Haberler

Metalciler Futbol Edebiyatı Dergisi Yayınladı: Şampiyon Dergi Çıktı

Türkiye'nin hâlâ yayınlanan en eski rock'n'roll kültürü dergisi, Direnişçi Heavy Metal & Hard Rock mecmuası DeliKasap, bir "Futbol Edebiyatı neşriyatı" yayınladı, Şampiyon Dergi. https://www.delikasap.org/urun/sampiyon-dergi-ilk-sayisi-cikti/ DeliKasap Dergi abonelerinin katkısıyla basılan Şampiyon Dergi başta Beşiktaşlılar olmak üzere edebiyatsever ve futbolseverlerden olumlu tepkiler aldı. "Türkiye'de futbol kültürü ya hırsızların, ya faşistlerin ya da Fethullahçıların güdümünde" diyen Şampiyon Dergi yayın yönetmeni Murat Arda aynı zamanda DeliKasap Rock ve Metal Dergisi'ni de çıkaran ekipte yer alıyor. "Rock Kültürü içerisinde Fethullahçıların hiç barınamadığını faşistlerin ise utanarak kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarını" ifade eden Arda "futbol ve medya dünyasında dinin, hırsızlığın, ırkçılığın ve siyasetin belirleyici olması çok tehlikeli bir durum" diyor. "Bu yüzden bu alana da müdahale etmemiz şart oldu. Daha şimdiden faşist ve Fethullahçı güruhu rahatsız etmeyi başardık, bence bu başlangıç için hiç de fena değil" diyen Arda, Türkiye'de bağımsız ve özgür düşünceli bir kültürel ortamın gelişmesi için metalciler olarak ellerini taşın altına koymaya devam edeceklerini ve kültürel alandaki yozlaşıya teslim olmayıp ilerici güçlerle dayanışma içerisinde kalacaklarını belirtti. İlk sayısında Sergen Yalçın'ı kapak yapmalarına rağmen Beşiktaşlı olmayan futbolseverlerin de dergiye ilgi gösterdiğini söyleyen Arda, kapak tasarımını yapan arkadaşlarının Fenerbahçeli, editörlerinin ise Dersimsporlu olduğunu söyleyerek "faşizme, zorbalığa ve din taassubuna karşıyız ama kardeşliği, centilmenliği, iyi futbolu destekliyor ve haysiyetli tüm oluşumlara sempatiyle bakıyoruz." diyor. DeliKasap Dergi'ye abone olarak siz de bağımsız yayıncılığa destek olabilir, Şampiyon Spor Kültürü Mecmuası, TR!P Bilim Sanat Dergisi, DeliKasap Hard Rock Mecmuası gibi özgün yayınların hayata geçmesine katkı verebilirsiniz: https://www.delikasap.org/urun/abonelik-iki-yillik/ ...

Kolombiyalı metalciden Metallica’ya sanatsal bir yorum

Kolombiyalı ressam Felipe Mora, Kill 'Em All adlı efsanevi Metallica plağında yer alan şarkılara "resimsel" yorumlarda bulundu. Dealing Out The Agony adını taşıyan bu şahane hareket sonucunda ortaya çıkarılan eserler sınırlı sayıda üretilecek ve satışa sunulacak. Bu çalışmalardan elde edilen gelir Kolombiyalı kanser hastası çocuklar için kullanılacak. https://www.youtube.com/watch?v=nd3smthM45I Metallica'ya bir yorum da bizden gelmişti. DeliKasap 666+2. Sayının kapağını Metallica'nın Zaman Yolculuğu" konsepti süslemişti: https://www.delikasap.org/urun/delikasap-6662-sayi-on-sipariste/ ...

ADINI HAK EDEN FESTİVAL: HELLFEST 2022

İki yıl ara verdikten sonra 2022 yılında 15. yılını kutlayacak olan Hellfest pandeminin acısını çıkartacak bir festival programı açıkladı. Metal bağımlısı bünyelere adeta "Kimse kusura bakmasın metali öldüremezsiniz, buna izin vermeyeceğiz" diye bağıran Frankofon metalciler ile yoldaşlık ve yarenlik yapmak adına Delikasap olarak yerimizi alacağımız 15. yıl kutlamalarında metal, punk, hardcore’un tüm alt kırılımları ile 7 sahnede 7 gün boyunca müzik susmayacak. Pandeminin etkilerinin yavaş yavaş uzaklaşmaya başladığı günlerde Hellfest tarafından açıklanan program herkesin gözlerini yuvasından çıkarttı. Üç ve dört günlük 2 ardışık programla toplamda 7 gün sürecek festival hakkında çok bir şey söylemeye gerek yok, afiş yukarıda kendini anlatıyor. 17-18-19 Haziran 2022 tarihlerinde aslında 2020 yılından sarkan 3 günlük festival gerçekleştirilecek olup bu kısmın biletleri halihazırda tükenmişti. 2022 yılı için özel 23-24-25-26 Haziran tarihlerinde yepyeni bir ilave yapılmış ve 3 günlük bir dinlenme sonrasında 4 gün daha eklenerek adeta yeni bir festival ile neredeyse 350 grubun üzerinde bir performansın izlenmesi mümkün olabilecek. DeliKasap mecmua olarak daha önce sizlere festival günlüğünü dergimizin sitesinde sunmuştuk; o günleri tekrar yad etmek adına buyrun: https://www.delikasap.org/2018/07/11/scream-for-me-hellfest-je-taime-hellfest/ https://www.hellfest.fr/ ...

Biletix’ten “canlanın” mesajı

DeliKasap Dergi ile hemen hemen aynı zamanda kuruldu Biletix. Doğrusu, çoğu zaman eleştirsek de konserlere verilen "zorunlu pandemik ara" dönemi sonrası şu anda "Barış İçinde Bir Arada Yaşama" politikası gütme derdindeyiz. Biletix, yayınladıkları videoda "Konserlere Hazırlanın" mesajı veriyor: https://www.youtube.com/watch?v=GPfzExm7aU4 DELİKASAP 666+2. ÖZEL SAYISINI YAYINLADI...

Verdiğimiz rahatsızlıktan gurur duyuyoruz!

Pandemi sürecinde müziğe gelen kısıtlamayı hepimiz biliyoruz. “Müziğe gelen” diyorum çünkü bugün itibariyle konunun salgınla ilgili olmadığını, niyetin direkt olarak müziğin, eğlencenin yasaklanması olduğunu çok net anlamış olduk. Zaten öyle olduğunu ifade edenler oluyordu kuşkusuz ama en azından artık eminiz! Kısıtlamalarda, tam kapanmada, kademeli normalleşmede her sektör hasbelkader faaliyetlerini sürdürme şansını buldu fakat bir yılı aşkın süre boyunca hiçbir gelir kapısı olmayan tek kesim müzisyenler oldu. Bırakın konser vermeyi, cafe-restoranların açılmasına karar verildiğinde bile mekanlarda canlı müziğe izin çıkmadı. Neden? Virüs şarkı söyleyince frekanslar halinde daha hızlı mı bulaşıyor acaba? İnsanlar yemeklerini yerken kenarda bir müzisyen ekmeğini kazansa ne olurdu? Aslında sorun alay edilmeyecek kadar büyüktü. Çünkü açlığa, çaresizliğe, hatta birçokları intihara sürüklenen müzisyenlerin dramlarını gördük, izledik hep beraber. Emektar enstrümanlarını aç kalmamak için içleri kan ağlayarak satanlar, daha zor durumda olan meslektaşları için dayanışma yapanlar, bağışlarda bulunanlar, ekmeğini bölüşenler… Bütün çağrılara rağmen yine de karar alıcıların inadı kırılmamış, yasaklar gevşetilmemişti. Bugün alınacak yeni kararları dört gözle bekleyen müzisyenler, hiç ummadıkları –belki de adları gibi bildikleri- bir çıkışla karşılaştılar. Müzikle ilgili kısıtlamaları saat 24:00’e çekildiği açıklanan kararda: “Kusura bakmayın, kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok!” denildi. Zaten kendilerine ideolojik yaklaşıldığını savunan müzisyenler de tepkilerini sosyal medyadan dile getirdiler: “Verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz!” İnsanlara sürekli nasıl yaşamaları, nasıl davranmaları gerektiği konusunda talimat verircesine konuşanların, beğenmedikleri kesimlere sürekli hakaret yağdıran ve asılsız yakıştırmalarda bulunanların “Herkesin hayatına kimse karışamaz” şeklinde sözler söylemesi trajikomik, orası ayrı. Fakat hafta sonları için getirilen alkol yasağının nasıl hiçbir mantığı yoksa müzik yasağının da tamamen yaşam tarzına müdahaleyi amaçladığının itirafıyla karşı karşıyayız. Evet, onlar rahatsız oluyorlar. Gençlerin ve her daim genç hissedenlerin eğlenmesinden, kızlı erkekli bir araya gelmelerinden, dans etmelerinden, gülmelerinden, alkol almalarından, bağıra çağıra şarkı söylemelerinden rahatsız oluyorlar. Ve her fırsatta bir mevzi daha kazanmak için bahaneler üretmeye devam edeceklerdir. Onlar sanattan, edebiyattan, müzikten, yaratıcılıktan rahatsızlar. Erkenden evlenip, üç çocuk yapıp hayatımızı hiçbir şey düşünmeden, hiçbir şey üretmeden, hiçbir şey sorgulamadan geçirelim ve verdikleri her kararda boynumuzu bükelim istiyorlar. Biz ise onlara verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı gurur duyuyoruz! İnadına ve daha fazla, evde, işte, sokakta, arabanızda her fırsatta müziğin sesini biraz daha açalım. Hadi, biraz gürültü yapalım. https://www.youtube.com/watch?v=HazX9LMhvag Türkiye'nin en gürültülü dergisi DeliKasap 666+2. sayısını yayınladı. Dergimizi incelemek isteyenler: https://www.delikasap.org/urun/delikasap-6662-sayi-on-sipariste/ ...

Popçu Tarkan V Rockçı Kıraç

Avrupa Şampiyonası’nda İtalya ile karşılaşacağımız açılış maçının heyecanı içindeyiz. Üstelik A Milliler son yılların en umut veren takımını kurmuş durumda ve formunun zirvesinde. 2002’de yakalanan Dünya Üçüncülüğü başarısından sonra belki de ilk defa bu kadar iddialıyız. Eh, 2002’de harikalar yaratan Şenol Güneş yeniden takımın başında, kolay mı? Niyetim bu pozitif ortama gölge düşürmek değil fakat değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü büyük hedefler koyduğumuz şampiyona maalesef biraz talihsiz başladı. Dinleyenleriniz vardır efendim, Milli Takım’a şampiyona için marş hazırlama görevi ‘Rockçı Kıraç’a verildi. Fakat ortaya çıkan şey şarkısıyla, klibiyle tam bir fiyasko! Öncelikle klipte, arka plandaki ay yıldızlı bayrağın önünde bir tane büyük Kıraç ve ekranın etrafında tam 7 tane küçük Kıraççık sürekli olarak yumruk yapmış kolunu kaldırıp indirerek bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Fakat Kıraç ve küçük Kıraçlar dakikalarda “Haydi, haydi, haydi…” diye bağırıyorlar ve siz şarkının ne zaman başlayacağını merak edip duruyorsunuz. Kazım Koyuncu’ya selam olsun. Sıkı devrimciliği ile bildiğimiz Şair Ceketli Çocuk bir “Hayde” dedi, yıllardır onun ekmeğini çevirip çevirip yemeyen kalmadı! Neyse, konumuza dönelim. Haydi’ler bitince şarkı sözleri nihayet başlıyor: “Dört koldan her yanı ateş sarsa daAteş dokunmaz sana sen çık meydana” Yani, “Futbolcular siz biraz ödleksiniz ama bir şeycik olmaz hadi çıkın sahaya,” mı demek istemiş, tam anlamadım… “Yalnız değilsin sen Türkiye’mizsinDünyaya haykıran gür sesimizsin” Tamam buralar fena değil diyelim. Sonra skandal başlıyor işte: “Sen de askersin, sen de Mehmet’sinKalbinde en derinde hissedeceksin.” Haydaaa… Zaten biz futbolu savaşmakla, topla tüfekle, tekme tokatla karşı tarafa girişmekle karıştırdığımız için kaybetmiyor muyduk? Futbolcuları askere, rakibi düşmana benzetme işi kaçıncı yüzyılda kaldı Allah aşkına? Öte yandan, milyon dolarlarla oynayan adamları, her an ölümle burun buruna yaşayan emekçi halkın evlatlarıyla bir tutmak biraz ayıp olmuyor mu? Hem de askerliğini sen de bedelli yapmışken sevgili Kıraç… Peki kalplerinde en derinde nasıl hissederler, bunu pek kestiremiyorum, belki prim kavgası yapmayı bıraktıkları zaman olabilir! Başka türlü bir futbol kültürünü arzulayan DeliKasap Dergi olarak bir de şöyle bir Şampiyon Dergi projemiz var, yeri gelmişken onu da araya iliştirelim: https://www.delikasap.org/urun/sampiyon-dergi-ilk-sayisi-cikti/ Amaç futbolcusuyla, halkıyla gaza gelmekse eğer, Kıraç’ınki ancak, Milli Marş okunurken abartılı bağırmaları ve hareketleriyle kameraya oynadığı çok bariz belli olan Alpay Özalan'ı gaza getirebilir. Gerçi o artık hava topunda üzerine düşen rakip oyuncuya yumruk atmak veya kendisine küfrettiğini sandığı takım arkadaşına Osmanlı tokadı atmak yerine şimdilerde mecliste kavgalara müdahil oluyor ya da çek senet işleriyle alakalı kanun teklifi veriyor. Neyse… Ancak böyle bir kitleye hitap edebileceğini söyleyebileceğimiz Kıraç’ın, Fenerbahçe’nin 100. Yılı için yaptığı marşın da “1 Mayıs” marşından araklandığı çokça söylenmişti. 2000 yılına kadar benim de severek dinlediğim birçok şarkısı olduğunu itiraf edeceğim Kıraç’a sonra bir haller oldu, marşlara el atmaya başlayınca dibe gitti, sonra iyice saçmalamaya başladı. Zaman zaman ırkçılığa varan söylemlerde bulunan Kıraç, bir gün çıkıp İngilizce eğitimin kaldırılması gerektiğini söyledi, İngilizce öğrenmenin Türk yaşam şeklini darmadağın ettiğini iddia etti. ABD hegemonyasını İngilizce’ye indirgeyecek kadar sığ gören Kıraç rapçilerin uyuşturucu kullanıp müzik yaptığını iddia etmiş, savına şöyle bilimsel (!) bir kanıt da bulmuştu: “Uyuşturucu kullanmasalar bu kadar hızlı söyleyemezler!” Ceza’nın kendisine verdiği cevabı hatırlamak isteyenler gerekli anahtar kelimeleri video paylaşım sitelerine yazabilirler… Aslında düşününce marş hazırlama görevinin neden Kıraç’a verildiğini anlamak çok güç değil. Her ne kadar muhalif görünse de görüşleri ve söylemleriyle günümüz egemen iktidarının yarattığı ortalama zekanın kendisi olduğunu net görebiliyoruz. “Çocuklara dadılar bakıyor, kahvaltıcılar tıklım tıklım. Kadınlar kahvaltı hazırlamıyor. Bu algıyı kırmak lazım,” diyen de o kovboy şapkalı, yakışıklı rockçı Kıraç sevgili dostlar. Çaptan düşen Rockçı olmak gerçekten bir insan için çok tehlikeli bir durum anlayacağınız. Marşa dönersek, 20 yıl önce 2002 yılında Tarkan’ın yaptığı, şimdikini solda sıfır bırakan “Bir Oluruz Yolunda” şarkısından sonra gelinen nokta bu olmamalıydı. Biz de bir zamanlar rock tınılı şarkılar yaptı diye sineye çekecek değildik herhalde. Biz Metallica dinlemesine rağmen rektör Melih Bulu’ya bile gider yapmışız sonuçta! Toplumsal mesaj vereceğim kaygısıyla birçok kez saçmalayan Kıraç yerine de Tarkan, bugüne kadar çok daha isabetli, mantıklı ve cesur sözler söylemiştir. Hasankeyf yok olmasın diye defalarca çağrıda bulunan, İkizdere’ye yapılacak taş ocağına karşı direnişçilere dayanışma mesajları gönderen Tarkan, son olarak bir tecavüz sanığının serbest bırakılmasına isyan ettiği için hakkında hakaret davası açılan Ezgi Mola’nın yanında olduğunu açık açık belirtmişti. Bunu da not düşmüş olalım. Tüm halkımızdan şampiyona boyunca, yeni marşın mümkün olduğunca çalınmaması için seferber olmaları, rastladıkları yerde seslerin kısılması için baskı yapmaları, elektrik kablolarını koparmaları vb. yollarla engellemeleri ricasında bulunuyorum. Hele şu şampiyonayı atlatalım, önümüzdeki marşlara bakarız… Türkiye'nin en çok SATAN rock metal dergisi 666+2 numaralı özel sayısını yayınladı. İncelemek için: https://www.delikasap.org/urun/delikasap-6662-sayi-on-sipariste/ ...

Kreator lideri Mille Petrozza: “Metal camiasında ırkçılığı cool olmak zanneden çok mal var”

MILLE AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ: Heavy Metal olayına ilk dahil olduğumda tüm dünyadan farklı renklerden herkesin birbirleri ile dayanışma içerisinde olduğunu hatırlıyorum. Zaman içerisinde ise birden bire metal camiasının bir kısmı mala bağladı; insan ayrımı yapmanın, “zenci” kelimesini kullanmanın ya da şu beyaz üstünlük gibi yarrak kürek mevzuların metal camiasının bir kısmını etkilediğine şahitlik ettik. Bundan hoşlanmıyorum çünkü benim metalden anladığım bu değil. Kreator’un durduğu yeri belli etmek için her daim sahnedeyken bunu dile getiriyorum. https://www.youtube.com/watch?v=4ntwKzpX9Cg Safımız belli olsun; politik bir hattan besleniyoruz. Metallica bile o damardan beslenir, biz her zaman insan haklarından yana olduk, salak hükümetlerin saçmalıklarına karşı olduk ve sağduyulu bir tavır aldık. Heavy Metal’in durduğu yer, geldiği yer budur. Bu düşüncelerim bazılarını rahatsız ediyor olabilir ama fikrimi belirtmem bazen gerekli olabiliyor çünkü metal camiasında ırkçılığı matah bir şey sanan çok mal var. DELİKASAP DERGİ 666+2. SAYISINA ULAŞTI...

ŞAMPİYON DERGİ İLK SAYISI ÖN SİPARİŞE ÇIKTI

Senede bir kez basılacak olan yeni bir dergi yayın hayatına "merhaba" dedi. ŞAMPİYON Dergisi ilk sayısı ön siparişe çıktı. Kapağını Poseidonvari bir görkemle Sergen Yalçın'ın süslediği ve sadece 1903 adet limited edition basılan derginin ilk sayısı Atiba Hutchinson, Necip Uysal, Adriano Correia, Ricardo Quaresma, Dusko Tosic gibi futbolcuların kitabının da yazarı olan DeliKasap Dergi yayın yönetmeni Atlantis'ten Gelen Adam, Murat Arda tarafından yayına hazırlandı. Arda daha önce Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 2015-2016 ve 2016-2017 Şampiyonluk Özel Sayılarını da kulüp bünyesinde yayına hazırlamıştı. ŞAMPİYON Dergisi aynı zamanda DeliKasap, TR!P Kültür, Semtin Çocukları gibi dergileri de bünyesinde bulunduran ZİHİN AÇIKLIĞI ENSTİTÜSÜ tarafından yayınlanıyor. Haziran ayında dağıtımına başlanacak olan ŞAMPİYON Dergi içeriğinde Beşiktaş'ın 2020-2021 Sezonu Şampiyon kadrosu ve Beşiktaş emekçileri ile yapılan özel röportajların yanı sıra, anılar, futbol edebiyatı, kavga, kan, ter ve gözyaşı da bulunuyor. Sınırlı sayıda basılan dergiyi edinmek için: https://www.delikasap.org/urun/sampiyon-dergi-ilk-sayisi-cikti/ ...

Rock Dünyası Iron Maiden için kenetlendi; Gene Simmons, Maiden’ı küçümsediği için Rock & Roll Hall of Fame’a fena çarptı

KISS basçısı Gene Simmons, Rock & Roll Hall of Fame'i 2021 listesine Iron Maiden ve Rage Against The Machine'i dahil etmediği için eleştirdi. 16 yıllık uygunluk süresi içinde ilk kez listeye girmesine rağmen, Iron Maiden bu yıl yine Rock Hall'a kabul edilmek için yeterli oyu alamadı. Foo Fighters, Tina Turner, Todd Rundgren, Carole King, The Go-Go's ve Jay-Z'nin hepsi 30 Ekim'de Cleveland'da gösterime girecekken, Rage Against The Machine ve Iron Maiden ünvanı kaçıran isimler arasındaydı. 2014 yılında KISS ile Rock and Roll Hall of Fame'e giren Gene Simmons, Iron Maiden'ın kabul edilmemesine tepki göstererek, tweet attı: “R&R Hall of Fame, Maiden'ı dahil etmemek bir saçmalık.  İğrenç!" "Ne yazık ki Rage Against The Machine ve Iron Maiden RR Hall of Fame'in dışında kaldı. Onur Salonu kendinden utanmalı " Nisan ayında, KISS'ten Paul Stanley de Iron Maiden'ın kadroya alınması çağrısında bulundu ve şunları yazdı: "Onlar için önemli olup olmadığına bakılmaksızın, Maiden'ın @rockhall of Fame'de olmaması ÇILGINLIK. “Kimin yazıp yazmadığı fark etmeksizin, Komite onları listeye almalıdır. Komple bir müzik türünün ortaya çıkmasına yardımcı oldular. Başka ne yapmaları gerekiyor?  @IronMaiden. " Dün, Rock & Roll Onur Listesi Başkanı ve CEO'su Greg Harris, Dee Snider’ın Cleveland kurumunun heavy metal sanatçılarına 'saygı' göstermediği yönündeki suçlamasını çürütmeye çalıştı. Başkanın sözleri ise şöyle: "Bu ilginç, çünkü biz yapıyoruz metale saygıda kusur göstermiyoruz. Her tür rock and roll'u kutluyoruz. Onlar aday gösterildiler ve biz Iron Maiden'ı aday gösterdik. Judas Priest aday gösterildi. Def'i Leppard'ı listeye koyduk. Aday gösterilenlerin yüzde 80'inden fazlası sonunda alınıyor.  Yani, gerçekten bir soru, onları aday göstermeye devam edelim, onları oy pusulasına alalım ve oylama organına iletelim.  Şüphesiz inanılmaz gruplar - gerçekten aday olmaya layık, gerçekten dikkate değerler. Bu oy pusulasında on altı sanatçı vardı...

“Judas Priest’e yapılan KK’s Darbesi”nin Şifreleri K.K. Downing’in DeliKasap Özel Röportajında Saklı

Bu tezimiz gayri-ciddi görünebilir. Ama daha önce DeliKasap Dergi'de yayınladığımız ve henüz K.K. Baba'nın gruptan ayrılmadığı süreçte gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Downing'in satır aralarında söyledikleri ve tavırları bize "K.K. Darbesi"nin daha o dönemlerde adeta "Geliyorum" dediğini düşündürmüştür. Bu yazıda eski Judas efsanesi K.K. Downing'in röportajından yola çıkarak Baba'nın bilinç altındaki kopuşunu gözler önüne sermeye çalışacağız. Önce ilk single Thunderbolt için çekilen video klibe bir göz atalım: https://www.youtube.com/watch?v=cqOZJAZR1XM Heavy Metal dünyasının yaşayan en büyük efsanelerinden biridir K.K. Downing. Geçtiğimiz günlerde "bombayı patlattı" ve aslında zaten uzun süredir beraber sadece K.K. Downing ismiyle sahne aldığı Tim "Ripper" Owens'ın vokalleri üstlendiği bir ilk albümü duyurdu: Sermans of the Sinner. E darbe bunun neresinde? K.K. (pardon) Şeytan ayrıntıda gizli: Grubun ismi KK's Priest. Şöyle mevzuyu açalım. Büyük gitarcı, arkadaşımız Yiğit Elvis İlgü ile buluşmasında, kendisine sorulan Judas Priest isminin ne demek olduğuna ilişkin soruya şu cevabı veriyordu: "Judas Priest'in ne anlama geldiğine ilişkin benim yorumum, iyi ve kötünün çatışması. Bilirsin Judas kötüdür, rahip (Priest) ise iyi." Burada duralım. "Yeni" grubunun adı ne? KK's Priest. Yani "iyi" burada kim oluyor, malum. Peki ya kötü kim? Yorum yok. Devam ediyoruz. Muhabirin daha ilk sorusuna verdiği K.K. tepkilerine bakalım şimdi: Selam K.K.! Turne nasıl gidiyor? "Gidiyor işte." (Meali: Rob Halford ile geçinemiyoruz işte, anlayın artık!) Yiğit Elvis K.K. Downing'in halet-i ruhiyesinden şüphelenmiş olmalı ki gitaristi zorluyor: "Eğleniyor musun?" Usta gitaristin cevabı: "Günün her anı olmasa da, genelde evet." (Bir gazeteciye verilecek cevap mı bu sevgili K.K.? Ama anladık, var senin bir derdin...

Right Menu Icon