ROCK’IN SAKLI HAZİNELERİ SERİSİ (1) BIG BROTHER AND THE HOLDING COMPANY

Rock’n’Roll dünyasında ne saklı cevherler ne değerli hazineler vardır. Özellikle Psikedeli alanında ve eski progresif rockerlar arasında bazıları sonradan meşhur olmuş ya da hiç ana akıma girememiş nice değerler adı sanı bilinmemiş ya da zirveye ulaşmış ama genel itibariyle sanki “under-rated” olarak kalmış ya da unutulmuştur. DeliKasap Dergi’de işte o saklı hazineleri su üstüne çıkarıyoruz şimdi…

Birçoğumuzun Janis Joplin ile aşina olduğu Big Brother and The Holding Company 1965 yılında bas gitarda Peter Albin, lead gitarda Sam Andrew ve Chet Helms üçlüsü ile kuruldu. Bu süreç içerisinde baterist ve gitaristlerde yoğun müzisyen değişimi olsa da sonrasında Sam Andrew’in Detroit’den tanıdığı benzersiz bir çalma tarzına sahip gitarist James Gurley gruba katıldı ve bu dörtlü kısa süre sonra baterist Chuck Jones’u da aralarına alarak temel kadrosunu oluşturdu. Bu süreçte Chuck Jones yalnızca Ocak 1966’da Trips Festival’da çaldı. Sonrasında ise yerini o sürede Dixieland Jazz grubuyla Avrupa’yı dolaşan ve caz çalan baterist ve aynı zamanda soyut ressam olan David Getz aldı ve kısa süre sonra yerel bir house grubu haline geldiler. Bu dönemlerinde müzikal eğilimleri genel Big Brother and The Holding Company çizgisine göre daha enstrümantal idi ve Chet Helms, grubun güçlü bir vokaliste ihtiyacı olduğuna karar vererek arkadaşı Janis Joplin ile temasa geçti. Joplin, o sırada Austin, Teksas’taydı ve San Francisco’ya yolculuk yaparak 10 Haziran 1966’da Big Brother and the Holding Company bünyesine girmiş oldu.

Joplin’in güçlü vokali Big Brother için önemli bir dönüm noktasıydı ve ulusal başarı elde etmelerinde büyük bir rol oynadı. Çünkü müziği Big Brother’ın o sırada oldukça deneysel ve alışılmışın dışındaki sounduna hem yakışıyor hem de daha disiplinli bir tarzda ilerlemelerine olanak veriyordu. Joplin ile birlikte şarkıları daha geleneksel bir yapıya büründü ve grup San Francisco psychedelic sahnesindeki popülaritesini artırmaya başladı ve 1967 yılına gelindiğinde Chiccago’da Mainstream Records ile sözleşme imzaladı. İlk albümleri Big Brother & the Holding Company için dört şarkı kaydettiler ancak kayıtların geri kalanı grubun müzikal eğilimi sebebiyle Los Angeles’ta kaydedildi çünkü o dönemlerde Mainstream, caz kayıtları ile biliniyordu ve Big Brother, etikette yer alan ilk rock grubuydu. Bu durum plak şirketinin de etkisiyle kayıtların psychedelic ve deneysele nazaran biraz daha folk ağırlıklı olmasına sebep oldu.

Mainstream records ile yayınlanan “Big Brother and The Holding Company” albümü  “Down On Me” ile birlikte 2 Eylül 1967’de  Billboard listelerine giriş yaptı  ve 31 Ağustos 1968’de Billboard Hot 100 listesinde 43 numaraya kadar yükselirken listelerde 8 hafta kaldı. Bu durum psychedelic müzik dünyası ve San Francisco müzik sahnesi için neredeyse bir ilkti ve global anlamda Big Brother and The Holding Company adını duyurmalarında çok büyük yardımı oldu. Mainstream ile hazırlanan ilk albüm için olan parçalardan bazıları bir takım yetersizliklerden ötürü yayınlanamayan 1966’ya ait olan singlelardan “Coo Coo” ve  “The Last Time”, Kasım 1968’de yayınlanabildi ve 1970 yılında grubun anlaşmalı olduğu Mainstream Records’dan Columbia Records tüm bu kayıtları satın alarak parçaları tek bir albümde topladı.

Albümün yayınlanmasının ardından grubun Haziran 1967’deki Monterey Pop Festivali’ndeki tarihi performansı ulusal ve uluslararası ilgi görürdü ve isimlerini San Francisco sınırları dışına taşımalarında temel yapı taşı olurken 29 Ocak 1967’deki Mantra-Dans Festivalindeki performanslarına gölge düşüremedi. Mantra-Dans festivali Monterey Pop festivalinden önceki ilk büyük performansları sayılırken bu festivalde Grateful Dead ve Moby Grape ile aynı sahneyi paylaşırken toplanan tüm gelir Hare Krishna tapınağına bırakılmıştı. Monterey Pop Festivali’nden sonra Grossman tarafından ülke çapında başarılarından ötürü grup, bir çok etkinlik için rezerve edildi. Bu durum ise ülke çapında büyük ilgi görmelerine sebep olurken birçok festival ve etkinliklere davet almalarını sağladı. Bu durumun getirisi olarak unutulmaz New York City’deki East Coast konserini 17 Şubat 1968’de Anderson Theatre’da vermeleri psychedelic dünyası için önemli bir yere sahipti. Aynı yıl Big Brother, New York’ta efsanevi Fillmore East’te çalan ilk gruptu ki o geceki diğer isimler Albert King ve Tim Buckley’di. Grubun New York sınırlarına geçiş yapmasıyla grup içerisinde yavaş yavaş bir takım temel değişimler de oluşmaya başlayacaktı.

 Mainstream Records’u Columbia’nın satın almasıyla birlikte Columbia’nın pazarlama departmanı, yıldız olarak Janis Joplin’i seçti; o zamandan önce, grubun bazı dinleyicileri James Gurley’i eşit veya daha önemli görüyordu. Grup içerisinde ön plana çıkma konusundan ötürü şikayetçi olan kimse yoktu ancak ilerleyen dönemlerde grup içerisinde dengesizleşmeye sebep olan temel unsur bu olacaktı. Fakat Big Brother and The Holding Company tüm bu çekişmeleri bir kenara bırakarak stüdyoya girdi ve birçok kesim tarafından başyapıt olarak kabul edilirken  tüm zamanların en iyi albümlerinden biri olan ve içerisinde birçok usta sanatçıdan dinlediğimiz “Summertime”, “Peace Of My Heart” ve “Ball and Chain”in de bulunduğu “Cheap Thrills”ı üretti. Bu albümden sonra ünleri Kanada ve İngiltere’ye kadar sıçrayarak listelerde 1 numaraya kadar yükselmelerini sağladı. Aynı yıl Cheap Thrills altın sertifika aldı ve satışlarının toplamını bir milyonun üzerine çıkardı. Albüm sadece yedi şarkıyla yayınlanmış olsa da, albümde yer almayan diğer sekiz şarkı daha sonraki albümlerde yayınlanacaktı.  Fakat grubun içerisinde bu başarılara rağmen dağılmalar yavaş yavaş başlıyordu.

Cheap Thrills’ ın yayınlanmasından hemen sonra Janis Joplin ve Sam Andrew o yılın sonbaharında gruptan ayrıldıklarını resmi bir şekilde duyurdu. Yüzeysel olarak gösterilen sebep her iki üyenin de solo müzik kariyerine başlamak istemesiydi. Fakat grubun anlaşması sebebiyle Joplin 1968 sonbaharı sonuna kadar turnelerde Big Brother and The Holding Company ile birlikte çaldı. Grup üyelerinin bir bir ayrılmasıyla eski Big Brother and The Holding Company’nin adı yavaş yavaş psychedelic sahnesinden soyutlanmaya başladı. O sırada Sam Andrew ve Janis Joplin “Kozmic Blues” adındaki gruplarında çalarken Peter ve Dave, Country Joe ve The Fish’in bir parçası oldular. Bu dağılmanın ardından grup temel kadrolu son konserini 1970 San Francisco’da verdi. Bu tarihten sonra Big Brother and The Holding Company için müzik kariyerleri eskisi gibi olmayacaktı.

Gruptaki dağılmalardan sonra kısa süre de olsa grup çalışmaya ara vererek kendi hayatlarına yoğunlaştı. 1970 başına gelindiğinde ise grup tekrar toplanmaya karar verse de Janis Joplin’in ölümüyle birlikte asla eski kadro toplanamadı. Janis Joplin yerine Nick Gravenites ve Kathi McDonald şarkı söylerken, basta James Peter ve gitarda Sam Albin, David Schallock  ve Mike Finnigan  ile yeniden Big Brother and The Holding Company kuruldu ve grup tekrar West Coast müzik sahnesinin ön saflarında yer alan yeni soundlu ve eklektik bir yaklaşımla bulunmaya başladı. Fakat 1970 ve 1972 yılları arasında grup hala Columbia Records ile çalışıyordu ve yapım şirketi için “Be a Brother” ve “How Hard It Is” albümleri  kaydedildi. Bu albümler Big Brother and the Holding Company ve Cheap Thrills kadar ses getirmedi. Hal böyle olunca 1972 sonrasında grup üyelerinin kendi solo kariyerlerine ve bireysel hayatlarına yoğunlaşmasının yanısıra eski ünlerinin yerini başka grupların doldurması da araya girince  psychedelic müzik piyasasında fazla adı geçmedi.

Janis Joplin’ in kaybına rağmen 1987 yılında grubun hayattaki dört ana üyesi Sam Andrew, Peter Albin, Dave Getz ve James Gurley tekrar bir araya geldiler ve canlı kayıtlarını “Cheaper Thrills” adı altında Janis Joplin’i de yad ederek yayınlandılar. Bu tekrar birleşmede 1987 yılından 1997 yılına kadar grubun temel üyeleri grupta yer alırken James Gurley, meslektaşlarının Joplin’in yerine bir kadın şarkıcı tutma fikrini desteklemediği için 1997’de gruptan ayrılma kararı aldı. Janis Joplin’in ölümünden sonra grubun hiçbir zaman sabit bir solisti olmadı. Gruptan ayrılan Gurley’in yerini ise Tom Finch aldı ve grup aktif bir şekilde ABD, Kanada ve Avrupa turlarına çıktı. 1996 yılında kayıtlarının tümü 1970 ve 1971 yıllarına ait olan “Can’t Go Home Again” ve 1999 yılında ise “Do What You Love” çıkardı. Can’t Go Home Again bolca analog kayıt ve psychedelic bir sound içerse de Do What You Love önceki albümlere kıyasla grup üyelerinde olan modernleşme ve müzik piyasasındaki değişimden etkilenerek geçmişteki kayıtlardan daha farklı bir yere sahip oldu ve psychedelic sahnelerinde eskiden olduğu kadar ses getiremeden de olsa turnelerine devam etti.

2005’te stüdyo albümleri “Hold Me”, ardından Yıl 2008’e geldiğinde ise iki CD’lik “The Lost Tapes” yayınlandı. Bu albüm içerisinde 1966 ve 1967 yıllarına ait Janis Joplin’in vokal olduğu zamanlardan kalmış olan “Great White Guru” ve “Hi-Heel Sneakers” kayıtlarının da dahil olduğu 12 parça bulunmaktaydı. Albümün yayınlanmasından neredeyse bir yıl sonra James Gurley, 20 Aralık 2009’da vefat etti ve o sırada gruptan ayrılan Tom Finch’in ise yerini Ben Nieves aldı. Bir türlü rayına oturamayan vokal arayışı ise 2011 Cathy Richardson ile son buldu. Ardından 2015 yılında ise grubun yaşan son üç üyesinden biri olan Sam Andrew de hayata gözlerini yumdu.

Bu dağılmalar ve grubun mihenk taşı iki üyesinin kaybının ardından Ekim 2016’da grup davulda Dave Getz, basta Peter Albin, gitarda Tom Finch, elektrik keman, klavye ve vokalde Kate Russo ve lead vokalde Eileen Humphreys ile birlikte uzun bir aradan sonra Hollanda’da turneye çıktı ve bu turnede sadece yerel mekan ve sahnelerde boy gösterdiler. Bu konserler “Big Brother And The Holding Co Live In The Lowlands’’ adı altında Mainstream Records tarafından DVD ve CD olarak yayınlandı. Fakat bu 1999 yılında yayınlanan Do What You Love’dan sonra herhangi bir stüdyo albümü yayınlanmadı. 80 sonrası dönemde ise Big Brother and the Holding Company’nin müzikal eğilimi de psychedelic rock dışına çıkmaya başlasa da mükemmel bir sahne performansıyla hâlâ kulaklarımızı şenlendiriyor ve günümüzde de The Holding Company Live In The Lowlands çalışmasına katkı koyan üyeleriyle müzikal kariyerine sessiz sedasız devam ediyor.

(Şahika Işıl İbişler’in DeliKasap Dergi’nin kardeş oluşumlarından Radyo Run On Air’da yayımlanan Kod Adı Saykodelik adlı programından uyarlanmıştır)

Paylaş

Similar Posts

Bir yanıt yazın