Bretagne, çadırlar ve toz. Fransa’nın incisi Motocultor Festivali’nden bildiriyoruz.

Sayın okurlar, Fransa’nın Bretagne’ından haberlerim var ! Bu bölge cayır cayır ve bangır bangır bir yer ! 

Carhaix’te her yıl organize edilen 4 günlük festival Motocultor’da bu yıla özel sıcak hava metalhead’lere eşlik etti. Logosu tatlış, robotik ve asi bir yengeç olan bu festivalin hemen yan tarafında bulunan havuz ve sıcaktan mayo bikiniyi üniforma edinmiş metal kafa ekibi ziyaretçileri adeta yazlık havası yaşamaya davet ediyordu.

Kendi yol deneyimimi paylaşmak isterim. Ayın 12’sinde festivale yola çıkmak ne yazık ki programıma tersti. Böyle bir durumum olmasa ben de Motocultor’un izleyicilere sunduğu (tabii ki paralı) otobüs hizmetinden yararlanmak isterdim. Şayet bunu yapabilseydim Avrupa’da yaşanmış 12 Ağustos güneş tutulmasını da izlerdim. Ancak festivalin resmi başlama tarihi olan 13 Ağustos’ta gelen bir muhabir olarak deneyimlediklerim farklıydı.

Paris’ten trenle gelmeyi planlayip aktarmadan sonraki trenin bir otobüs olması gibi tatlı bir şok yaşadım öncelikle. Tüm bu yolda da 4 günlük evim olacak çadır ve uyku tulumu sırtımdaydı. ‘Eee ne var bunda festivale gidiyordun işte!’ dediğinizi duyar gibiyim. Whitey bacınız olarak diyorum ki, Hellfest’te bile işi bir şekilde havuzlu evi olan insanlara yanaşmak şeklinde çözen ben burada babayiğit gibi tek başıma çadır hayatı yaşayacağım için, ve de tabii bu yalnız başıma ilk çadır deneyimim olacağı için gurur ve stres arasında bir duyguyla doluydum. Otobüsle sallana sallana, manzaraların tadını çıkararak 2-3 saatlik son yolumu da katedip karmaşaya atılmıştım.

Oldukça tozlu bir festivalmiş bu Motocultor, buradan gidecek olanlara uyarımı yapıyorum. Bir de söylenenlere göre 2026 tozsuz yıllardan olmuş. Gidecekseniz mutlaka maske ya da fular almanızı öneriyorum. Ben de tozu medya kamp alanını araştırırken ve çadırımı kurarken deneyimlemeye başladım. Moshpitlerde başıma gelebileceklerden habersiz ‘Bu toz da ne be!’ serzenişlerimle çadırımı kurup medya mensuplarının çalışma alanını aramaya koyuldum. 

Medya alanı gerçekten çok başarılıydı. Bu konuda Motocultor’a hakkını vermeliyim. Konserleri kaçırtmayacak kadar alanın içinde ancak odağı bozmayacak kadar izole bir konum seçmişlerdi. Bence başarılıydı. Ayrıca bu alanın VIP izleyicilerle paylaşılıyor olması da biz muhabirlere yüksek bir platformdan konserleri izleme olanağı sunuyordu. Bu sayede koşturmam sebebiyle fotoğraf çekim süresine yetişemediğim bir çok gruptan size bahsedebileceğim.

Dinlediğim ilk grup Kittie oldu. Sert soundlariyla baya etkileyici olan bir girlband ile festivale basladigim icin cok memnundum. Setlisti tam yakalayamamış olsam da ekip gercekten çok basariliydi. Kanada’ li bu grup 1996’dan beri piyasadaymis; Uyeleri de baterist Mercedes Lander, şarkıcı ve gitarist Morgan Lee Lander, gitarist Tara McLeod ve bas gitarist Ivana “Ivy” Jenkins’miş. Oldukça keyifli bu hanımlardan ağzım kulaklarımda büyük bir işi halletmek için yola koyuldum…

Sirada bir söyleşi vardı. Rammstein gibi büyük bir grubun ilham kaynaklarından saydığı, eskilere dayanan ve Alman metalinde büyük yeri olan grup Oomph! ile buluşmama yola çıktım. 

Röportajdan önce arada bir not düşmek istiyorum, medya işleyişi gerçekten takdiri hak ediyordu bence. Sanatçılar medya alanına gelmiyordu da medya mensupları sanatçıların dinlenme alanına gidiyordu röportajlar için. Bu oldukça iyi bir karardı çünkü sanatçılar vakit olarak çok sıkışmıyorlardı ve ortamın onları ağırlamak üzere özenle düzenlenmesi sayesinde oldukça güzel ve ışıklı alanlarda röportaj yapabiliyorduk. 

Videomuzda da izleyebileceğiniz gibi, oldukça cool insanlar olan Oomph ! Sorulara oldukça sempatik cevaplar verdi. Gece izleyeceğim konserlerinin spoilerı gibi bir sohbet oldu adeta! İsyankar, biraz kızgın ama bir o kadar da duygusal bir ekip olan Oomph !’dan Cr4p ve Flux’e sonsuz teşekkürler ! 

 

-Videomuz çok yakında sizlerle olacak, takipte kalmayı unutmayın!-

Günün devamında ilgimi çeken gruplardan biri, Godsmack’ti. İlginç synth sesleri ve heavy müziğin güzel bir kombinasyonuyla keyifli ve bir o kadar da coşkulu bir konser verdiler. Tatlı bir an da yaşandı, ilk albümlerini bilenlerin kim olduğunu sorduklarında yeterince tezahürat alamadılar ve ‘3 kişi mi? Harika!’ diyerek eski şarkılarından devam ettiler. Ekibimiz Sully Erna (vokal ve ritim gitar), Robbie Merrill (bqs gitar), Sam Koltun (gitar), Wade Murff (davul)’du. Seslendirdikleri eserler, When Legends Rise, You and I, Straight Out of Line, Awake, Surrender, Keep Away, 1000hp, Cryin’ Like a Bitch!!, Voodoo, Batalla de los tambores, Whatever, Bulletproof  ve I Stand Alone’du.

 

Arada bir not düşmeden geçemeyeceğim. Motocultor oldukça doğaçlama, buna rağmen gerçekten de teşekküllü ve iyi organize edilmiş bir festival. Bakınız bunlar da ilk gün yorgunluğuyla kadrajıma takılan doğal (belki de biraz fazla doğal) kareler. Kendi halinde takılan metal sevdalılarından bol makyajlı drag-nun tayfaya kadar, daha ilk günden her tip insanı görmek harika oldu…

Godsmack üstüne, Oomph ! için vakit gelip çatmıştı. Şahsen, Cr4p ve Flux hakkında bir tek yorum yapabilirim: bu insanlar aynı günün öğleninde tatlı tatlı sohbet ettiğim insanlar olamazdı! Karizmaları, ciddiyetleri ve mesafeleri had safhadaydı.

Bu gördüğünüz fotoğraflardan Oomph!’u sahnede oldukları Motocultor’den birkaç hafta sonra çektiğim Mennecy Festivali’nden. O da nedir demeyin, beklemede kalın, yakında her şeyi anlatacağım (ve vlog’layacağım). 

Paylaş

Önerilen Haberler

Bir yanıt yazın