ELVIS (2022) FİLM HAKKINDA FİLM ÖNCESİ DEĞERLENDİRME

You are currently viewing ELVIS (2022) FİLM HAKKINDA FİLM ÖNCESİ DEĞERLENDİRME

İçimiz kıpır kıpır çünkü senelerdir beklediğimiz “ELVIS” filmi nihayet yarın gösterime giriyor.
Evet çok bekledik çünkü pandemi ortaya çıkınca ve Tom Hanks hastalanınca film çekimleri ve gösterime giriş tarihi ertelenmişti.

Elvis’in ölümünden sonra iyisi ve kötüsüyle bir çok yapım yapıldı ama Baz Luhrmann’ın yönettiği bu yapım çok belli ki en özenilen, emek verilen yapımlardan birisi belki de birincisi olmaya şimdiden aday.
Böyle düşünmeme sebep olan faktörlerden bir tanesi kendini bir çok filmde ispat etmiş yönetmen Baz Luhrmann’ın detaylı ve özenli bir prodüksiyon ortaya koyduğunun sinema ve müzik dünyasından birçok otorite tarafından ifade edilmesi.
Diğer faktör Elvis’imizi oynayan Austin Butler; şu ana kadar adını çok duymasak da tam 2 sene boyunca Elvis’i mimikleriyle, sesiyle, sahne performansıyla çalışan, ezberleyen ve “hayat verme” deyimini sonuna kadar gerçekleştiren genç oyuncu.
Elvis’i sadece profesyonelce oynamakla kalmayıp cidden benimsediği açık ve ondan çok etkilendiğini söylemesiyle, Elvis’in ailesiyle kurduğu samimi dostlukla biz Elvisseverlerin gönlünü kazandı… Austin artık bizim için “bizden biri”.

(Elvis’in 3 farklı dönemini, 50’ler, 60’lar ve 70’ler Elvis’ini nasıl oynadığı konusunda ciddi meraktayım çünkü farklı ses, yorum, tarz ve fiziksel dönemler. Hepsinin üstesinden gelmek kolay değil.)

Tom Hanks… Hollywood’un bu dev ismi zaten bir projede yer alıyorsa bu proje asla kötü olamaz yargısını oluşturacak kadar büyük bir isim ve tek başına filme ilgi duyulmasını sağlıyor.
Filmde hayat verdiği kişi ise Elvis’in ömrünün sonuna kadar menajeriliğini yapan adaşı Tom Parker. Fakat “Albay” lakaplı Tom Parker’ı sıradan bir menajer olarak görmeyin. Elvis Presley’nin hikayesi asla Parker olmadan yazılacak bir hikaye değil çünkü Kral’ın müzik hayatına ilk senelerinde olumlu, sonraki yıllarda tercihleri ve yönlendirmeleri ile olumsuz anlamda damga vurmuş, çok tartışmalı bir isim hatta bir çoklarımız için nefret sembolü…

Açıkçası bu tartışmalı şahsiyeti filmde nasıl ele alacakları ve Tom Hanks’in oyunculuğu beni merak ettiriyor…
Bütün bunların dışında; filmin Prömiyeri çok şatafatlı geçti. İzleyenler tarafından 12 dakika ayakta alkışlanan filmde duygusal anlar yaşandı. Elvis’i oynayan Austin Butler ile Elvis’in gerçek hayatındaki karısı Priscilla Presley birbirine sarıldılar. Yönetmen Baz Luhrmann gözyaşlarına engel olamadı. Bu arada prömiyer gösterimini bir çok Hollywood ve müzik dünyasından insanın izlediğini de söyleyelim.

Elvis’in büyük aşkı, resmi evlilik yaptığı tek kadın olan Priscilla filmi çok beğendiğini ve Austin’in oyunculuğunu çok takdir ettiğini söyledi.
Tek kızı olan ve öldüğünde sadece 9 yaşında olan Lisa Marie ise filmin mutlaka Oscar almasını beklediğini ve geçen sene vefat eden oğlu Benjamin’in bu filmi izleyememesinin içinde acı olarak kaldığını söyledi.

Tüm bu haberler ve yorumlar bizim beklentimizi iyice yükseltti. Çok belli ki bu film sayesinde dünyada bir Elvis Presley fırtınası esmesi çok olası… İşin en güzel tarafı, benim için, Elvis ve onun müziği ile tanışma şansı olmamış genç kuşağın onu keşfetmesine ve yeni hayranlar kazanılmasına sebep olacak olması…
Ben Elvis hayranı olduğumda 11 yaşındaydım ve onun ölümünün 15.senesiydi. Bu sene Elvis’i keşfedecek bir genç onun ölümünün 45.senesinde Elvisçi olacak. Muazzam bir durum değil mi?

Elvis’in hikayesi sadece onun şahsi müzikal hikayesi değil, Rock müziğin doğuşu ve yaşanan çalkantılı sürece de ışık tutacak.
O, 50’lerde Rock’n Roll devrimini yapan bir grup müzisyenin en popüleri, en fenomeni, ses getireni ve konuşulanıydı.
Sadece sesi ve yorumunun orijinalliği değil, sahnedeki provokatif hareketlerin kitleleri nasıl çılgına çevirdiğini ve bunun o dönem muhafazakar toplumsal yapıyı kırmakta 68 kuşağının çok daha öncesinde nasıl önemli bir faktör olduğunu göreceğiz.

Artık gençler kalıbına sığmıyordu. Kendilerine çizilen sınırların dışına çıkmak, hanım kız-efendi erkek rollerinden sıyrılmak istiyorlar, anne babalarından farklı giyinmek, davranmak ve yaşamak istiyorlardı. Elvis de aynı James Dean gibi, Marlon Brando gibi onların asilik sembolü ve idolüydü 1950’lerde…

Film umarım Elvis’in ilk ortaya çıktığı dönem yarattığı devrimsel etkiyi ve yeni-eski mücadelesini iyi yansıtır. Çok değil sadece 1 gün kaldı. Filmi izleyip, sonrasını tekrar konuşacağız tabi… Çok beğensek de, duygulansak da, eminim eleştirecek bir şeyler mutlaka bulacağız iflah olmaz hayranlar olarak…

Evet hazır olun, Elvis’li günler hiç olmadığı kadar yaklaşıyor…

Merakımızı, heyecanımızı paylaşan herkese şimdiden iyi seyirler diliyorum…

Bir cevap yazın