#adilakbay Tag

Black Metal’in “Sanatçıları” Behemoth, 23 Şubat’ta İstanbul’da, özel röportajımız Deli TV’de

Heavy Metal'in en "radikal" türlerinden Black Metal, şimdiye kadar rock dünyasında hep karikatürize bir algıyla biraz da küçümsenerek hor görülmüş ancak her geçen yıl kitlesini artırmış ve neredeyse heavy metal türü içerisinde "ana akım" bir janr haline gelmiştir. İşte Polonya'nın öz evlatları, Behemoth da Black Metal'in "sanatsal" yönünü geliştiren, birbirinden efsanevi albümleri müzikseverlere armağan eden, sıra dışı bir Black Metal grubu. Grup ile daha önce birçok kere yollarımız kesişmişti ve şimdi yine buluşacağız! Zira Black Metal'in şanlı grubu Behemoth, 23 Şubat’ta Volkswagen Arena’ya geliyor. Ön grup ise İstanbullu Black-Thrasherlar Persecutory olarak belirlendi. Delikasap olarak Black Metal hayranlarına bir sürpriz yaparak, hem grubu hiç tanımayanlar için, hem de eski Behemoth'severlere bir nostalji yaşatmak ve konsere ısıtmak adına, yıllar önce grupla kuliste yaptığımız özel röportajı ve İstanbul konserinden bazı görüntüleri altyazılı şekilde sizlere sunuyoruz...

İÜ Rock kulübünden yılın değil; yirmi beş yılın konseri!

"Türk metal ortamı"nın en zengin olduğu dönem onların dönemiydi. İstanbul Üniversitesi Rock Kulübü, sadece bir okul kulübü olmanın çok ötesinde, gerçek manada bir "Sivil Toplum Örgütü" gibi çalıştı ve hala da eski üyeleri bu geleneği diri tutmanın peşinde. Sadece "hard rock" ve "heavy metal" cengaverliği ile de sınırlı kalmadı bu kulübün etkisi; aynı zamanda "bir üniversite kulübü"nün yaşamı nasıl demokratikleştirebileceğinin, gençleri "meslek sahibi" yapmanın hangi ilişkiler ve etkinlikler yoluyla hayata geçirilebileceğinin ve "okul-öğrenci" ilişkisinin nasıl da hayat ile bağdaşan bir sistemle yürütüldüğünde ortaya her daim yaratıcı işler yapan ve hayata derinlemesine dokunan gençlerin nasıl da kendiliğinden yetişebileceğinin canlı örneği gibiydi İÜ Rock Kulübü. Eğer üniversitenin asıl anlamı "universal kafalar" yetiştirmek ise, İÜRK tedrisatından geçen hemen herkes universal bir adam, kadın oldu, hakikaten de! Ezcümle; herkes için derslerle doluydu bu deneyim; Üniversite yönetimleri için, "Eğitim" kavramı ve devlet için, Okulun öğrencileri için, Ve İÜ Rock kulübü periferisinde İÜ Rock kulübü ile bütünleşen bilinçli bir rock kitlesi için. Öyle ki, birçokları için İÜ Rock kulübüne ait olmak okul ile direkt bağlantılı gibi değildi sanki, olabildiğince özerk bir yapı, adeta bir "rock'n'roll üniversitesi" işlevi gördüler. İstanbul Üniversiteli olmasak da çoğumuz kendimizi İÜ Rock Kulüplü hissettik, çıkardıkları fanzinlerde yazdık, konserlerine gittik, arkadaşlıkları ve kavgayı paylaştık. Hatta Adil Akbay'ın da aşağıda dile getireceği gibi, Rumble Militia gibi gruplar bile bu kulübün bir parçası olageldi. Neyse, aslında bir konser tanıtım yazısı yazmayı planlıyordum ama bu lanet olası heriflerin romantizmi bana da yansıdı ve haddim olmadığı halde ben de bu cümleleri sarf etmiş oldum, affola! Sözü gerçek bir İÜ Rock Kulübü üyesine bırakmak daha münasip olacak; buyurun, kadim dostum Adil Akbay, bakınız neler söylüyor: Üniversite hayatımın en önemli detayıydı "Üniversite hayatımın en önemli detayı olan Rock Kulübü bu sene 25. yaşını kutluyor. Avcılar Kampüsü'nde geçirdiğim toplam sürenin yüzde doksanı kulüp içerisinde ve oradaki insanlarla birlikte geçti. Halen görüştüğüm, hayatımın en önemli dostlarından birkaç tanesi ile orada tanıştım. Uzun bir süre kulübün etkisi ile kazandığım organizatörlük sıfatı ile hayatımı devam ettirdim. Benim için önemi burada birkaç cümle ile anlatılamayacak kadar büyük. Kulübün bizler için ne olduğunu, ne ifade ettiğini Tayfun (Altınbaş, İÜ Rock Kulübü eski başkanı) iletisinde net bir şekilde anlattı zaten. Bu 25 yıl içerisinde kulüp bünyesinde ve sonrasında onlarca grup ve müzisyenle çalıştım ama hem kendi adıma hem de kulübün tarihi adına en önemlisinin Rumble Militia olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hem hayata bakışlarımızdaki ortak noktalar, hem bize her zaman verdikleri destek ile yerleri bambaşka. 25. yıl konserine de tabi ki onlar yakışırdı. Hayatımın bir başka çok önemli detayı olan Abraxas da orada üstüne düşeni yapacak ve Ankara tayfasından benim için thrash metalin ülkemizde hem müzik hem de duruş olarak geleceği olan Thrashfire, sahneyi biraz yakıp yıkacak. ...

Right Menu Icon