Haberler

Sansürcü İran’dan Metal Müziğe Mahkumiyet Kararı

Anti-demokratik ve insan haklarından bihaber İran İslam Cumhuriyeti’nin sanata, bilime, felsefeye olan düşmanlığı gün geçmiyor ki bir nebze olsun azalsın. Batı müziğinin “yasaklı” kategorisine girdiği İran’da hükümet Metal müziği şeytani olarak nitelendiriyor ve türün hiçbir şekilde aktif olarak icra edilmesine izin vermiyor. Bu kez ise hedeflerinde Death Metal grubu olan Arsames var. 2002’den beri İslam hükümetinin baskıcı rejimlerine rağmen adını bölgede duyurmuş olan ve Türkiye, Dubai, Ermenistan’da festivaller düzenleyen grup 15 yıl hapse mahkum edildi. Tutuklanan grup üyeleri kefaretlerini ödedikten sonra serbest bırakıldı. Orta Doğulu bir başka grup olan Dark Phantom ile ilgili yazımızı okumak için tıklayınız. DeliKasap’a destek olmak ve 19. Yıl 666+1. Koleksiyon Sayısı’na sipariş vermek için tıklayınız. ...

Heavy Metal’in Kutsal Bayrağı İzmir’in Dağlarında Dalgalanıyor: Metal İz!

Yerli metal camiamızda geçtiğimiz günlerde Rock City Bursa’nın İstanbul, Ankara ve İzmir’e “gözdağı” verdiğini ve kadim Bursa’nın rock’n’roll hususunda vites yükselttiğini kaydetmiştik. Güzel İzmir’imizden yanıt gecikmedi ve Heavy Metal’in Kutsal Bayrağının en hakikatli bir şekilde İzmir’in dağlarında dalgalanacağının işaretleri şu şekilde verildi: Metal İz! Şaka bir yana, yurdun dört bir yanından müziğe ve özellikle rock, metal ve punk’a tutkun güzel ve yaratıcı insanlara DeliKasap vasıtası ile rastlamak ve tatlı bir rekabetin hala varolabileceğinin İz’lerini sürmek çok keyifli… İz demişken; neymiş bu Metal İz diyerek mikrofonu Kıvanç Sekü biraderimize uzatıyoruz: “Metal İz rock müziğe gönül vermiş İzmirli müzisyenlerin oluşturduğu kolektif bir çalışma...

Elçin Özsoy’u yitirdik

Müzik emekçisi, rock ve metalin aşığı, hayvansever, iyiliksever ve hakikaten çok güzel bir insanı yitirmiş olmanın acısını yaşıyoruz. Biricik arkadaşlarımızdan Elçin Özsoy, DJ ElChun Li yaşamını yitirdi.DeliKasap Dergisi'ne her zaman verdiğin destekleri unutmayacağız.Çok üzgünüz...

Tanju Eren “Köpek Yılları”nı Kayıt Altına Aldı

Tanju Eren diyor ki: "Zaman, içinde bulunduğumuz koşullara göre hızlı veya yavaş akabilir. Son dönemyavaşlayan bir grafik çizdi insanoğlu için. Ben de köpek yıllarının insan yılı ile 7'ye1 oranından yola çıkarak bu zaman aralığının yarattığı ruh halleri üzerineçevrilmemiş bir film için soundtrack yaptım. Birbirinden kopuk gibi dursa da değişikuçların tasviridir albümdeki parçalar. Günümüz alışılanın geçersizliğine işaretederken alışılmış bir üretim de söz konusu olamadı benim için. Fırtınalı dinlemelerdiliyorum." Biz de diyoruz ki: Albüm, tüm dijital platformlarda SCP etiketiyle yerini aldı, ırgalanınız. (Bu arada DeliKasap 666+1. Özel Sayımızı yayımladık, edinmek isteyenler aşağıda neşriyatımızı inceleyebilirler) https://www.delikasap.org/urun/delikasap-19-yil-ozel-sayisi/ ...

Cennetten gelen Patience sesi: Chris Cornell’den dinliyoruz

Soundgarden'ın eşsiz sesi Chris Cornell'i depresyon illetinden dolayı kaybetmeseydik şimdi 56. yaş gününü kutluyorduk. Bunun yerine son Grunge-Rocker'ın sağlığında stüdyoda kaydettiği GN'R klasiği Patience'ı onun sesinden dinlemekle yetineceğiz. https://www.youtube.com/watch?v=YaIvy6nQEcw&feature=emb_logo Büyük rock şarkıcısı Cornell'i yitirdiğimiz anda şu duygularla paylaşım yapmıştık: https://www.delikasap.org/2017/05/18/son-grungei-kaybettik-chris-cornell-icin-yastayiz/ Ve onu sonsuzluğa uğurladıktan sonra Chris ve arkadaşlarını andığımız yazıyı da tekrar burada paylaşarak "Huzur Seninle Olsun Güzel Adam" diyoruz. https://www.delikasap.org/2017/08/28/hunger-strike-ve-bir-dostlugun-tarihcesi/ Guns N' Roses'dan bir şarkı yorumlayarak rock'n'roll müziği içerisinde türler arası ayrım yapmanın saçmalığını cennetten bile bize tebliğ eden Chris Cornel'in en yakın arkadaşlarından Pearl Jam ile ilgili yazıyı da içeren ve kapağını Guns N' Roses'ın süslediği son DeliKasap sayısını ise sipariş ederek bizleri destekleyebilirsiniz: https://www.delikasap.org/urun/delikasap-19-yil-ozel-sayisi/ ...

Memleketten dünyaya süzülen kumrular Simurg’u kurguladı: “Murat & Esma Ertel”

Adını en son Türkiye olarak belirlediğimiz ve yıllardır bu adla tanımlayageldiğimiz kadim coğrafyamızda rock, pop, caz ve bilimum müzik türleri üreten hemen herkes özgün olmamakla, taklitçi olmakla, kûnek olmakla falan, en az bir kere itham edilmiştir. "Frankaponlar daha önce yaptı", "Metallica bunu yaptı", "Fazıl Say, ne ayaksın sen" ve benzeri çok kelam edilegelmiştir (Lan, yapmayın şunu, rahat bırakın müzisyenleri sıpalar). Ve fakat; elbette ki bu tenkitlerin bir kısmı doğru da olabilir ama "şu koskocaman insanlık komedyasını oluşturan biz faniler birbirimizden etkilenmeyeceğiz de ne yapacağız a dostlar" diyerek hiçbir şeyi beğenmemek konusunda diretenlere de "Adam sen de" demeden edemeyeceğim! (Bu gibi zıpçıktıların en çok sarf ettiği cümleciklerden biri de "Ben Türk müziği dinlemem." Ulen, Türk müziği seni dinliyor mu peki!?) Laf! Hülâsa, Baba Zula mihmandarlarından sevgideğer insan Osman Murat Ertel (adamın hükümet gibi adı var) ve müzisyen zevcesi Esma Ertel hanımefendinin Belçikalı Compro Oro yoldaşlarıyla yoğurduğu musiki hamuru Simurg, yukarıdaki laf-ı güzafları boşa düşürmeye aday bir eser olarak musikişinasların hizmetine sunuldu; üstelik değerli sanatçı (ve aynı zamanda Murat Ertel'in de sevgili babacığı) Mengü Ertel'in elcağızından çıkma kapak resmi, kara plak formatında da basılan albümü taçlandırıyor. Nu-Jazz ve Psikedelik sularında at koşturan (ya da deryasında yüzen) bir çalışma bu. Genelde Baba Zula, özelde Murat Ertel üzerine odaklandığım bir risale/röportajda da (bilahare detaylarını müzikseverlerle paylaşacağım) değindiğim bakış açısı, sanıyorum burada da cuk oturacaktır: Zira bu değerli müzisyenler, kısmen -tadında- oryantalist olmak ile büyük oranda otantik olmanın sentezi peşindeler, kolay bir şey değil bu. Meşakkatli bir arayış, yıllar süren bir yap-bozlar silsilesi ve evet: sonuç olağanın çok ötesinde, fevkaladenin fevkinde. Bu kolektif başarılar zincirinin hazzını yaşamayı elbette ihmal etmiyorlar ama beni asıl heyecanlandıran şu; bir çocuk telaşesi içinde hep aramaya, denemeye, üretmeye devam ediyorlar, şapkam nerede, çıkaracağım ve bu müzisyenlerin şerefine yere çalacağım! (Şapkamın ne günahı varsa...

Yiğit Suba’dan davet: PUNK MEYHANESİ çok güzel, gelsenize

Burası bir punk meyhanesi ve isteseniz de istemezseniz de sarhoşluğun derin ve berrak sularına adım attınız.Hiç bitmeyen bir kumsal partisinde, asla bitmeyen içkilerle yıkanan, deniz ve rüzgar kokusuna bulanmışrengarenk dumanlar sarıyor sizi. Korkularınızın ve endişelerinizin hemen önünüzde çıplak ayaklarıyla danseden insanların saçlarında eriyip yok olduğunu göreceksiniz. Size doğru uzanan elleri tutun ve dansa katılın.Bu meyhanede kimse aynı dans etmiyor. Fark ettiniz mi?"Ne diyor ya bu adam" diyenlere Artık Herkes Gibisin'in klibi: https://youtu.be/ovikXgGrwbo "Kim ya bu adam!?" diyenler için Yiğit Skuba Duba Du'nun biosu: Yiğit Suba, müzik çalışmalarına 90'lı yılların sonunda başladı. Birçok farklı grupla yaptığı müzik çalışmalarınınardından "dahiyane" bir fikirle üniversite sonrası reklamcılık sektörüne ağırlık vererek müzikle olan ilişkisiniazalttı. Bunun sonucunda saçları inceldi, sırtı eğrildi, kilo aldı ve şehirden fena halde bunaldı. Ama müzikintikamını, onu asla terk etmeyerek, masalarda ve ortamlarda hep kendinden bahsettirerek aldı.Müziğin rüzgarına daha fazla dayanamayan Yiğit Suba, 2010 yılından itibaren pusulayı müziğe döndürerekkalabalıkların içinden berrak sulara doğru bir adım attı. 'Whatever' ve 'Herbafrique' gruplarıyla yaptığı rock-reggae çalışmalarıyla ve sahne performanslarıyla alabildiği derin nefesler sayesinde 2016 yılında biricik eşiArzu ile İstanbul'dan uzaklaşarak Gümüşlük'e yerleşti. Teknesini aldı, yüzdü, içti, daha da içti, beste yaptı, sözyazdı ama hiç balık tutamadı. (Şans işte… Oluyor öyle.)'Artık Herkes Gibisin', bu yolculuğun ve değişimin hikayesidir. İstanbul'un ve Gümüşlük'ün hikayesidir. Vemaalesef gitgide birbirine benzemeye başlayan bu iki ilham verici köyün güzelliklerine ve çirkinliklerine ağıttır. Şarkının Künyesi:Söz & Müzik: Yiğit SubaDüzenleme: Volkan Konuk / Cem Sarıoğlu / Yiğit SubaMix & Mastering: 46 Hertz Studio / Volkan Konuk / Cem SarıoğluVokal: Yiğit SubaBas Gitar: Volkan KonukGitar: Cem SarıoğluDavul: Mert Alkaya ...

Nasty Beast’ten ikinci tekli: Sus Pus

2019 yazında “Neden” adlı ilk teklileri ile Punk Rock camiasında kendini gösteren güzeller güzeli İzmir’den çıkmış Nasty Beast, karantina sürecinde evde kaldık, çok sıkıldık biz diyerek Instagram üzerinden coverlar yayımlamıştı. “Yeni normale” dönerken ilk teklilerinin üzerinden bir sene geçmiş olan grup ikinci teklileri “Sus Pus” ile sahalara döndü. Mert Erdem, Altuğ Atalmış, Bora Kumpasoğlu, Yiğit Yeşildağ işbirliğiyle ortaya çıkan Sus Pus, Gloss Müzik etiketiyle yayımlandı. Tüm dijital müzik platformlarında yerini alan şarkının klip yönetmenliğini ise Begüm Yeşildağ üstlendi. Neden’in ardından daha sert ve agresif tınılar barındıran şarkı için grup “Şarkıyı ters taraflarımızdan kalkarak yaptık.” diyor. Müziğe susadık biz diyenler için temmuz sıcağında buuzzz gibi limonata etkisi yaratabileceğini düşündüğümüz şarkının linkini hemen aşağıya bırakıyoruz. https://www.youtube.com/watch?v=_LWSJHtZOnM&feature=share&fbclid=IwAR1ue8grcZ_ZKUYYWUeaGs7O8JudXIFTtIZDJTIQGO8VRpSiobRsVsWAHVo DeliKasap 19. Yıl 666+1. Koleksiyon Sayısı’na sipariş vermek için; https://www.delikasap.org/urun/delikasap-19-yil-ozel-sayisi/ ...

Right Menu Icon