Blog

Dinleyicisini Kozmik Seyahatlere Gark Eden İçli Grup Lake Of Tears Ominous’la geri döndü

            Gözümün nuru Lake Of Tears, yeni bir albümle geri döndü. 19.02.2021 tarihi itibariyle dolaşıma sokulan albüm Ominous’u derhal hatmettim. Hissettiklerimi de derhal düzeyine yakın bir zamanda neşrettim. O yüzden, yazdıklarımın bazı kısımları gerçeklikten kopuk, aşırı duygusal ögeler barındırıyor olabilir. Lütfen bu durumu göz önünde bulundurunuz.

            Albüm yayınlanmadan önce albümden iki adet şarkı ile lirik videoları sayesinde tanışmıştık. In Wait And In Worries ve At The Destination. Bu parçalardan gelen ipuçları, bizi yine bir kozmik seyahatin beklediğini gösteriyordu. Abiler biraz takık bu kozmos, feza işlerine. Tabi bu kez feza işlerine değinip geçilmemiş, bilakis yalnız bir “Cosmic Sailor” olarak sonsuz boşluğun içine atılmış durumdayız. Yalnız olmama ihtimali, mevzubahis Lake Of Tears (LOT) ise zaten düşünülemez bile…

            Ominous dilimize “uğursuz” olarak çevriliyor. Albüme adını veren bu isim, albümde Ominous One ve Ominous Too adları ile iki şarkıda karşımıza çıkıyor. Ominous Too’nun Two değil Too oluşu çok şık bir dokunuş. Gerçekten de uğursuzluğun katmerlisini yaşıyoruz iki yıldır. Dünyevi dertlerin panzehrini uzayda aradığımız gibi bir gerçeklik de malumunuz ve çok güncel. Fakat, çözüm mü?

            Ominousların ilki ile başlayacak olursak, en başta şunu söyleyebilirim ki, çok klasik bir  tempolu LOT eseri ve tempolu bir LOT eseri ne kadar haz verebilirse o kadar haz veriyor. Yine de  şarkının sözleri çok hoş tabi. Soğumuş, kurumuş, kararmış güneş metaforu başrolde ve yalnızlığı dindirecek o meşum yâr her kimse, onu iliklerine kadar hissetme duygusu gayet güzel.

            Kelime oyunu ile “Two”dan “Too”ya dönüşmüş Ominousların ikincisi ise ilkinin aksine düşük tempo ve yaylıların hakimiyeti ile başlayıp bu şekilde devam ediyor. Ta ki şarkılarının üçüncü dakikası itibariyle çağlayan riffler, yaylılar ile harman olup kafanıza vura vura yalnızlığı kanıksatasıya kadar.

            Uğursuzluk, dert edinilen en temel kavram neticede bu albümde. O yüzden dünyanın sonunu işaret eden bir şarkı elbette sırıtmayacaktır. The End Of This World şarkısı, albümün en black metal, en kaotik, en atmosferik eseri kanımca. Hemen hemen her şarkıda ufak nüans farkları ile dillendirdikleri yalnızlık, bitmişlik ve çaresizlik hallerini anlatacak kelamları tükenmiş olacak ki bu şarkıyı enstrümantal olarak icra etmişler. İyi de olmuş…

            At The Destination şarkısında da lirik videosu ile müsemma bir şekilde uzay aracında hedefe kilitlenmiş biçimde son sürat seyahat etmekte, fakat istasyonumuz ile iletişimi hiçbir şekilde sağlayamamaktayız. Şarkı, anlattıkları ve klip görsellerinin etkisinden de olacak, tipik bir (Vokalli tabi) God Is An Astronaut şarkısı olarak belirdi kafamda. Albümün ekstra numarası olmayan şarkılar kontejyanından birisi en nihayetinde bana kalırsa.

            Ve tabi ki; ne hissedeceğinizi bilemediğiniz, basları mı dinlesem, sözlere mi dalsam, arkada sanki bambaşka bir melodi mi gizli dediğiniz, gece mi gündüz mü şu an, hayal mi gerçek mi ya da ay mı doğan güneş mi, durulsam mı coşsam mı karar veremediğiniz, daha bunun gibi bambaşka sorular gelecekken zihninizin orta yerine şarkının bittiğini fark ettiğiniz eserler asıl konuşulması gerekenler. Lost In A Moment gibi…

           Felsefik çağrışımları ruhunuza cüretkarca davet eden One Without Dreams de bence albümün assolistlerinden. “The end is coming.” bu şarkıdan en çok aklınızda kalacak cümle. Görüldüğü üzere konseptten zerre sapma yok: Bindik bir alamete, gedeyok kıyamete! Lakin, benim aklımda bir başka cümle daha çok kaldı: What was dream? Bu albüm yazısının maksadını boşa düşürmek olmaz elbet, ama gerçekten neydi yahu hayal? Ya da düş kurmak? Düşler, eskiden hemen hemen benzer miydi birbirine? 

            Size çoktan seçmeli bir soru sorsam ve desem ki; “In Gloom” ve “In Wait And In Worries” isimli şarkılar aşağıdaki grupların hangisine ait olabilir?

A) Anathema

B) Lake Of Tears

C) Empyrium

D) Thurisaz

E) Hepsi

            Cevap, kesinlikle E. Burada şansımıza ikisi de LOT’un bu albümünde karşımıza çıktı o kadar. Ki şu da var; In Gloom, Empyrium soundu ile verkaç yapan,  In Wait And In Worries de özellikle arpej bölümlerinde Anathema ile hazırlık pasları yapan, her ikisi de Thurisaz lirikleri ile orta sahada top çeviren içeriklere sahipler.

            Doom mecrasında bir zirveyi teşkil eden Forever Autumn albümündeki The Homecoming şarkısında bahsi geçen “Cosmic Sailor”, bu kez kendi başına bir eser olarak albümde yerini almış bulunuyor. The Homecoming, “It’s the way of a cosmic sailor” diye başlıyordu ve anlaşılan bu kozmik denizci seyyahın serüveni pek nihayete ermeyecek. Albümün kapağını konuşturun deseniz bana; yani bu kapkaranlık ve sonsuz boşlukta tek başına kalmış bedbaht gezginin, kendi sonu ile dünyanın sonunu denkleştiren halini resmeden leş kargalarının belirmesi figürünü anlatmamı isteseniz; size Cosmic Sailor’un sözlerini okurum. Bu kadar berrak bende durum. Şarkı öyle güzel tınlıyor ki, uslu bir çocuk olursanız yedi dakika on sekiz saniye süren bu şarkının aralarında Blossom Blue’yu bile duyabilirsiniz.

            İtiraf etmek gerekirse, müzikal anlamda çok da radikal değişikliklere teşne olmayan biri olarak; uzundur da aradıklarımı bulamadığım bir ahir zamanda (Çünkü, gruplar da sürekli yeni soundlar ve konseptler arıyorlar), bana istediğimi verdi LOT, Ominous  albümü ile. Günümüzde şarkıların iyi bir kulaklık ya da ses sistemi ile, ama mümkün mertebe kulaklık aracılığı ile dinlenmesinin şarkıyı anlamak, içine girmek ve kayıt kalitesini daha iyi hissetmek için elzem olduğu salık veriliyor. Ben bu albüm için; bilakis kulaklıktan uzak durulmasını, mümkünse coğrafi koşullarınıza göre rüzgarın, yağmurun, karın veyahut denizin, hiç olmadı gökyüzünün kendi meşrebince duyurduğu sesi Daniel Brennare’in sesine eşlik ettirmenizi şiddetle tavsiye ederim.

DELİKASAP’I DESTEKLEYİNİZ DeliKasap Dergi’ye vereceğiniz her destek, daha kaliteli video içerikler, belgeseller, özel röportajlar, basılı dergiler, anlamlı etkinlikler ve daha nitelikli yayınlar yapabilmemize katkı sunacak. DeliKasap Dergiyi destekleyiniz. Bağımsız yayıncılığa güç veriniz. DeliKasap Dergi basılı ve dijital yayınlarımıza abone olabilir, bizleri patreondan destekleyebilir ya da koleksiyon sayılarımızı ayrı ayrı edinebilirsiniz:

No Comments

Bir Cevap Yazın

Right Menu Icon
%d blogcu bunu beğendi: