğu sempati ve Metal sanatçılara verdiği destek, bunlarla da sınırlı olmayıp, aynı zamanda Korn grubunun kliplerinde ve konserlerinde gördüğümüz özel tasarım mikrofonu tasarlamasına da zemin hazırlamıştır. Bu konuya ise siz Delikasap okurları için özel sayımız, basılı versiyonumuz DeliKasap 666+2. sayıda değiniyorum; ön sipariş vermek isterseniz link aşağıdadır…

Tekrar görüşünceye dek Metal ile kalın! 

Bir cevap yazın