Haberler

Kerry King hergeleliği itliği bıraktı laikliğe bilime sardı

Dünyanın en heavy ve speed ve "etkafa-metal" gruplarından Slayer grubunun alamet-i farikası, külyutmaz Amerikan mücahidi Kerry King'ten YUMUŞAMA SİNYALLERİ! King, adeta vahşi kapitalizme, gericiliğe ve yobazlığa mesafe koyup, bundan böyle laikliğe bilime ehemmiyet verebileceğinin işaretlerini işte bu fotoğrafla taçlandırdı: İNSANLIĞA VE BİLİME HİZMET! CERN'deki bilim insanlarıyla buluşan Kerry'nin "Neymiş bu partiküller, Allah parçacığı falan, bana iyice bi anlatın bakayım" dediği ileri sürüldü. Bununla birlikte, Slayer fanları gönüllerini ferah tutsun; Zira Heavy Metal aleminde kumarbazlık, itlik, hergelelik, alkol, eroin; her türlü itliğe ve köpekliğe normal koşullarda sahip çıkacakken adeta bir atom mühendisi adeta bir profesör gibi CERN'in Atlas Projesi'ne dahil olan büyük gitaristin her şeyden taviz verebileceği ama kötülüklü şeytanlı heavy metalden asla vazgeçmeyeceği rock'n'roll camiasının ileri gelenlerinin ortak fikri. İngiltere'nin gururu Brian May'in Astro Fizik dalındaki başarısı, Türkiye'nin medar-ı iftiharı Mete Atatüre'nin bilim dünyasına katkıları derken Heavy Metal dünyasının fizik, bilim, laiklik gibi "ileri" mevzularla ilgisi ve iş birlikleri artarak devam edecek gibi görünüyor....

Andre Matos yaşamını yitirdi

Brezilya kökenli başarılı vokalist Andre Matos'u henüz 47 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu yitirdik. Viper, Angra, Shaaman, Symfonia gibi gruplarla heavy metal dünyasında iz bırakan şarkıcı yaşamını yitirene kadar solo çalışmalarına devam ediyordu. Matos, 2012 yılında Rolling Stone dergisi En İyi 100 Brezilyalı vokalist listesinde 77. sırada yer almıştı. ...

İngilizlik müessesesinden tiksinen müzik insanı: ELTON JOHN

İngiltere'nin has evladı Sir Elton John, vatan hainliğine devam ediyor, hala! "Farewell Yellow Brick Road" kapsamında İtalya'nın Verona kentinde verdiği konserde sıra dışı şarkıcı seyirciye içini samimiyetle döktü: "İngilizlikten utandım!" "Yaptığı şeyden ötürü ülkemden utanıyorum" diyen büyük sanatçı, "Britanyalı politikacılardan, Brexit'ten artık illallah dedim. Ben Avrupalıyım. Sersem, sömürgeci, emperyalist bir İngiliz değil." İngilizlik müessesesinden tiksinen müzik insanı Elton John yine kolay ülkede muhaliflik yapıyor. Düşünsenize, RUSYA, Kenya ya da İRAN'da da sanatçı olabilirdi!...

Adanalıyık, Allah’ın metalcisiyik: ATAPASKANık!

Adana-Metal'in yükselen temsilcisi Atapaskan, kebap'ın Mekkesi sıcak memleketlerinde, Death ve Thrash Metal'i harmanlıyor. Grubumuzun albümüne değinmeden önce, evvela bir Adana havası estirelim. Zira bu kendine özgü memleketin özellikle thrash metal ile uyumlu olabilecek bir "yerli ve milli" duruşu vardır ki, Adanalılığa dair bir marş niteliğindeki sözleri adeta Manowar çağrışımı yapar; hastasıyız! Onlar "Savaşın Adamı" ise bizimkiler de Allah'ın Adamı! Buyurun: Adanalıyık Allah'ın adamıyık! Bici yerik, şalgam içerik. Uçağa kafa atar, trene çelme takarık. Hem namaz kılarık, hem şarap içerik! Adanalıyık Allah'ın adamıyık. Virajda sollarık, düzde basarık. Gündüz pambık toplarık, gece avrat hoplatırık. Ete para vermeyik, kuru fasulya yerik. Tabanca bıçak bizde oyuncak! Hapisane evimiz, kelepçe kol saatimiz. Adanalıyık Allah'ın adamıyık. Bici yerik, şalgam içerik. Gündüz tarlaya, geceleri karıya dalarık. Adanalıyık Allah'ın adamıyık. Atsız kalırık avratsız kalmayık. Ceketi satar asfaltta yatarık. Dört karı alırık, kaynanaya sarkarık, genede doymayık! Adanalıyık Allah'ın adamıyık. Mavrasız hiç kalmayık. İşte böyle bir memleketin heavy metali nasıl olur sorusunu cevaplayan Atapaskan, "Dying" adlı albümlerinden "Seconds Remains to Death" ve "Prophecy" adlı parçalarını yayımlayarak hizmette sınır tanımadıklarını deklare ettiler. (Hayır, asvaltta niye yatıyorsunuz, onu anlayamadık.) https://www.youtube.com/watch?v=SbAKah-a3QU&feature=youtu.be...

Doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce #BobDylan

Dünya pop, rock ve folk hareketinin alamet-i farikası büyük müzisyen Bob Dylan 24 Mayıs 1941'de başladığı dünya yolculuğunda tam yetmiş sekiz seneyi devirdi. Kendisine "Doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce" diyerek sesleniyor, nice kutlu ve mutlu doğum yılları temennimizi iletiyoruz.    ...

Watain Black Metal Ateşi İle İstanbul’u Yakıp Geçti

Watain, hastası olduğum “İsveç Black Metali”nin öncü isimlerindendir. Grup 1999 yılından beri yaptığı müziği sahnesinde gerçekten yaşatan ve art arda yaptıkları albümlerle Black Metal’i zirveye taşıyan isimlerden…  Yıllardır hayranlıkla takip ettiğim grubun istanbul’a geleceğini duyduğumda büyük bir heyecan sardı içimi. Ölümün, Çürümüşlüğün ve Ateşin en güçlü hissini veren ve özellikle bu alanda yaptığı iki efsane albüm olan Casus Luciferi (2003) ve Sworn To The Dark (2007) ile hayatımızda derin izler bırakan bu tavizsiz grubu izlemek büyük bir şans ve mutluluk oldu kendi adıma.    Vera Organizasyon ve Hammer Müzik’in organize ettiği konser Beşiktaş If Performance’ta gerçekleşti. Ki bu konseri, 2 Mayıs tarihine kadar büyük bir heyecanla bekleyip durduk. Nihayet o büyük gün geldiğinde hayatımızda asla unutamayacağımız bir konser izledik. Eğer siz de hazırsanız 2 Mayıs gecesine ve If Performans’ta gerçekleşen o karanlık, tavizsiz ve efsane anlara geri dönebiliriz.  'Watain İstanbul’u Adeta Yıktı Geçti' Black Metal severlerin heyecanla beklediği gün gelip çatmıştı. Hepimiz If Performance’ın önünde buluştuk, tanıdık tanımadık hep birlikte tek yumruk olup bu büyülü ayin öncesi bizi nelerin beklediğini, nasıl bir setlist ile karşımızda olacaklarını merak ediyorduk ve elbette dillere destan tavizsiz şovlarını da bekliyorduk. Her zamanki gibi sıraya girdik ve sıradayken yeni tanıştığımız dostlarla heyecanımızı paylaştık. Arama tarama şu bu derken en nihayetinde If Performance’a girdik. İçeri girdiğimiz zaman klasik müziğin fonda çaldığı karanlık bir atmosfer bekliyordu bizleri…  Daha ilk dakikadan büyük bir heyecan hissettim ve hemen Hammer Müzik’in açtığı standa gittim. Stantta grubun bu turne dahilinde hazırladığı T-Shirtleri, Patchleri ve bunun yanında CD ve Plakları satılıyordu. Grup bu anlamda iki T-Shirt yaptırmıştı. Az bir miktar param olmasına rağmen hem bir T-Shirt hem de bir Patch aldım. Benim için oldukça kutsal bir ayin olacağına emin olduğum için bugünü bu anlamda da ölümsüzleştirdim.  Büyük bir heyecanla beklediğimiz anlarsa ufak bir soundcheck’in ardından, ateş ateş bir dekor ve ruhani bir intro’nun ardından grup elemanlarının sahnede yerini almasıyla başlamış oldu.   Watain sahneye en sevdiğim baş yapıtlarından Storm Of The Antichrist ile başladı. Ardından ise yine hastası kaldığımız son albümlerinden Nuclear Alchemy ile ayinimiz devam etti. Grubun müziği aklımızı başımızdan alırken Watain’in sahnedeki tavizsiz hali ve eze eze çalması bir kez daha bizleri kendilerine hayran bıraktı. Black Metal ayinimize The Child Must Die ile devam ederken, hemen ardından gelen ve şahsen en sevdiğim şarkıları olan ve resmen ruhumu alıp, sonrasında esir edip  karanlığın içinde ızdırap çekmemi sağlayan Puzzles Ov Flesh ile ayini zirveye taşıdılar. Bu karanlık şah eserin ardından sağ çıkmayı başardıktan sonra, yine çok sevdiğim Angelrape, Furor Diabolicus, Sacred Damnation gibi her biri klas eserlerle oldukça üst düzey bir performans sergileyerek ayine devam ettiler. Underneath The Cenotaph ve yine zaten hastası olduğum bir diğer baş yapıtları olan Malfeitor ile ruhumu fazlasıyla sarstılar. Watain ruhumuzu ele geçirmiş ve bırakmamaya and içercesine ardından art arda Towards The Sanctuary, On Horns Impaled, Stellarvore, Sworn To The Dark isimli çalışmalarını icra ederek konser devam etti. Bu icraların üstüne büyük bir sürpriz yaparak İsveç Black Metal’inin ateşini yakarak tüm dünyada bu müziğin yaratıcıları arasında yer alan ve koluma dövmesini yaptıracak kadar  hastası olduğum Bathory’den The Return Of Darkness Evil coverını çaldılar.   Konser boyunca grubun performansı dehşetti. Aynı zamanda sahnede oldukça ürkütücü gözüken grup elemanları gerçekten Black Metal’in en samimi gruplarından biri olduğunu bir kez daha bizlere fazlasıyla ispatlamış oldu. Son şarkıları The Serpent’s Chalice ile bizlere veda ederken, hayatımız boyunca unutamayacağımız bir konsere hatta ayine imza attılar.   DETAYLAR1-Kurulduğu günden bu yana ilk kez Türkiye’ye gelen grup, setlistlerinde bütün albümlerinden seçtikleri seçkin şarkılarına yer vererek bizleri resmen sarstılar, üstüne bir de Bathory ‘den bir cover yaparak İsveç Black Metalinin ölümsüz lordu Quorthon’a gayet etkili bir selam çaktılar.2-Grubun sırf bu turneye dair çıkardığı siyah ve beyaz olarak iki T-Shirt vardı. Ayrıca bunun yanında Patch, CD ve Plakları Hammer müzik standında satıştaydı.3-IF Performance o gece grubun soundu ile resmen yıkıldı dersek yalan olmaz her şey mükemmeldi.4-Katılım gayet iyiydi ve her yaştan Watain fanları oradaydı. Şarkılara grupla birlikte eşlik ettik. Grup da Instagram Official hesabından bu memnuniyetini dile getirdi.5-Geceye bir çok isimde katıldı: Burak Sümer (The Sarcophagus), Can Gürses /Nursuz (Zifir, Ex Episode 13), Serkan Kaya (Black Omen), Savaş Sungur (Sabhankra), Gürkan Yücel (Sabhankra) , Sarinvomit (Tüm Üyeleri), Mazhar Şiringöz (Metalium), Selim Öztürk (Kargo) ve Doğu Yücel  benim bizzat görüp sohbet ettiğim isimler arasındaydı, eminim daha birçok isim de vardır.6-Fakat her zamanki Showlarını yapamadılar. Ben bunun If Performance’tan teknik anlamda kaynaklandığını düşünüyorum. Ama ne olursa olsun yine de taviz vermediler ve gerek icralarıyla olsun gerekse yaptıkları Showlar ile gayet sarsıcıydılar. 7- Grup iki saate yakın bir süre sahnede kaldı ve deyim yerindeyse taş gibi bir performansa imza attı. NOT- Fotoğraflar için Mehmet Ali Bakunin’e sonsuz teşekkürler. WATAIN SETLİSTStorm 0f The Antichrist  (Sworn To The Dark )Nuclear Alchemy  (Trident Wolf Eclipse)The Child Must Die (The Wild Hunt)Puzzles Ov Flesh (Casus Luciferi)Angelrape  (Rabid Death's Curse)Furor Diabolicus (Trident Wolf Eclipse)Sacred Damnation   (Trident Wolf Eclipse)Underneath The Cenotaph  (Sworn To The Dark )Malfeitor  (Lawless Darkness)Towards The Sanctuary  (Trident Wolf Eclipse) On Horns Impaled (Rabid Death's Curse)Stellarvore  (Sworn To The Dark ) Sworn To The Dark  (Sworn To The Dark )The Return Of Darkness Evil (Bathory Cover)The Serpent’s Chalice  (Sworn To The Dark ) ...

Grunge Rock’ın feministleri 20 sene sonra yeniden plak bastı

Joan Jett efsanesinin "ablalığı" ve liderliğinde yeni bir albüm çıkarmaya karar veren, Grunge-Rock'ın dişil grubu L7, 20 yıl aradan sonra ikinci stüdyo albümleri ile yeniden karşımızda: Grup, Scatter the Rats adında bir plak yayımladı. Joan Jett hanımefendinin kurduğu Blackheart Records'tan çıkan albüm, “Proto Prototype”, “Murky Water Cafe”, ve “Garbage Truck” gibi 11 şarkı içeriyor. Jett, kızkardeşlerine dair şu yorumu yaptı: "Yıllardır sıkı bir arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğum L7 grubunun yeni albümünün bizim plak şirketimizden çıkmasından ötürü gururlu ve heyecanlıyım." Geçtiğimiz yaz mevsiminde hem Joan Jett ablayı ve grubunu, hem de L7 hanımları Delikasap Tayfası olarak Hellfest'te canlı izlemiş, hem rock'n'roll'un babaannesi Jett'in hem de Grunge & Punk'ın artık kıdemli isimleri olarak sayabileceğimiz L7'ın enerjisinin yüksekliğine yakından şahitlik etmiştik. Peki bu albümün tuhaf isminin hikâyesi neydi? Onu da emektar gitarist Donita Sparks'tan dinleyelim: "Los Angeles'ta albümü kayıt ettiğimiz stüdyonun bodrumuna ilk adımımızı attığımızda ortalıkta cirit atan kemirgenler, anfilerin arasında takılıyordu. Tam o esnada prodüktörümüz Norm Block dedi ki: 'Haydi işe koyulalım ve şu fareleri bi dağıtalım.' Böylelikle albümün ismi de ortaya çıkmış oldu." İşte Scatter The Rats albümünün isim öyküsü böyle...

Gezegenin en ayrıksı grubu Einstürzende Neubauten’den yeni plak

Deli-dahi Almanlar Einstürzende Neubauten yeni bir plak için stüdyoya kapandıklarının havadisini uçurdu. Teneke, hava, sessizlik, tıngırtı, metal, deneysellik, damla sesleri, zırdelilik ve bolca Almanlık içeren noisy ve yer yer romantik(!) müziğiyle Einstürzende Neubauten 1980 senesinde Berlin'in batı kesiminde sessiz sedasız müzik arenasına adım atmış ağır abilerden oluşmakta. Grup, yurdumuzda da konserler vermiş ve daha da mühimi Einstürzende Neubauten bassçısı Alexandre Hacke, İstanbul-Sound'unun müthiş bir panoraması olan Fatih Akın mamülü Crossing The Bridge'de ana karakter olarak rol almıştı. O filmi izlemeyeni dövüyoruz, ona göre hanımlar beyler! https://www.youtube.com/watch?v=CnnGYaqjW-A...

Shawn Smith’i kaybettik

Seattle kökenli rock şarkıcısı Shawn Smith, henüz belirlenemeyen bir sebeple yaşamını yitirdi. Smith, daha önce Brad, Satchel ve Pigeonhed gibi gruplarda yer almıştı. Henüz 53 yaşında hayata veda eden şarkıcıya huzur diliyoruz. https://www.youtube.com/watch?v=JqDc83CBQUQ...

İrem Hazer Connecticut’tan bildirdi: The Neighbourhood

Merhaba sevgili rock severlerSizlere Türkiye’de çok da bilinmeyen, müziğin dark tarafını seven herkesin tanışma anında gönülden bağlandığı, Alternatif Rock'ın Amerikalı temsilcileri The Neighbourhood’u takdim etmek isterim. 2011 yılında bir araya gelen Kaliforniyalı topluluk beş kişiden oluşuyor. Adam Levine’in kariyerinin ilk yıllarındaki halini anımsatan asi vokal Jesse Rutherfood, gitaristler Jeremy Freedman ve Zach Abels, basçı Mikey Margott ve davulcu Brandon Alexander Fried. 2014’e kadar davulda yer alan Bryan Sammis bir sosyal medya duyurusuyla Ocak ayında gruptan ayrılmıştı. Grup, en bilinen parçaları “Sweater Weather”i 2012’de yayınlarken, bu parçayla Amerika’nın en prestijli müzik listesi Billboard’un alternatif şarkılar bölümünde bir numara olacaklarından pek tabii habersizdi. 2012’den günümüze kadar üç albüm yayınlayan grubun albümlerinde yer almayan başarı yakalamış EP’leri de bulunuyor. Bahsettiğimiz EP'ler ise, alternatif rocktan indie popa, elektropoptan R&B’ye geniş bir yelpazede yer alıyor.https://www.youtube.com/watch?v=LILL0AV0938 Müziğin dark tarafına tekrar dönecek olursak, çocukluğunda babasıyla problemleri olmuş şimdinin yalnız ve bohem kadınlarından, günümüz “ıssız adam”larına, müzikseverlerin ruhuna dokunan grup, yaptıkları müziği dark pop/rock olarak tanımlıyor. Straight to Hell 'straight to hell' Sahnedeyse bir o kadar enerjik olan grup, eğlenmekle hüzünlendirmeyi bir arada gayet iyi başarıyor. Sahne demişken de geçtiğimiz yıl, benim de grubu ilk kez canlı izleme fırsatı bulduğum Connecticut konserinden bahsetmek istiyorum.Aslında mini bir festival tadında olan etkinliğe giderken, büyük bir The Neighbourhood hayranı olarak elbette oldukça heyecanlıydım. Connecticut eyaletinin New Haven şehrinde gerçekleşen etkinlikte headliner olan The Neighbourhood öncesinde, yine indie/alternatif rock tarzında müzik yapan Field Music ve HEALTH sahnedeydi.Ilık Haziran aksamında, yaptıkları derin ve soğuk indie müzikle izleyenleri Rutherfood ve arkadaşları için hazırlayan her iki grup da birbirinden başarılıydı. Salon, tabii ki The Neighbourhood’un sahneye çıkmasına yakın, her yaştan izleyiciyle dolup taştı.Salondaki herkes gibi ben de vakit yaklaştıkça heyecanımı kontrol etmekte zorlanıyordum.Ve kısa bir süre sonra beklenen an: The Neighbourhood sahnede!  Konsere, 2018’de yayınladıkları “Hard To Imagine The Neighbourhood Ever Changing” albümünde yer alan “Dust” ile başladılar. Bastan aşağı karamsarlık dolu sözlerin sonunda salondan çığlık sesleri yükseldi. İlk parçanın sonunda salonla iletişime geçmeyi tercih etmeyen Rutherfood, arkadaşlarına dönerek “Afraid” için ipucu verdi. 2014’te single olarak yayınladıkları parça, grubun şüphesiz “Sweater Weather”dan sonra en bilinen parçası. Ve nihayet şarkınin sonunda Jesse bizleri selamladı. Enerjik ve esprili kısa selamlaşma sonrasında, bizi az çok nasıl bir konser bekledigini anladım. Enerjik ama dokunaklı…Yaklaşık iki saat sahnede kalan ve 16 parça çalan The Neighbourhood, bizlere bir müzik şöleni yaşattı. Jesse ise, kah izleyicilerin omuzlarında, kah yerde enerjisini hayranlarına yansıtmakta hiçbir problem yaşamadı. Salonun büyük çoğunluğunun baştan sona ezbere bildiği “Sweater Weather” ise, grubun sondan bir önceki tercihi oldu. Ve tabii ki kendimizi çığlık çığlığa şarkıya eşlik ederken bulduk. MUTLU SON. Geçtiğimiz yaz Kuzey Amerika turnesi yapan The Neighbourhood, bu yaz ise şimdilik Güney Amerika’da yapacağı bazı konserlerini açıkladı. Bu yazıyla, umuyorum The Neighbourhood ailesi daha da genişleyecek. Yeterli gelmezse buraya bir de “Sweater Weather” videosu bırakıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=GCdwKhTtNNwDinledikten sonra eminim bahsettiğim dark müzikseverler, The Neighbourhood’un bir şarkısından diğerine kendilerini kaybedip, YouTube veya Spotify’da saatlerini geçirecekler.Burada da kısmen daha eglenceli olan sarkilari “Wires”in akustik versiyonu: https://www.youtube.com/watch?v=T2eI3okFCDE&feature=youtu.be Merak edenler için grubun resmi web sitesi thenbhd.comThe Neighbourhood ailesine hoşgeldiniz! Umarım en yakın zamanda Türkiye’deki organizasyon şirketleri de onları keşfedip peşlerine düşerler! Sevgiler!...

Right Menu Icon