METALLICA BLACKLIST – KARALİSTE / TERS KÖŞE

You are currently viewing METALLICA BLACKLIST – KARALİSTE / TERS KÖŞE

Kıymetli Metalseverler,

Kapak dizaynı sebebiyle halk arasında “The Black Album” olarak anılan, efsane grup Metallica’nın kendi adını taşıyan kült albümü “Metallica” yayınlanalı bu sene tam 30 yıl oldu. Grubun en çok satan, en çok bilinen, parçaları klasikler arasında yeralan bu albümü, 1991 yılında Billboard 200 listelerine bir numaradan dalmıştı. Bruce Dickinson abimizin de zamanında dediği gibi metali kitlelere tanıtıp önünü açan albümün 30. Yıl şenlikleri çerçevesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden, birbirinden çok farklı türlerde müzik yapan 50’den fazla sanatçıdan, albümden en çok sevdikleri Metallica parçasını yorumlamaları istenmiş. 53 cover parça içeren Metallica Blacklist böyle ortaya çıkmış. Tamamı 10 Eylül’de dijital ortamlara düşen Metallica Blacklist’ten Haziran ayında ilk yayınlanan parça Miley Cyrus’lı “Nothing Else Matters” olmuştu. Hemen itiraf edeyim: duyduğumda Disney kızı Hannah Montana da Metallica söyler miymiş, bu ne biçim işmiş; Metallica neden böyle bir şey yapmış dedim; parçayı biraz dinleyip kapattım, black ve doom metalli karanlık dünyama koşarak geri döndüm. İtiraf edin: metale gönül veren, bu müzikle yatıp kalkan siz okurlardan da benzer şekilde düşünenler olmuştur. Fikrimi değiştiren şey şu oldu: ara ara Blacklist’i açıp dinlerken Spotify’da Miley adının yanında akan Chad Smith, Robert Trujillo isimlerine ilişik Yo-Yo Ma’ya gözüm takıldı; parçada piyanoda Elton John’un olduğunu zaten biliyordum. Efsanevi çello sanatçısı Yo-Yo Ma ve Elton John bu işin içindeyse bu kadar büyük müzisyenler boş atıp dolu tutmazlar, Miley ile işbirliği yapmalarının bir sebebi vardır; şu Miley’i yeniden dinleyeyim dedim. Parçayı sonuna kadar dinleyince Miley yorumunu heyecan verici ve eşsiz buldum: mezzo-soprano sesindeki derinliği, pes notalardaki rahatlığını, anlam yükünü ve karanlık dokunuşunu bu klasik Metallica balladına çok yakıştırdım. Howard Stern Show’da grupla beraber canlı performansına bayıldım. Neredeyse elimizde büyümüş Miley’nin “Bu yorumum müziğe aşk mektubumdur” sözüne hasta oldum. Merak edip Miley’nin başka gruplardan rock yorumlarını da dinledim; kendisinin de metal müziği çok sevdiğini öğrenip şaşırdım. Miley artık rock söylesin, gittiği yol yol değil dedim. Önyargı hepimizde var: mavi renkte şarap olur muymuş, eşcinsel devlet başkanı olur muymuş, kadınların kendilerinden genç sevgilisi olur muymuş, erkek adam ağlar mıymış, türbanlı balerin, türbanlı metalci olur muymuş, Miley de Metallica söyler miymiş gibi. Bu liste hepimiz için uzar gider. Burada önemli olan bu önyargıların hepsini birer birer kırmak, bütün olasılıklara bir pencere açmak, toplumun dayattığı stereotipleri aşmak, “kutunun dışında” düşünmek. Dini görüş, etnik köken, cinsiyet ve cinsel tercih konularında açık fikirli olmak, başka seslere de kulak vermek: gelişim ancak bu şekilde oluyor, toplum ancak bu şekilde ileri gidiyor ya da yerinde sayıyor. Ben müzikte, sanatta, hayatta önyargılarımı kıra kıra ilerliyorum, herkese de tavsiye ediyorum.

Müziğe dönersek Blacklist’ten seçkime 10 Eylül’de sıcağı sıcağına Clubhouse Metal Oda’da yer verdim: en çok merak ettiğim Dave Gahan’ın “Nothing Else Matters” yorumu idi; ancak beklentilerimin çok altında olduğunu ve Miley yorumunun yanında sönük kaldığını söylemeden geçemeyeceğim. Parçanın enerjisi düşmüş, Dave’in güzelim sesine rağmen aynı melodiyi tekrar eden eski bir müzik kutusu gibi sonsuza dek uzamış, bitse de gitsek hissi uyandırmış. Ben seçkimde “cover” sözünün içini dolduran, yorumlayan sanatçının üzerine İtalyan terzi işi gibi cuk oturan, potluk yapmayan, sanki parçayı önceden bilmesek o sanatçıya ait olduğunu düşündüren işlerden az ve öz bir liste oluşturdum. Hani İngilizlerin “bespoke” ya da kişiye özel veya ısmarlama dediklerinden. Böyle coverlardan bir seçkiye Clubhouse’ta “Metal Covers I like” başlığıyla yer vermiştim: burada aklıma ilk gelenler Metallica yorumuyla The Dubliners parçası  “Whiskey in the Jar”, Apolyptica ve Lindemann yorumuyla David Bowie klasiği “Helden”, Body Count yorumuyla “Hey Joe”, Amorphis yorumuyla “Light My Fire”, Dream Theater’dan “Tenement Funster”. Şu an aklıma gelen yine farklı ve eşsiz yorumlardan Bon Jovi’den “Levon” (ki Jon Bon Jovi, keşke bu parçayı ben yazmış olsaydım, demiştir), Pop’un kralı diye düşünülen ama bence özünde rock metal kafasına sahip Michael Jackson’dan Beatles “Come Together”ı da saymadan geçmeyelim.

Yazımın başlığındaki gibi Blacklist’ten Metallica parçalarını ters köşe yapan, bir kalıptan başkasına kusursuz şekilde dökebilen, insanı heyecanlandıran coverlardan seçkim şöyle oldu:

-Miley Cyrus “Nothing Else Matters”

-Goodnight Texas “Of Wolf and Man”

– Sam Fender “Sad but True”

-Ha Ash “The Unforgiven”.

-Igor Levit “Nothing Else Matters”

-Juanes  “Enter Sandman”

-Rodrigo y Gabriela “The Struggle Within”

Tabii çok parça, çok yorum var üzerinde konuşulacak. Ben bunlardan Metallica imzasının epeyce dışına çıkanları sevdim; çünkü tür içinde kalanlarda ister istemez orijinal versiyonla bir kıyaslama ihtiyacı doğuyor. Clubhouse’taki canlı sohbet ortamında, yahu albüm bize çok karışık geldi niye 10 küsur tane “Nothing Else Matters”, 7-8 tane “Enter Sandman” bilmemkaç tane “Unforgiven” var, o kadar uzun listeyi görünce insanın kafası karışıyor dinlemek istemiyor, bize bi anlatsana, diyen arkadaşlara hak verdim: cevap olarak da bu oturup baştan sona dinlenecek bir albüm değil; bakayım şu sanatçı bu şarkıyı nasıl yorumlamış ya da öbürü nasıl söylemiş gibi cımbızla seçilip es vere vere dinlenecek bir derleme dedim.

Ben poptan caza, country’den klasik müziğe ve hiphopa kadar birbirinden çok farklı türdeki bu yorumların kimini çok sevdim, kimine de hiç ısınamadım, diken çıkardım. Ama tabii ki burada şunu unutmamak lazım: bu kadar geniş türlere yayılabilen coverlar, Metallica Black Album’un müziği genel olarak ne kadar çok etkilediğine, değiştirdiğine ve popülaritesine dikkati çekiyor. Bütün bu sanatçıların da Metallica’nın müziğini ne kadar özümsemiş olduğunun ve gruba olan hayranlıklarının da altını çiziyor.

Kısaca benim seçtiklerimden bahsedip sözlerimi bitireyim:

Amerikan folk rock grubu Goodnight Texas’tan “Of Wolf and Man” yorumunu çok farklı buldum: kendim bu türe çok yakın durmamakla birlikte getirdikleri yorumu çok sevdim, defalarca dinledim. Genç sanatçı Sam Fender’in “Sad But True” ’sunun romantik ve karanlık havasında Hozier’in “Take me to Church”’üne benzer bir görkem buldum, buğulu sesini çok beğendim. Klasik müziğin genç yıldızlarından radarımda bulunan Rus piyanist Igor Levit’i Blacklist’te görünce hem şaşırdım hem de mutlu oldum. Bach, Liszt ve Beethoven uzmanı Levit’in “Nothing Else Matters” yorumu da bu albümde olmazsa olmazmış dedim. Ölüyü mezarından kaldıracak enerjide parçalara imza atmış, kariyerinin başında metale gönül vermiş, Metallica hayranı Latin yıldız Juanes’ten “Enter Sandman” (ki Juanes’in en büyük hitlerinden “La Camisa Negra” favori parçalarımdandır). Listede Juanes’i de görünce, alla alla bakalım ne yapmış, dediğimi hatırlıyorum. Rodrigo ve Gabriela’dan “The Struggle Within”in de hakkını yemeyelim; onlar zaten nev’i şahsına münhasır. Ve son olarak bu seçkimin bence yıldızı olan, tam bir ters köşe yapan, trompet dokunuşlarıyla latin vurgusunu katlayan ve parçayı önceden bilmesek aaa “The Unforgiven” aslında Güney Amerika’dan kopup gelmişmiş dedirten, Amerikan latin pop ikilisi kızkardeşler Ha Ash’ten (Hanna ve Ashley) “The Unforgiven”. Nakarat bölümünde Metallica lyriclerinin arasına attırdıkları aynı anlamı taşıyan ve fonetik yapı bakımından (“never be never see” kafiyeli bolca ”i” sesine vurgu yapan) özenle seçildiği belli olan İspanyolca sözler de dondurmanın üzerine dökülen çikolata sosu etkisi yapıyor.

“Lo que senti y conoci

Lo oculte y no lo demostre,

No me atrevi, nunca fui”

What I’ve felt

What I’ve known

Never shined through in what I’ve shown.

 

Müzik çok sübjektif bir konu: bunlar benim hoşuma giden yorumlardan bir seçki. Belki siz albümü dinlediğinizde sevdiğiniz bambaşka parçalar çıkacak, bambaşka tatlar bulacaksınız.

2021’in en önemli işlerinden, gelirinin tamamı bağışlanacak olan The Metallica Blacklist’i dinleyin,  ihmal etmeyin, Black Album 30.yıl kutlamalarına siz de katılın derim.

Müzikle kalın,

@metaloda

© 2021 @metaloda

“Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Başka yerde yayınlanamaz.”

***

Gerçek anlamda, derinlikli bir Metallica okuması için, DeliKasap 666+2. Özel sayıyı edinin:

 

 

 

 

Bir cevap yazın