Spor

Milli Jimnastikçimiz Tutya Yılmaz, güzellikten anlamayan salaklara seslendi

Oturduğu koltuktan tuvalete gitmeye bile üşenen akıl fukarası kabızlar, güzellik ve estetikten zerre nasiplenmemiş aylak ruhlu zibidiler şüphesiz ki tüm dünyada bolca mevcuttur. Tabii ki ülkemizde de bolca bu faydasız vatandaşlardan bulunmaktadır. İşte bu kafası ile -çok afedersiniz- poposu yer değiştirmiş aklı evvellerden biri de başarılı jimnastikçimiz Tutya Yılmaz'ın moralini bozmuş; neymiş, sporcumuz "kaslıymış", hatta Tutya'ya yakıştırdığı tabir: "Kas yığını." Öncelikle, antik Yunan'dan bu yana "Güzel" tabirinin bedenen ve ruhen kendisini geliştirmiş insanlara yakıştırıldığından, spor ve özellikle jimnastik yapan insan bedeninin en güzel beden olduğundan ve felsefi olarak güzel kelimesinin anlamından bile bihaber bu zevzek arkadaşlara normalde gülüp geçmesi gereken Tutya arkadaşımızın üzüldüğüne şahit olunca bu yazıyı hazırladığımızı söylemeliyiz. Önce, Tutya'nın açıklamalarına bir göz atalım, sonra da mesajımızı verelim: "Bir genç kız olarak söylemek istediğim bazı şeyler var. Ben bir sporcuyum ve yaptığım spor gereği vücudum normal bir bireye göre daha kaslı! Bu, zaman zaman benim de takıldığım bir konu; hatta fazla kaslı çıktığım birçok kareyi de koymuyorum. Bugün bu fotoğrafı paylaşmadan önce, çok kaslı durduğumu düşündüm ve fotoğrafı ne kadar sevsem de paylaşmaktan çekindim. Çok sevdiğim ve fikrine güvendiğim birkaç kişiye fotoğrafı attım ve yorumlarını sordum. Çünkü her ne kadar takmıyorum bu tür yorumları desem de zaman zaman insanın kalbini kırılıyor, çünkü nihayetinde ben de bir insanım...

Şampiyonlar Ligi Finali’ndeki kıza çirkin ya da şişman diyenlere üyelikten ihraç

2019 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakası esnasında sahaya atlayan kadın aktivist tüm dünyada fenomen oldu. Birçok sporsever, hanidiyse ANADAN ÜRYAN yeşil sahada koşuşturan kızcağıza sempatiyle bakarken aralarında bazı DeliKasap okurlarının da bulunduğu bir kısım densizin, söz konusu hanım kızımıza çirkin, şişman, toplu vb yakışıksız ifadeler kullandığı tespit edilmiştir. Estetik ve güzellik mefhumlarından nasiplenmemiş bu üyelerimizin acil ihracı için DeliKasap yönetimi olarak disiplin kurulumuza ihraç talebimiz bildirilmiş olup, DeliKasap sosyal medya organlarımızda da aynı muamelenin ivedilikle yürürlüğe konulması talimatı yetkili organlarımıza bildirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla bildiririz!...

Rant ve açgözlülüğe prim vermeyelim; doğa sporları potansiyeli sınırsız Dedegöl’e sahip çıkalım

Türkiye’nin en önemli doğa sporları festivallerinden birisi çok yakında Dedegöl Dağları Kuzukulağı Yaylası'nda düzenlenecek. Aynı zamanda, ne yazık ki maden aramak için ön ruhsat da verilen bu bölgenin rantiyeye kurban gitmesi tehlikesi ile karşı karşıya kaldığımız da muhakkak. Neyse ki Dedegöl'ün halk ve doğal çevre yararına en verimli nasıl kullanılabileceğine dair kafa yoranlar da mevcut. Delikasap olarak sözü onlara bırakıyoruz: "Doğa sporları potansiyeli sınırsız olan bu bölgenin tanıtımı ve korunması amacı ile bir festival düzenlemekteyiz. Festival boyunca kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü, ipte yürüme (slack line), yüksekte ipte yürüme (high line), yoga, doğa yürüyüşü, dağ bisikleti, dağ koşusu; kuş, kelebek ve bitki gözlemi gibi aktiviteler yapılacak. Alanında uzman kişilerin bilgilendirmeler de yapacağı bu aktivitelere katılım ücretsiz olacaktır. İlgi çekici görselliğe sahip yöre ve spor faaliyetlerini kaydedip bu bölgenin tanıtımı ve korunmasında bize yardımcı olmanızı isteriz. Isparta Valiliği, Isparta Belediyesi, Eğirdir Kaymakamlığı, Eğirdir Belediyesi, Aksu Kaymakamlığı, Aksu Belediyesi'nin ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün destek verdiği faaliyete katılımınızı rica ederiz." Facebook iletişim ve bilgi: https://www.facebook.com/Kuzukula%C4%9F%C4%B1-Do%C4%9Fa-Sporlar%C4%B1-Festivali-2018-224923854759093/ Dedegöl'ü tanıyalım: Türkiye'nin en önemli uzun duvar tırmanış rotalarının bulunduğu ve dünya çapında tanınan Dedegöl Dağları ile Kuzukulağı Yaylası tırmanış bölgesine maden arama ruhsatı verildi. Bu bölge Isparta ili, Aksu ilçesi, Eldere köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. 2000'li yılların başında kaya tırmanış rotaların açılması ile tanınan bölge, Türkiye'nin en çok bilinen doğa sporları merkezlerinden biridir. Bölgenin sahip olduğu kaya tırmanış ve doğa sporları potansiyeli sınırsızdır. Uzunlukları 20 ila 600 metre arasında değişen yüzlerce tırmanış rotası yerli ve yabancı rota açıcılar tarafından uluslararası standartlarda meydana getirilmiş ve rota sayısı her geçen yıl artırılmaktadır. Yerli ve yabancı ekiplerin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar neticesinde Türkiye’nin en derin 4. mağarası Kuyukule, bölgede ortaya çıkarılmıştır. Bu mağara, üniversite kulüpleri ve Mağara Araştırma Derneği tarafından tescillenmiştir. Dedegöl Dağları, doğa sporları için son derece uygun alanlardır. Bahsi geçen Kuzukulağı Yaylası ve civarına yıl içinde dört mevsim boyunca binlerce doğa sporcusu kaya tırmanışı, uzun duvar tırmanışı, sportif kaya tırmanışı, dağcılık, tur kayağı, kampçılık, doğa yürüyüşü, bisiklet ve motocross için kullanmaktadır. Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden gelen bu sporcular Isparta, Eğirdir, Aksu ve köylerine ekoturizm yolu ile katma değer sağlamaktadır. Bu sporculardn biri olan dünyanın en ünlü ve önemli tırmanıcılarından Michel Piola bölgeyle ilgili duygularını şöyle ifade etmektedir: “Bir tırmanıcı, uzun duvar rota açma uzmanı ve bu konuda 15 kitabın yazarıyım. Dedegöl kayalıkları, Kuzukulağı Yaylası Eldere Köyü uluslararası öneme sahip bir bölgedir. Dünyada bu tarz tırmanışlar için 5 önemli bölge vardır. Fransa’da Verdon, Fas’da Taghia ve Todra, Meksika’da El Potrero Chico, bir diğeri de Dedegöl’dür.” Kültür Turizm Bakanlığı ve Isparta Valiliğinin himayesinde yürütülen projelerle St. Paul yolu, Kapıkaya ve Yazılı Kanyon tırmanış bölgeleri, Davraz Dağı Kayak Tesisleri sayesinde yöre yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından kullanılmaktadır. Bölge Türkiye turizminin lokomotifi olan Güney sahillerine ve her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin akın ettiği Antalya Havalimanı’na çok yakın bir mesafede bulunmaktadır. Her yıl sadece kaya tırmanışı için çok sayıda yerli ve yabancı sporcu bölgeyi ziyaret ederken, dünya çapında markaların sponsor olduğu uluslararası şenliklerin Türkiye ayağı yine bu bölgede yapılarak, turizmin gelişmesine ön ayak olunması düşünülmektedir. Hali hazırda Isparta Valiliği bu yönde çalışmalar yapmış, Kapıkaya ve Yazılı Kanyon bölgelerindeki faaliyetlere destek vermiş, profesyonel ekiplerin açtığı rotaları envantere geçirmiştir. Isparta Valiliğinin gerçekleştirdiği “Kayadaki Eller Projesi” ile Isparta ili, ülkemizdeki kaya tırmanışına gönül vermiş gençlerin yanı sıra yabancı tırmanıcılar için de cazibe merkezi haline gelmiştir. Delikasap'ın Notu: Bu doğa harikası ve müthiş turistik ve spor potansiyeli olan bölgeye maden arama ön ruhsatı verilmesi garabeti ile karşı karşıyayız. Göbeklitepe'ye beton dökülmesi sonrası artık bu tip salt paraya ve piyasaya odaklı kasaba tüccarlığı uygulamalarından artık bıktık. Tüm yurttaşlara seslenmek istiyoruz: Rant ve açgözlülüğe prim vermeyelim; doğa sporları potansiyeli sınırsız Dedegöl'e sahip çıkalım. ...

Japon fıstıklar, olimpiyatlarda metal meşalesi yaktılar

Japonya adına olimpiyatlara katılan, senkronize yüzme dalında yarışa katılan iki metalci bebiş, performanslarına eşlik yapacakları müzik seçiminde Kamelot tercihleriyle olimpiyatlara heavy-metal tadı kattılar. The Spell and Karma eşliğinde yüzen Yukiko Inui ve Risako Mitsui adlı kankişler, beğenilen performanslarıyla büyük alkış topladılar ve heavy metal ile yüzme sporunun nasıl da birbirine yakışabileceğini dosta düşmana ispatladılar...

Allen Iverson ve ülkemizde basketbol kültürü neden oluşamadı

Geçtiğimiz haftalarda Delikasap dergisi genel yayın yönetmeni değerli dostum Atlantis'ten Gelen Adam ile laflıyorduk; hoşbeş arasında "biri gelmiş geçmiş en iyi NBA oyuncuları arasında karışmış diğeri ise halen NBA’de oldukça önemli bir oyuncu olan ‘The Answer’ lakaplı Allen Iverson ve Derron Williams’in Beşiktaş’ta oynadığı döneme ait formalarını bulsak ne şahane olur değil mi" demiştim. Aslında aradığımız Iverson’in formasıydı ve sıkı bir Iverson ve Beşiktaş taraftarı olan kardeşim kulağıma kar suyu kaçırmıştı. Atlantisli ile bir hayli çırpındık ancak ne Iverson’in ne de Williams’in formalarını bulabildik. Formalar...

IVERSON RESMİ OLARAK ARTIK ‘EFSANE’

NBA efsanelerini onurlandıran Hall Of Fame’in 2016 sınıfı geçtiğimiz günlerde açıklandı. 2016 sınıfının en parlak isimleri arasında basketbolu Asya’da sevdiren Houston Rockets’in uzun pivot efsanesi Çinli Yao Ming’in yanı sıra modern dönem uzmanlarının çoğuna göre basketbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi pivotu, 4 NBA şampiyonluğu yüzüğü bulunan, 2000 yılı NBA sezonu en iyi oyuncusu ödülünü (MVP) alan ve 15 kez All Star seçilmiş Shaquille O’Neal bulunmakta. Bu yıldızların yanında yer alan bir diğer isim ise sadece basketbolda değil, Amerikan toplumunda ırk ayrımcılığı konusunda da simge haline gelen, dövmeli, ‘corn row’ saçlı, asi, kural tanımaz yaratıcı tarzda oynayan şimdiki NBA gençlerinin ilk örneği ve önünü açan bir isim… Allen Iverson.   SPORDA VE TOPLUMDA DEVRİM YARATAN ADAM 1996 yılında Philadelphia 76ers tarafından birinci sıradan draft edilen Iverson insanların aklında sadece spordaki devrim niteliğindeki yenilikleriyle değil Amerikan toplumundaki dalgalanmalarda da ön planda olmasıyla tanınan bir isim… 2001 yılında tek başına 76ers’i NBA finallerine taşıyan ve aynı sene NBA MVP seçilen Iverson 4 kez NBA sayı krallığı, 12 kez All Star, 2 kez All Star MVP gibi birçok ödüle ve çok güçlü istatistiklere sahip. Iverson’in 3 numaralı forması Julius ‘Dr. J’ Erving, Maurice Cheeks, Wilt Chamberlain ve Charles Barkley gibi 76ers efsanelerinin yanında, Wells Fargo Center’da emekli edilerek asılmış durumda. NBA tarihindeki en iyi oyun kurucularından ve şutör gardlardan birisi olan Iverson’in her adımı, her hareketi sporda ve yaşadığı toplumda devrim niteliğinde… Crossover ve dribling hareketlerini NBA’in en tehlikeli hareketine çeviren, o güne kadar kimsenin görmediği bir hızda hareket eden, Majesteleri Michael Jordan’ın ‘Bileğini kıran’ hareketiyle sporda rekabetçilikle saygının ayrı şeyler olduğunu zorda olsa kabul ettiren, asi, dövmeli, kenar mahalleden gelen ve gangsta rap dinleyen hatta bir gangsta rap albümü piyasaya çıkaracak kadar aykırı tarzını ancak 26 yaşında zorla kabul ettirebilen bir isim Iverson. Hakkındaki suçlamalar dolayısıyla ABD’de birçok şehirde siyahilerin ‘Bir daha içimizden birisini böylesine ezemeyeceksiniz’ diyerek kampanyalar başlattığı, Amerikan Senatosunun 1 ay ana gündem maddesini oluşturan olayların asıl kahramanı… Jordan’in oynadığı bir dönemde, kendi giydiği ayakkabıları ondan daha fazla satan, deplasman sahalarındaki seyircilerin üzerinde en fazla forması bulunan tek başına bir spor markasını ayağa kaldırabilecek ölçüde marka değeri olan bir isim… Kazandığı parayla yüzlerce kimsesiz gencin sporla yetişmesine katkıda bulunan hayatı boyunca ailesi de dahil olmak üzere yaklaşık 50 kişiye bakan asi ve olağanüstü yetenekli bir sporcu… Herkes ‘Sen aykırısın!’ ‘Sen kural tanımıyorsun!’ ‘Sen sporu değiştirmeye çalışıyorsun!’ ‘Sen suçlu bir cezaevi mahkumusun’ ya da ‘Sen hangi hakla beyazlar için ideal sporcu olan Michael Jordan’i sahada maymuna çevirmeye çalışırsın!’ diye yüklenirken tek bir cevap vermiştir: “Ben bunların bizzat cevabıyım!” Lakabı da ‘The Answer’ (Cevap) olan Iverson, Muhammed Ali’den sonra ABD’de aykırı ve sistem karşıtı duruşuyla en çok ses getiren siyahi sporcu ve NBA’de oynadığı yıllar boyunca Amerikan ana akım medyasının manşetlerinden hiç düşmeyen bir isim. İlgilenenler için hayatını incelikli röportajlarla ele alan ve Türkçeye de çevrilmiş olan Larry Platt’in ‘Allen Iverson Efsanesi: Yalnızca Güçlüler Ayakta Kalır’ kitabına ya da ‘The Answer’ belgeseline bir bakmanızı ve bir dönemin ruhuna, toplumuna ve spor anlayışına toptan meydan okuyan ve sonunda ‘eski olanı’ yenen bu efsaneyi daha yakından tanımanızı öneririm. JÜBİLESİNİ YAPTIĞI BEŞİKTAŞ’I VE TARAFTARINI HİÇ UNUTMADI! NBA’de 2011 yılındaki lokavt döneminde boşta kalan Allen Iverson, Beşiktaş basketbol takımı ile bir yılı opsiyonlu, iki yıllık sözleşmeye imza attıysa da sakatlanarak bir sezonu dolduramadan takımdan ayrılmak zorunda kaldı. Iverson Beşiktaş’ta 10 maça çıktı ve sonrasında profesyonel basketbolu bıraktığını açıkladı. Yani ‘The Answer’ dev kariyerindeki jübilesini Beşiktaş’ta yaptı. ‘Beşiktaş farkı’ burada da kendisini gösterdi. Beşiktaş NBA’in en asi, yetenekli ve ünlü ismini Türkiye’ye getirmekle kalmadı ayrıca kendi farkını da bu isme tanıtmış oldu. NBA’in en hararetli ve sert taraftarlarından birisi olan 76ers taraftarlarının ardından Beşiktaş’ı ve kulübün taraftarını gören Iverson “Üçlü çektirmeyi” Türkiye’de öğrendiğini ve bunun kendisini çok heyecanlandırdığını dile getirdi. Iverson, imza töreninde Beşiktaş taraftarlarını ise şu sözlerle anlatmıştı: “Kariyerim boyunca çok büyük maçlarda ve atmosferlerde bulundum ancak dünyanın hiçbir yerinde böyle bir taraftar, böyle bir tezahürat görmedim. Döndüğüm zaman ABD’deki birine bunu anlatsam da anlayamaz. Gelip bunu yaşaması lazım. Bu tezahüratları bizim için yapmaları ve benim bunun bir parçası olmam gurur verici.” Burada önemli bir detayı da vurgulamak gerekli… Iverson hayatı boyunca ‘Real’ takılmış olan bir adam yani hiçbir sözünde abartı, sahtelik ya da klişe yok. Öyle olmadığı geçen sene de ortaya çıktı ve Iverson verdiği bir başka röportajda Beşiktaş’taki ortamı unutamadığını yineledi. Iverson hararetli taraftarın gerçekten neye benzediğini Beşiktaş’ta gördü. Jübilesini Beşiktaş’ta yapmış, Beşiktaş’ın atmosferini unutamayan NBA’in en büyük yıldızlarından birisi olan Iverson bu yıl ismini tarihe altın harflerle de kazımış oldu. ...

Right Menu Icon