Bir tiksinti öznesi olarak Demet Akalın

You are currently viewing Bir tiksinti öznesi olarak Demet Akalın
  • Post author:
  • Post category:Haberler
  • Reading time:3 mins read

Sevgili Deli Kasap okurları,

Malumunuz yaz ayındayız.

Bir taraftan cayır cayır metal festivalleri rüzgarı eserken, diğer tarafta “lüküs” mekanlarda onbinlerce lira ödenen masalara popçular meze olmaya devam ediyor.

Saray iftarlarından tanıdığımız, yeri gelince en dini bütün, yeri gelince en kışkırtıcı hallere girişen Demet Akalın da, sahne aldığı mekanda kendisine gönderilen şampanyayı beğenmeyip garsonun başından aşağı dökmüş.

Şahsın ne denli “şey”, bir de ne denli “şey daha”, bir de ne denli “şeyden beter şey” olduğunu zaten biliyoruz, o yüzden şaşırmaya gerek yok. Fakat kimisi, ”Orada oturup eğlenenlerden bir kişi bile çıkıp tepki göstermedi mi?” diye sormuş.

Bence Demet Akalın dinleyen kitleden çok fazla şey beklemek olur bu.

Tersine, şampanya dökülürken sanki büyük bir iş yapılmış gibi iyice coşup “Ooo, Huuu” diye bağıranlar olmuş ki, söz konusu kitleye bu görgüsüzlük örneği daha çok yakışıyor.

Çekip kulağından, “Demet kardeşim, sen kimsin ve kim olduğunu sanıyorsun” demek gerekir ama kendisini alkışlayarak böyle bir küçümseyişe, aşağılayışa hakkı olduğunu sandıran, iyice havaya sokup şımarttıkça şımartan o mekandaki sözüm ona “müşteriler” işte en aşağılık olan onlardır.

Yine de tabloya bakıp parçaları birleştirince ben absürt bir durum göremedim. Hepsine çok yakışmış! Absürt olan Demet Akalın gibi bir şahsın hala milyonlarca dinleniyor olması.

Ayrıca sormak lazım, sahnedeki şahıs şampanyayı beğenmediği için garsonun başından aşağı dökebiliyorsa, biz de kendisi detone olduğunda masamızdaki yoğurtlu mezeleri suratına fırlatabiliyor muyuz?

Saray rejimi bitince bu “şarkıcı”ların da esamisi okunmaması gerekir aslında, fakat bu kalitesizlikten, bu yeteneksizlikten, bu kabiliyetsizlikten hoşlanan yukarıda bahsettiğim aşağılık tiplerin sayısı o kadar çok ki, onlar da her devrin adamı olarak zirvede kalmaya devam edeceklerdir.

Tek tesellimiz, cicili bicili kıyafetlerle, bin ton makyaj ve estetikle doğal çirkinliklerini örtmeye çalışanların içlerindeki kötülükleri daha fazla bastıramayıp arada sırada böyle dışa vurmalarıdır.

Bize de makyajsız kalan çirkin suratlarına saydırma hakkı doğar en azından.

DELİKASAP DOSTA GÜVEN DÜŞMANA KORKU ÖZEL SAYISI ÇIKTI
SİPARİŞ  İÇİN:

 

Bir cevap yazın