Haberler

David Ellefson’a Porno Tuzağı

Megadeth kurucularından David Ellefson, özel yazışma ve kişisel verilerinin sızdırılması sonrasında zor durumlara düştü. Ellefson, özel hayatın gizliliği dahilinde kalması gereken video görüntülerinin kendisinin izni olmadan siber aleme sızdırılması ve hakkında yapılan dezenformasyonlar ile bir anda büyük bir tuzağın içerisine sürüklendi. "Reşit olmayan bir kadına cinsel taciz" başlığıyla internet ekosisteminde dolaşıma sokulan ağır ve haksız ithamlarla adeta bir "pedofili" olarak yaftalanan sanatçı, söz konusu kadın ile yaptığı "özel" görüşmeler ve kadının da herhangi bir suistimale uğramadığını ve reşit olduğunu açıklaması sonrası kısmen rahat bir nefes aldı. Konu ile ilgili detayları bilahare paylaşacağız. Ancak şu ana kadar yaptığımız tahlile göre Megadeth üyesi Ellefson'a bir tuzak kurulduğu ancak bu çirkin eylemin kimler ve hangi amaçla gerçekleştirildiği henüz öğrenilemedi. https://www.youtube.com/watch?v=9d4ui9q7eDM ...

Jeff Matz’ın Ortadoğu’ya ilgisi artarak sürüyor

Zeke, High On Fire gibi sıra dışı gruplardan aşina olduğumuz Stoner-bas gitar üstadı Jeff Matz, DeliKasap'ta yayınlanan High On Fire yazısı sonrası dergimize Türkçe teşekkür mesajı gönderdi. Daha önce Ortadoğu ve bizim diyarlarda doğmuş müziklere ilişkin ilgisini birçok kere belli eden, kendi youtube kanalında da bol bol Aşık Mahsuni, Ali Ekber Çiçek, Muhlis Akarsu'ya hayranlığını dile getiren sanatçı, kültürümüze ilişkin ilgisini bu defa da dergimizin instagram sayfasında editörlerimizle etkileşime girerek Türkçe yazışmak suretiyle dışa vurmuş oldu. O zaman herkese bol güneşli pazartesiler dileyerek şu güzel HOF şarkısıyla pazartesi sendromuna orta parmağımızı göstermiş olalım: https://www.youtube.com/watch?v=op9E1fhyV2Y DELİKASAP DERGİ 666+2. SAYISINI YAYINLADI...

Hard N’ Heavycilere “Manitacılık” müessesesini sevdiren kadını kaybettik #rip #tawnykitaen

Tawny Kitaen, 80'li yılların yürek titreten video-klip yıldızlarındandı. Tercihi Hard Rock & Heavy Metal şarkılarında boy göstermekti daha çok. Tabii ki cazibesi sayesinde sadece kliplerde oynamıyor, grup elemanlarıyla da takılıyordu. Onu ilk önce Ratt grubunun kül-yutmaz gitaristi Robbin Crosby'nin manitası olarak ve Back for More klibinde izlemiştik...

Valla En Güzelini Özlem Tekin Yaptı

Ona devamlı surette “rockçısın sen rockçı kal” dediler, kızı hiç dinlemediler. Devamlı bir tevatür yaptılar; “rockçı mıydı popçu muydu elektronikacı mıydı lezbiyen miydi sapık mıydı” dediler, kızı hep daralttılar, kıza hiç aman vermediler. Kız hep “ben rockçı falan değilim, bana rockçı demeyin, ben elektronika dinliyorum” dedi, dinlemediler. “Sex and drugs and rock’n’roll” hayat tarzını bi ara dolu dizgin yaşadığı, Alt Kemancı’da şahane Guns N’ Roses coverladığı bi dönem için doğruysa da o çoktan 2000’lerde “rock bitti ağbi yea” gemisine binmiş, clubbing ekolüyle teknoya, rave’e, dance-floor’a, “moderen” müziklere gark olmuştu; ama magazin dünyasına fark etmedi, medya takmış takıştırmış, biraz da beyin tembelliğiyle beğenmişti de bu imajı bi kere, yakıştırmıştı ona lakabı cillop gibi: ROCKÇI ÖZLEM TEKİN! Tıpkı Arthur Miller’ın şahane kitabından uyarlanan şahane film Cadı Kazanı’nda Winona Ryder karakterine ve mahalle baskısı zulmüne illallah diyen Daniel Day-Levis (S.A.V.) üstadımın artık dayanamayıp “Evet ulan Allah Mallah yok” diye isyan etmesi misali, sonunda o da kabullendi “Rockçı Özlem Tekin” imajını, metazori! Rockçılıksa alın ulan size rockçılık diyerek dağları deldi tek başına, çölleri aştı bir tek o ve erleri yendi kız başına! Ama kızın özü bu değildi ki! KIZ ROCKÇI FALAN DEĞİL Kİ! Her şeyde beyan esastır diyoruz, kız “Abi ben rockçı falan değilim” diyor, “YOK! ROCKÇISIN SEN ROCKÇI KAL!” Hatunu öldür hakkını ver; sıkı müzisyendi ve elinden gelenin en iyisini de yaptı bence. Rock mı, alın ulan! Lâkin önünde sonunda sahteliğe dayanamadı, buralardan dar kaçtı. Bir köye yerleşti; korona morona da yokken haa! Boyalı medya gene kızla uğraştı o dönemde; akıllarınca alay ediyordu zırtolar! “Rockçı Özlem eşeğe bindi, rockçı özlem tezek topladı falan…” AH AH AH, NE KOMİK! Korona şehir hayatını vurunca hepsi madara olmadı mı!? Pandemiden çok kısa bir süre önce bile hâlâ Özlem Tekin ile uğraşmaya devam ediyorlardı. Sikko bir gazetede üç sütuna şöyle yazdılar: “Rockçı Özlem Tekin Köye Yerleşti, Telefonu Yok, At Kullanıyor, Muhtar Azası Oldu, Rockçı Özlem Tekin Köy Kadını Oldu” Bize sorarsanız; “Valla En Güzelini Özlem Tekin Yaptı” DELİKASAP DERGİ 666+2 NUMARALI KOLEKSİYON SAYISI YAYINLANDI...

Fin Death Metal Grubu Wolfheart İstanbul’a Geliyor

Dinleyicilerini yıllardır hiç hayal kırıklığına uğratmayan ve her metalseveri adeta çıkaracakları bir sonraki albümü dört gözle bekler hale getiren Fin death metal grubu Wolfheart İstanbul'a konsere geleceklerini duyurdu. Uzunca bir süredir Covid-19 kısıtlamalarından çok ağır darbe yiyen Türk Metal camiası için büyük ve güzel bir sürpriz olan bu gelişme ile Türk Metalseverler nihayet Finlandiya'nın dondurucu soğuklarından gelen serin rüzgar ile yeniden hayat buluyor..Fin kurtlar,  27/03/2022 tarihinde Moda Kayıkhane, Event Hall'da Türk metalseverleri Finlandiya'dan getirdikleri serin rüzgarlarla karşılayacak.. Grubun konser listesinde ise yayınladıkları en yeni parçalarda yeralacak. Bu parçalardan biraz bahsedelim. Fin death metal birimi WOLFHEART, bu yıl çok beğenilen tam uzunlukta Wolves of Karelia'nın yayınlanmasının ardından 5 Mart 2021'de iki yeni buz gibi soğuktan çıkagelen single ve iki özel eklenti içeren Skull Soldiers EP ile kahramanca savaşına devam ediyor.  Yeni stüdyo single "Skull Soldiers" ve "Hereditary" hem klasikleşen WOLFHEART sesini korurken hem de yeni bölgeleri keşfediyor - devasa brutal vokalleri, gitar sürüş patlamaları ve ritimleriyle dağlık buzların içinden geçerek. Parçalar, Wolves of Karelia'nın savaş temasına devam ederek, Winter War sırasında kasklarına kafatasları ve iskeletler boyayan güçlü Finlandiya askerlerinden oluşan küçük, özel bir savaş biriminin hayranlık uyandıran hikayelerini anlatıyor.  Müzik ayrıca, dondurucu kış soğuklarının aurasını ve asla teslim olmaya istekli olmayan Fin ordusunun ezici ağırlığını somutlaştırıyor.  EP'de ayrıca iki nadir özellik de vurgulanıyor: İlki - Shadow World (2015) parçasının ürkütücü yeni akustik versiyonu, basçı Lauri Silvonen'in havadar, tüyler ürpertici temiz vokallerini içeren “Aeon of Cold” ve ikincisi - kusursuz  Wolves of Karelia single'ı “Reaper” ın canlı versiyonu, grubun 2020'nin başlarında yayınlanan sanal konser akışı performansı sırasında kaydedildi. Ve tabii ki grubun planlanan istanbul konserinde bu parçalar da Türk Metalseverlerle buluşacak.. TICKETS:https://www.biletix.com/etkinlik/0DP01/ISTANBUL/en EVENT:https://www.facebook.com/events/2590921001159988 Duality ProductionsDecibel-Touring DeliKasap Haber Ajansı/Can Emed ...

HEAVY METAL’İN GELECEĞİNİN ŞİFRELERİ BU PROJEDE SAKLI: METAL ALLEGIANCE

'Voltran: Evrenin Savunucusu' metal aleminde gerçek oldu. Pandemi kelimesinin henüz lügatlarımıza girmediği bir dönemde (Henüz hayattayken) Slayer, Anthrax, Megadeth, Pantera, Lamb Of God, Sepultura, Machine Head üyeleri ve birkaç sağlam isim 'Metal Allegiance' "toplama" grubunun yeni albümleri için bir araya gelmişti. Fikir 2011 yılında Mark Menghi'nin David Ellefson, Alex Skolnick ve Mike Portnoy'u bir araya getirmesiyle oluştu ve 2014 Temmuz’unda faaliyetleri başladı. Bu tarihten beri "Metal Allegiance" aralarında Phil Anselmo, Kerry King, Dave Lombardo ve Steve Vai'nin de olduğu ağır toplarla çok sayıda canlı performansa imza attılar. İlk albümleri ile de inanılmaz bir çıkış yaşamışlardı… BLYTHE VE ANSELMO GAZA GELMİŞ CANINI SEVEN KAÇSIN! Lamb Of God'un 'ruh hastası' vokalisti Randy Blythe yayınlanan ilk albüme ilişkin şunları söylemişti heyecanla: "Testament'dan Alex Skolnick'i 'Ashes Of The Wake' albümümüzde konuk gitarist olarak aldığımızda ve onun inanılmaz performansını kaydettiğimizde böylesine efsane bir isimle birliktelik yapmak bizim için büyük bir işti. Yıllar sonra Alex'in gelip bunca efsane ismin yer aldığı bir projeye katkıda bulunmamızı istediğindeyse inanamamıştık. Müzisyen olmanın dışında birer Heavy Metal dinleyicisi olarak hep hayal ettiğimiz şeyin bir parçası olmak bizim için onurdur." Bir başka 'ruh hastası' isim olan Phil Anselmo ise böylesine bir projede yer almanın kendisi için bir zevk ve ayrıcalık olduğunu altını çiziyordu. HİÇ 'HEAVY METAL ALL STAR' DİNLEDİNİZ Mİ? Şimdi bu beyinleri havaya uçuran 'All Star' grubun 10 parçalık debut albüm listesine göz atalım. Parçalar sırasıyla 'Gift Of Pain', 'Let Darkness Fall', 'Can't Kill The Devil', 'Dying Song', 'Scars', 'Destination: Nowhere', 'Wait Until Tomorrow', 'Triangulum', 'Pledge Of Allegiance', 'We Rock'… Şimdi şu üç parçaları kimlerin seslendirdiğini ve çaldığını bir hatırlayalım ve aklımızı kaçıralım: Gift Of Pain: Lamb Of God'dan Randy Blythe, Testament'ten Alex Skolnick, Megadeth'den David Ellefson, Mike Portnoy, Slayer'dan Gary Holt… 'Can't Kill The Devil' parçasında ise yukarıdaki kadroya Testament'dan Chuck Billy, Machine Head'den Phil Demmel ve Sepultura'dan Andreas Kisser ekleniyor. Bitmedi 'Kadroya bak! Şaka mı bu?' dedirten isimleri de yazıyorum: 'We Rock' (ft Mark Osegueda, Chris Jericho, Tim 'Ripper' Owens, Alissa White-Gluz, Chuck Billy, Steve 'Zetro' Souza, Alex Skolnick, David Ellefson, Mike Portnoy, Andreas Kisser, Phil Demmel, Gary Holt) Varın, bu parçaların riff'leri, partisyonları, vokalleri, soloları ve sound'i neye benzetilebilir siz düşünün! Düşünemeyenler aşağıda izlesin efendiler! https://www.youtube.com/watch?v=AG5uRzpWpt4 ANSELMO 'ANGEL OF DEATH' SÖYLERSE! İnternet ortamlarında grubun verdiği çok sayıda konserler bulunuyor. Devamlı bir solist kontenjanı yok bu oluşumun. Örneğin Anselmo halen Pantera parçalarında inanılmaz bir performans ortaya koyuyor. Ama iş örneğin Slayer ya da Megadeth parçalarına geldiğinde ağzıyla kuş tutsa olmayacak cinsten kötü. Bunun haricinde 'onun yerine bu olsaymış' diyebileceğiniz isimler mutlaka olacaktır ancak bu haliyle bile eleştiri yapmak doğru değil. Bu kadroya eleştiri getireni sopayla döverler. Grubun düzenli bir solistinin olmaması bir dezavantaj yaratmadı. Şimdiye kadar konuk vokal olarak yer alan isimler projenin başarısının da nedenlerinin bir ispatı niteliği taşıyor gibi: Phil Anselmo, Randy Blythe, Troy Sanders, Chuck Billy, Mark Osegueda, Cristina Scabbia, Matt Heafy, Doug Pinnick, Jamey Jasta, Chris Jericho, Tim "Ripper" Owens, Alissa White-Gluz ve Steve "Zetro" Souza gibi ağır toplar her daim yedek ya da asıl kadroda… Billboard 200 Listesinde 143. Numaradan giren ve Top Rock Albümleri Listesinde 27 numaraya çapa atan bu grubun -ya da oluşumun- müthiş bir potansiyeli vardı, kahrolası pandemiye kadar… Zira Baba Rockçılar Lemmy Kilmister, Dawid Bowie ve Glenn Frey’e ithaf ettikleri Fallen Heroes adlı EP’leri ile heyecan yaratmayı sürdürmüşlerdi. Nitekim ikinci uzun-çalarları, Volume II: Power Drunk Majesty bu defa vokallerde Trevor Strnad, John Bush, Bobby “Blitz” Ellsworth, Mark Tornillo, Floor Jansen, Johan Hegg ve Max Cavalera gibi yıldızlarla bezenmişti. Babalar şimdi üçüncü albüm için kafa yoruyorlar. “Toplama Grup” kafası giderek kalıcı bir grup statüsüne evrilecek mi bunu zaman gösterecek… https://www.youtube.com/watch?v=2535DYnw78U Geçtiğimiz günlerde DeliKasap’ta San Fransiskolu Thrasherlar Vio-lence’ın küllerinden yeniden nasıl doğduğunun hikâyesini işlemiştik. Pandemi sanıyorum bize ve tüm rock dünyasına şunu öğretti: “Hayat çok kısa ve iyi müzik üretenler az sayıda… O zaman, müzik yapmamak için mazeretiniz yok beyler ve bayanlar!” NOT: İŞBU MAKALE AĞIR BİRA VE ŞARAP KAFASIYLA KALEME ALINMIŞTIR! *** DELİKASAP DERGİ 666+2 NUMARALI ÖZEL KOLEKSİYON SAYISI ÇIKTI...

SAVULUN MEL’UNLAR! Allah-sız Katık-sız Taviz-siz Thrash Metal’in Sahabeleri Vio-lence dönüyor

Delişmen-dehşetengiz vokalleri, cangırtöz-dolgulu bas gitar partisyonları, köftehor-namussuz geri vokalleri, serbest gezen hayvan eti yemiş gitar riffleri ve cenabet-tokatsal davul ataklarıyla thrash metale belki big-four kadar popülarite katmayan ve fakat tavizsiz metalcilerde çıkardığı üç muazzam albümle KULAK KANIRTICI bir etkide bulunmuş hor hor köftesi tadında puslu melodi manyakları Vio-lence, 30 seneden sonra kasabaya geri dönüyor! Önce; destur diyerek 90’lı yıllar başı metal ortamı ve Vio-lence halet-i ruhiyesine bir göz atalım: https://www.youtube.com/watch?v=B-EdNm6SE_8 2019 yılında 15 yıl aradan sonra ilk defa canlı konserler için yeniden bir araya gelen ve pandemi sonrasında bu kez de 30 sene sonra ilk defa albüm basmaya niyetlenen San Fransiskolu baba-thrasherlar belki biraz etlenmiş, saç köklerinden de biraz kıl yitirmiş olabilirler. VE FAKAT HÂLÂ HAYVANSI ENERJİYE SAHİPLER! Gelin, kuduruk sesli vokalist Sean Killian’a kulak verelim: “Yeni albümümüz 1988’de yayınladığımız Eternal Nightmare, 1990’da yayınladığımız Oppressing The Masses ve 93 demomuz Nothing To Gain’in bir harmanı gibi olacak adeta; hızlı ve ağır! İçinden MACHINE HEAD ve Robb Flynn gibi bir Groove Metal efsanesini yumurtlamış bu efso-grubun yeni albümüne heyecan duymayacak olanlara seslenmek istiyoruz: OCAK DIŞISINIZ!!! DELİKASAP 666+2. SAYISINI YAYINLADI. SİPARİŞ İÇİN: https://www.delikasap.org/urun/delikasap-6662-sayi-on-sipariste/ ...

FAŞİST TED NUGENT’İ COVID ÇARPTI, METAL YILDIZLARI BELA OKUDU

Donald Trump ve “MAGA” kafasının (Make America Great Again) rock sektöründeki en büyük destekçisi olan ve daha önce “Kovid-19 yok ki olm!”, “Başka her türlü sebepten ölen kişilerin ölüm belgesine COVID yazıyorlar”, “COVID bir düzenbazlık salgınıdır. Gerçek bir salgın değildir aşıları da gerçek değildir” gibi Redneck aklının en yaratıcı sözlerini dile getiren Ted Nugent şimdi de “COVID oldum geberiyorum lan!” diye böğüre böğüre ağlamakta. Pazartesi günü Facebook kanalından canlı yayın yapan ultra-Trump’çi Nugent, “Son on gündür grip benzeri semptomlarım vardı giderek kötüleşti öyle ki ölüyorum diye düşündüm. Bugün öğrendim ki şu Çin bokuna kapılmışım. Testim pozitif çıktı çektiğim acıyı anlatamam kelimenin tam manasıyla yataktan sürünerek çıkıyorum” diye zırladı. Aklı başına gelmiş olacak ki evde ve karantinada olduğunu da dile getiren eski çocuk tacizcisi kısa süre önce “COVID-19 deniliyor çünkü 18 tane daha COVID var” gibisinden alkol ve redneck kafanın birleşimi acayip sözler sarf ederek yine gündeme gelmişti. ESKİ TRUMP’ÇI DEE LAFINI ESİRGEMEDİNugent’i sosyal medya üzerinden tokatlayan ilk isim ise eski Trump’çı Twisted Sister’in vokalisti Dee Snider oldu. Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “İstemediği, reddettiği şeyler başına gelen istemezci koca ağızlılara 0 sempatim var. Dee daha bir iki gün önce yine başka bir faşist olan Jon Schaffer'a da şu şekilde ayar vermişti: https://www.delikasap.org/2021/04/20/twisted-sister-efsanesi-dee-snider-jon-schaffere-gammazci-pust-muamelesi-cekti/ Ted efendi COVID’e saçmalık derken insanlar bunun yüzünden acı çekip öldü” diyen ve “Döndü dolaştı Ted’in .ötüne girdi” diye öfkesini dile getiren Snider’in aksine ailesi akademisyen olan Testament’in dev gitaristi Alex Skolnick ise zeka dolu basit bir görselle durumu anlatmayı tercih etti. SKLONICK DURUMU İŞTE BÖYLE ÖZETLEDİ Alex Skolnick, Twitter üzerinden önce Ted’in pandemiyle dalga geçen bir haberini koyarak “Nasıl başlamıştı” dedi ve altına Ted’in son açıklamalarını koyarak “Şimdi nasıl gidiyor” ifadesini kullandı. Thrash efsanesinin ardından bir başka glam metal efsanesi L.A. Guns’in kurucusu Tracii Guns da “Açık olmak gerekirse Ted hastalandığı için üzgünüm ve eşit şekilde bilime güvenme öngörüsüne sahip olmadığı için de üzgünüm. Çığırtkan ve hatalı olmak ölmeye değer mi e be gerizekalı?” diye ders verdi. Skid Row’un yırtıcı sesli vokalisti Sebastian Bach (neden hiç normal isimleri olmaz bunların) ise twitter adresinden mevzuya dalarak “Asya nefreti sergileyenlere sıfır sempati! Nefretini kusmak istersen hemen nefretle karşılaşırsın. Sıkıntı yok biladellll! https://www.youtube.com/watch?v=C3nycoZ-zzw Z kelimesini (siyahiler için kullanılan aşağılayıcı ifade kastedilmekte) kullanan tanıştığım herkese 0 sempati! Bunun gibi müzisyenler varsa da Dee ve benim gibi asla bunu kabul etmeyen insanlar da var. Üstelik onlardan daha büyüğüz” ifadelerine paylaşımında yer verdi. (DeliKasap Haber Ajansı/Emre Doğulu) Sebastian Bach Ted'e çok öfkeli ROCK 'N' ROLL KÜLTÜRÜNÜN YEGANE MECMUASI DELİKASAP 666+2. SAYI ÇIKTI Dergimize abone olmak, eski ve yeni sayılarımızı edinmek ya da kapaklarımızı övmek için dükkanımıza buyrun: https://www.delikasap.org/urun/abonelik/ ...

Twisted Sister efsanesi Dee Snider, Jon Schaffer’e GAMMAZCI PUŞT muamelesi çekti

Iced Earth kurucusu Jon Schaffer 6 Ocak Darbe Girişimi faillerinden biri olarak yargılanması sonucunda suçlu bulunmuştu. Schaffer’in 30 yıllık bir ceza ile karşı karşıya kalması sonrası PİŞMANLIK YASASI’ndan faydalanmak üzere devlet ile işbirliği yapacağını açıklaması Dee Snider’ı küplere bindirdi. Snider “Alçak! Puşt! Sen darbecileri savundun. Teröristlik yaptın. Şimdi de hainlik ediyorsun, gammazlık ediyorsun. Bi tane çakıcam!” dercesine bir ruh haliyle Schaffer’in metal camiası için bir utanç kaynağı olduğunu açıkladı. “Bre .mın çocuğu, madem teröristlik ettin, bi bok yedin, neden ceza indirimi için kendi cemaatine hainlik ediyorsun, gammazcı pezevenk!” şeklinde ağza alınmayacak küfürlerle Schaffer’e yüklenen ünlü vokalist, -sanki kendisi de henüz daha birkaç ay evvel Donald Trump yandaşı değilmişçesine- Jon Schaffer’i savunan bir takipçisi ile twitter’da bir de ağız dalaşına girdi. Bir takipçisinin “Jon’un heykelini dikmeye kalksak t.şşaklarına Indiana’nın betonu yetmez, en azından o inandığı değerler için savaştı” açıklamasına öfkelenen Snider “Hadi oradan, hadi oradan! Kendi ailene ve arkadaşlarına hainlikten başka bir şey değil. Gammazlık bu!” dedi. Hızını alamayan Snider attığı seri twitlerle Schaffer’e öfke kusmayı sürdürdü: “Gammazcılık, şerefsizce davranmaktır. Çok gammaz gördüm, duydum, babam bir polisti benim. Ama beni gammazcılık konusunda iyi eğitmiştir, bir polis olmasına rağmen o da sevmezdi gammazcıları ve bana sevdiklerimi satmamam konusunda hep öğütler verirdi. Sessizce acını çek ve kimseyi satma. Sevdiklerini, ailesini satan, gammazlayan insanları anlayamıyorum. Herkes enselenene kadar çok ağır abilik taslar ama yakalanınca da en hızlı satıcı olur. İbnelik gibi, puştluk gibi bir şey bu gammazlık.” Yine de yiğidi öldürüp hakkını verelim: Dee Snider'ın kendisi de daha önce 1985 yılında "Gençleri Metal'le Zehirlediği", "Şiddete Özendirdiği" ve "Ahlaksızlık Ettiği" gibi s.kko gerekçelerle Gençleri Koruma Cemiyeti tarafından Amerikan Senatosu'nda sorguya çekilmiş ama rock'n'roll tavrından taviz vermeden savunmasını anti-sansürcülük üzerine bina ederek metal camiasında büyük bir itibar kazanmıştı. Dee Snider senatodaki müthiş savunmasında anlı şanlı parlamenterleri alt etmiş, "Under The Blade şarkısı Sadomazoşizmi ve tecavüzü teşvik ediyor" diyen meşhur Demokrat senator Al Gore'un hanımı Bayan Gore'a "şarkıda bu tip düşünceler yok bence bu tip fikirler sizin beyninizin içinde" diyerek yüz yılın ayarını vermişti. O günlere dair bugün gülerek şöyle konuşuyor Dee: "Karşılarında Vince Neil gibi birini bekliyorlardı. Onu çatır çatır yiyebilirlerdi çünkü entelektüel olarak biraz zayıftır bizim Vince. Ama ben karşılarına Braveheart gibi dikildim!" Seni seviyoruz tuhaf adam, tüm deliliğine rağmen! DELİKASAP DERGİ SON SAYI ÇIKTI! DeliKasap'ı destekle...

Right Menu Icon