PİSLİCK KEDİ’DE YAPRAK DÖKÜMÜ

You are currently viewing PİSLİCK KEDİ’DE YAPRAK DÖKÜMÜ

Pislick Kedi sevdiğimiz memleket İzmir’den sevdiğimiz arkadaşların kurduğu eğlenceli ama sözünü esirgemeyen, sıra dışı bir gruptu. Grup gerek müzikal tavırları gerekse de eleştirel yaklaşımları ile Türkiye rock ve metal camiamıza mütevazı ama etkili bir katkı sundular bana göre. Ancak şu anda şairin de dediği gibi “Ayrılık da Sevdaya Dahil” fazına geçiş yaptılar. PK cephesinde neler dönüyor, grubun kurucusu ve gitarist Gökhan Özden ile görüştük

Grubun kesinlikle yola devam edeceğinin üstünü çizen Özden “grubun bir mola vereceğini” çıtlattığı anda mesaj yağmuruna tutulduğunu söylüyor:

“Öncelikle tüm DeliKasap ekibine ve okurlarına selamlar. Pislick Kedi projesinin mola vermesi ve akabinde yaşanacak kadro değişikliği konusunu dile getirdiğim günden itibaren yüzlerce mesaj aldım. Merak eden dinleyicilerimiz için durumu ilk defa DeliKasap’a anlatıyorum. Son dönem çok fazla eleman değişikliği yaşandı. Bu durum zaten pandemi ve getirileri halen karabulut gibi üzerimizdeyken motivasyonu ciddi şekilde etkiledi. Süreci aslında yakınen takip eden dinleyicilerimiz fark etmişlerdir.”

Pislick Kedi çektiği videolarla, duyarlı konserleriyle adını rockseverlere duyurmuştu. Ancak Özden, grubun yaşadığı sarsıntıları şöyle anlatıyor:

“İlk değişiklik Emre Ercan ile başladı. Emre progresif rock müzik icracısı… Kısaca özetlemek gerekirse; ‘Çaldığımız parçalarda kendi çalıştığım tekniklerimi uygulayamamak mutsuz etmeye başladı, uyguladığım zaman da Pislick Kedi groove’una yakışmadığını düşünüyorum. Rutin bar performansı yapmak hoşuma gitmemeye başladı, yanı sıra kendi bestelerime yoğunlaşacağım bir proje başlattım’ diyerek kendi yolunu çizdi.”

Grubun kurucu üyesi olan Gökhan’a göre Emre’nin ayrılma evresindeki bu talepleri tamamen etikti ve herhangi bir rahatsızlığa yol açmadı. Emre Ercan’ın müzik işi ahlakı konusunda profesyonel biri olduğunu vurgulayan Özden sözlerine şöyle devam ediyor:

“O da müziği iş kolu olarak yapan benim gibi geçimini sadece müzikten sağlayan biri, bu tür süreçlerin nasıl yönetileceğini ve yanlış adımların hem kişisel kariyerlerimizde hem de geride kalan ekipte nelere mal olabileceğini çok iyi bilen biri. Müzikalite olarak ortak paydada buluşamadık Emre ile. Ama halen arada buluşur sohbetleriz, çok selamlar kendisine de buradan.”

 

Devam eden süreçte ekibe gerek session katılım olarak gelen gerek sabit ekip üyesi olarak el sıkışılan yeni üyelerle olması gereken çalışma temposunu ve dinamiği sağlayamadıklarını kaydeden Özden, “Başlangıçta tüm endişeler ve beklentileri konuşup profesyonel olarak anlaşıp el sıkışmamıza rağmen ortak paydada buluşmak nasip olmadı diyerek kısaca konuyu kapamak istiyorum. Bu yüzden kurucusu ve bestecisi olduğum projem Pislick Kedi’yi arkadaşlarıma teşekkür ederek kendi talebim ile geri çekmek, mola vermek durumunda kaldım” diyor ve ekliyor:

“Şimdi yollarımız ayrılmış olsa da beraber müzik yaptığımız tüm bu arkadaşlarıma kendi çalışmalarında başarı, bol şans ve enerji dilerim.”

Gökhan, hakikaten de müzik tutkusu çok yüksek bir müzisyen. Anlattıklarından bunu hissetmemek zor:

“Müziğin benim hayatımdaki ciddiyetini ve önemini anlatabilecek bir kelime bulamıyorum. Ülkemizin de içinde bulunduğu şartlar ve parametreler de göz önünde bulundurulduğunda böylesine eski usûl ve geleneksel bir tarzı hayatta tutmaya çalışmak sanıldığından daha zor olabilir.”

Peki asıl bomba neydi? O da şu. Grubun –bana göre- ikonik üyelerinden ve Gökhan ile birlikte kurucu üye olan Berke ile de yolların ayrılması ne yazık ki gündeme geliyor. Özden Berke ile iplerin kopma noktasına gelmesini şöyle özetliyor:

“Süreç ve öncesinde de Berke ile özel sözleştiğimiz konularda birçok kez istişare ettik, bu istişareler çok fazla tekrarladı, netice olarak kendim devam etmek istediğim konusunu kendisine rica etmek durumunda kaldım. 2017’den beri irtibat içindeyiz, Projeye beraber başladığımızda çok gençti, Berke’nin müzikal yolculuğuna elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştım, çok yetenekli. Yönetmen arkadaşım Burak Alanyalı, Emrah Tekşan, Murat Özdil’in de görsel sanatlar üzerine yönlendirmeleri ile güzel tecrübeler kazandı. Yolu ve bahtı açık olsun, müzik işinde olması gereken nüanslara dikkat ettiğinde başarılı yerlere geleceği konusunda hiç şüphem yok.”

Ama neyse ki güzel haberler de var! Zira Pislick Kedi projesinin sonlanması kesinlikle söz konusu değil. Bundan sonraki yol haritasını ise Özden şöyle anlatıyor:

“Bir süre mola verdikten sonra çok güzel projelerle çok keyifli bir geri dönüş olacak. Özellikle prodüksiyon ve kayıt konusunda İzmir’de en sevdiğim sanatçılardan biri olan Onur Ağar ile el sıkıştık. Onur’u ve Nothwithstanding’i uzun yıllardır takip etmekteyim. Beste odaklı bir geri dönüş olacak. İstanbul’dan çok sevdiğim sürpriz arkadaşlarımın ve abilerimin de dahil olduğu hem müzikal hem sound olarak tatmin edecek bir kayıt işi ile dönülecek. Hatta Pislick Kedi projesi İstanbul’a taşındı diyebiliriz. Ne demek istediğimi kısmetse besteleri beraber dinlediğimiz zaman anlatabileceğim.”

 

Gökhan Özden “Grup müziği yapmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyelerin neler olurdu?” sorumuzu ise şöyle cevaplıyor:

“Çok sevdiğim abim Zafer Şanlı ile bir sohbet etmiştik, Zafer abimin söyledikleri hala kulaklarımda, çok etkilemişti. Ki bu işin adabını kendisi gibi önde gelen abilerimizden öğrendik. Direkt Zafer abimin tavsiyeleri ile harmanlanmış bir kaç nacizane şey söyleyebilirim. Kişisel çalışmalarınıza olabildiğince titizlik ile hazırlanın. Yapmak istediğiniz tarza hakim hocalardan destek alın, fikir alın. Enstrumanınız sahnedeki sesiniz ve temsilinizdir. Kişisel yetenekleriniz ne kadar sıkı olursa olsun ekip ile müzik icra etmek bambaşka bir dinamik. Bol bol grup provası alarak canlı performans yeteneklerinizi geliştirin. Unutmayın Metallica bile konsere çıkmadan yarım saat önce çalışma odasına girip Enter Sandman çalıyor.”

Dağılmanın eşiğinden dönen bir grubun üyesi olan Gökhan’ın söylediklerini can kulağıyla dinliyoruz:

“Grup provasına sözleştiğiniz vakitte gidin, rahmetli duayen Cem Karaca babamız herkesten önce gider, nota sehpası hazır şekilde ekibini beklermiş. O odada geçirdiğiniz her dakika çok değerli. Hatta ve hatta bu konuyu tek potada eritecek olursam direkt Zafer abimin söylediklerinden harfi harfiyen aktarabilirim:

(Sözü burada Zafer Şanlı’ya aktarmış oluyoruz)

‘Karakterli, ahlaklı, etik ve disiplinli olmak müzik işi yapmak için olmazsa olmazdır, provaya vaktinde gelmek, sözleşilen kişisel çalışmaları ve görevleri yerine getirip ortaya çıkacak işe katkıda bulunmak, yapılan tarzın ruhuna, ekip imajına uygun kılık kıyafet şecimi yapmak şarttır, sağlığımıza dikkat etmek bünyemizi tanıyıp buna uygun önlemler almak sanatımızı iyi icra edebilmek için şarttır, kısacası müziği profesyonel iş olarak yapmak birbirine bağlı ciddi bir disiplin gerektirir.”

Gökhan şu sözlerle mevzuyu perçinliyor:

“Verilen kararlarda kesinlikle ortak hareket etmelisiniz. Yapmak istediğiniz janraya uygun eserleri seçerken tüm ekibin fikrini alın, kişisel enstruman hakimiyetlerinizi realistik olarak değerlendirip buna uygun eklemeler yapın. Prova alacağınız çalışma alanları, buluşma saati, konser organizasyonları, mekan şeçimi, kaşe anlaşmaları ve bu tip konularda ekibinizden habersiz girişimlerde bulunmayın. Birlikte belirlediğiniz ve yüzde yüz anlaşmaya vardığınız kurallar dışına çıkan ekip arkadaşlarınızla iletişiminizi ekstra sıklaştırıp sorunun sebebini kavramaya çalışınız. Empati yapın, formül üretmeye çalışın, tüm bunları yaptıktan sonra birkaç defadan fazla tekrarlanan çalışma prensibi ihlallerinde olabilecek en dostane şekilde yollarınızı ayırmanız gerekmekte, süreç uzadıkça sorunlar tekrarlanabilir ve motivasyonunuz düşebilir, olay kişiselleşebilir. Grup çalışması yapmak evlenmek gibi, işin içinde kariyer ve hedef planlaması varsa birbirinize normalde gösterdiğinizden çok daha fazla saygı ve sevgi göstermeniz gerekli.”

Görüldüğü üzere rock’n’roll’un mutfağında işin böyle de bir boyutu var sevgili DeliKasapçılar…

Son olarak Özden’in nihai mesajı şu:

“Mark Wahlberg in oynadığı Rockstar filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bunun dışında Eric Clapton’ın müthiş bir biografisi var ‘Perdelerin Ardında Yaşam’ şiddetle tavsiye ederim. Çok güzel detaylar var ve Rock müzik adına direkt kaynağından fikirler veriyor. Söyleyeceklerim bu kadar.

Herkese çok selamlar, müzik ile kalın! Destekleriniz için çook teşekkürler.

En yakın zamanda görüşmek üzere.”

DELİKASAP ÖZEL BASKILI DERGİ 666+2 ÇIKTI, EDİNMEK İÇİN:

 

Bir cevap yazın