Slash’in yeni albümü “4” çıktı! 5 soru sorduk, 5 cevap aldık! Türkiye’ye tekrar gelebilir!

You are currently viewing Slash’in yeni albümü “4” çıktı! 5 soru sorduk, 5 cevap aldık! Türkiye’ye tekrar gelebilir!

Tüm zamanların en bilinen Top Hat gitaristi (Ki “Top Hat şapkam benden daha çok tanınıyor,” da diyor.)
Slash, “4” adını verdiği stüdyo albümüyle müzik severlerin karşısına çıktı.

Gitarist, bu albümde de kazanan kadroyu bozmadı. Lead vokallerde Myles Kennedy ve diğer
enstrümanlarda da The Conspirators ekibini görüyoruz.
Bu kadro, pek çokları için artık “ömrünü tamamlamış” bir kadro olarak görülse de, Slash aynı düşüncede
değil. Bir grubu bir arada tutan en önemli unsurlardan bir tanesini “kimya” olarak belirten gitarist, ekipteki
herkesin birbiriyle uyumlu hareket edebiliyor olmasından memnun ve bu da bize 10 yeni şarkıdan oluşan
“4” albümünü getirmiş oldu.

Gibson Records etiketiyle yayınlanan ilk albüm! Peki ama ismi niye 4?

“Albümün ismi niye 4?” diye soracak olursanız, aslında cevap basit: Bu albüm, bu ekibin birlikte
hazırladığı dördüncü albüm. Evet, cevap işte bu kadar.

Albüm, Gibson Records etiketiyle hazırlanan ve satışa sunulan ilk albüm. Slash, özellikle Les Paul kasa
Gibson gitarlarla özdeşleşen gitaristlerden ve son yıllarda da Gibson şirketinin dünya çapında elçiliğini
üstlenmişti. Evet, evet, bildiğimiz imzalı, kontratlı şirket işinden söz ediyorum. Eh, tüm bunların üzerine
bir de böyle bir hamlenin gelmesi sürpriz olmadı açıkçası.

Toplamda 10 şarkıdan oluşan albüm, aslında yollarda, otel odalarında, backstage’lerde yaratıldı

Evet, bu sözler Slash’e ait. Özellikle son 3 yıllık dönemde, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs
salgını var. Hepimiz değişen şartlar ve yeni gereksinimlerle hayatlarımızı devam ettirmeye çalışıyoruz.
Bu durum müzisyenler için de geçerli…

Slash, son yıllarda, Myles ve The Conspirators ile verdiği konserlerde, konser öncesi, konsere giderken
yolda, konser sonrası otelde, yani hareket halindeyken pek çok farklı mekânda kayıtlar gerçekleştirdiğini
ifade ediyor. Pek çok melodiyi telefonuyla kaydeden gitarist, Myles ve diğer elemanlarla da söz yazım
sürecini nihayete erdirebildi. Yani bu albüm için “konser yollarında ortaya çıkarılmış bir albüm”
yakıştırması da yapabiliriz. Zaten stüdyo kayıtlarını da birlikte, canlı gerçekleştirdiler. Peki şarkılar nasıl?

Bana 3 tane şarkıyı verin, gerisi sizin olsun!

Albüm, “The River Is Rising”le başlıyor. Temposu oldukça yüksek bir şarkı ve genel olarak beğenimi
kazandı. Zaten albüm öncesinde, ilk single olarak da bu şarkı yayınlanmıştı. Şarkının bana göre en zayıf
yönü, ilk solosu. Gerçekten böyle bir soloya ihtiyaç var mıydı, ya da bu bir solo mu, hâlâ tekrar tekrar
dinleyerek anlamlandırmaya çalışıyorum, ama sanırım yakında bu çabamdan vazgeçeceğim. Keşke ilk
solo kısmını tamamen değiştirebilmek mümkün olsa. Çok iyi gitar çalıyor olsaydım, bir cover versiyon
hazırlar ve oraya alternatif bir solo yazardım. Bakalım böyle bir hamle yapacak YouTube gitaristleri var
mıdır…

Konuşmak istediğim ikinci şarkı, albümün 3 numaralı şarkısı “C’est La Vie”. Bu şarkıda çok güzel bir
orkestra uyumu olduğunu düşünüyorum. Bass yürüyüşleri arka planda, ama gerektiği kadar dikkat
çekiyor. Slash’in efektli gitar melodileri, boşlukları güzel dolduruyor.

Konuşmak istediğim üçüncü şarkı ise, albümün 7 numaralı şarkısı “Fill My World”. Sweet Child O’ Mine
tarzı bir melodiye sahip olan bu şarkı, fazlasıyla tatlı ve tekrar tekrar dinlenebilir. Myles’ın sesi de bence
şarkıya çok yakışmış.

Ya geri kalan 7 şarkı?

Açıkçası az evvel saydığım 3 şarkı dışında, geride kalan şarkıları uzun vadede tekrar tekrar
dinleyebileceğimi sanmıyorum. Hem fark ettim de, bu albümde aklımda kalan, “Yahu çok güzel!” dediğim
hiç solo yok.

Hani bazen “Bitse de gitsek,” deriz ya… Sanki bu albümde de böyle bir hava var. Tabii bu benim kendi
düşüncem, ama önceki albümlerle kıyasladığımda, ufaktan bir düşüş olduğunu düşünüyorum.

Özellikle “Apocalyptic Love” ve “World on Fire” gibi albümlerden sonra.

Sonuç olarak bu albüm dinlenir mi, tabii ki dinlenir! Sonuçta rock n’ roll tarihinin en iyi gitaristlerinden
birinin dokunuşları var ve güzel şarkılar da var, ama sanırım benim beklentilerim biraz daha yüksekti.

Bir de dikkatimi çeken bir konu var. Slash, sosyal medyada, özellikle Twitter ve Instagram gibi
platformları kullanır ve bu hesaplardan vahşi doğa, rock n’ roll, seks ve korku temalı ilginç paylaşımlarda
bulunur. Yakın zamana kadar kendiyle ilgili bir fotoğraf ya da albüm promosyon paylaşımı yaptığını
hatırlamıyorum. “4” albümüyle birlikte bazı değişiklikler olmuşa benziyor. Gitarist, sosyal medya
hesaplarını genellikle kendisinin kullandığını, ama bazı tanıtımlar ve duyurular için ekibinin de
hesaplardan paylaşımlar yaptığını açıkladı geçenlerde.

Slash ile kısa kısa: Ünlü gitariste 5 soru sorduk, 5 cevap aldık!

Uğur Esef: Türkiye için herhangi bir konser planı var mı? Doğrusu böyle bir müzisyeni izlemeyi çok
isterdim (Açıkçası ben de tekrar izlemek istiyorum. Zira ülkeye en son dokuz sene önce gelmişlerdi ve pek
çok Avrupa ülkesinde her sene konser verirlerken buraya çok az uğramaları biraz haksızlık gibi. –
Mahmut).

Slash: Dokuz yıldır Türkiye’ye uğramadığımızın farkında değildim. 2023 yılında bir Avrupa turnesi planlıyoruz
ve umuyorum Türkiye konseri de olur. Bunun olabilmesi için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

Barbados Pados: İlgi çekici tişörtlerin var. Gündeme göre ve güzel espriler barındırıyorlar. Bu tişörtleri
tasarlamak için bir tasarımcın falan mı var?

Slash: Oh, hayır. Sadece denk geldiğimde alıyorum.

Hami Saral: Gitar dışında başka bir enstrüman çalabiliyor musun?

Slash: Telleri olan çoğu enstrümanı çalabilirim, ama pek iyi çalamam, ama en azından biraz çalabilirim
yani. Hatta biraz piyano da çalabilirim.

Mahmut Saral: Bu şarkıları yollarda, otel odalarında, konser öncesi ve sonrası takılmalarda yazdığınızı
biliyorum. Merak ettiğim ise, hazırladığın gitar melodilerini nasıl sakladığın? Mesela telefonuna mı
kaydediyorsun? Biliyorsun, benzer bir şeyi Metallica’dan Kirk Hammett da yapmıştı ve sonra telefonu
kaybolunca yüzlerce riff de gitmişti. Bu çok can acıtıcı olmalı?

Slash: Ben de çalışmalarımı telefona kaydediyorum, ama oradan da hemen bulut depolama sistemine
kaydediliyor. Yani telefonu kaybetsem bile çalışmalarımı kurtarabilirim. Bir de kafamda bir şeyler tutmaya
çalışıyorum. Bir şey gerçekten iyiyse, bir şekilde benle kalır.

Mahmut Saral: Son olarak, “4” albümünün kapak hikâyesini merak ediyorum. Sanki buharlı, blurlu bir
cam var. Kovid günleri ve hepimiz evlerimize kapanmış gibiyiz, en azından bir süreliğine. Peki senin için
kapağın anlamı ne?

Slash: Albüm kapağını seçerken derin bir mesaj barındırmıyordu. Sade, tek renk ve gümüş krom bir
şeyler istedim. Birden aklıma geldi ve bunun gerçekten harika görüneceğini düşündüm.

MAHMUT SARAL VE GUNS’N’ROSES ÇETESİNİN HAZIRLADIĞI BU SOHBET YETMEDİ Mİ?

O ZAMAN BUYRUN:

 

Bir cevap yazın