Author: Delikasap Haber Ajansı

G-Rock toplaşması bu akşam

Generations Of Rock için eski yeni yerli rock grupları aynı sahneyi paylaşacak. 19 Mayıs tarihinde gerçekleşecek konser Garajistanbul'da...

Son “Grunge”ı kaybettik… Chris Cornell için yastayız

Büyük müzisyeni aniden yitirmenin şokunu yaşıyor tüm dünya müzikseverleri. O; modern heavy metal'in en etkileyici seslerinden biriydi. O; çağdaş hardrock'ın en üretken, karizmatik ve devrimci temsilcilerinden biriydi. Chris Cornell; Kurt Cobain'in, Andrew Wood'un, Layne Staley'in, Jimi Hendrix'in yanına, rock cennetine gitti. Son "Grunge"ı kaybettik...

Heavy Metal nereye koşuyor? Dede Metal mi Bebe Metal mi?

Metalin dedesi Rob Halford ile metalin bebesi Babymetal düetini izlediğinizde neler hissettiniz? https://www.youtube.com/watch?v=KG_fqkyJ-wo Heavy Metal, yarım asıra yaklaşan heybetli ömründe çoğu zaman tabudeviren ve sistemdışı bir rol oynayageldi. Lakin günümüzde eski okul rock yıldızları, babayiğitler, dede erenler; her türden hardrock efsanesi, Jelibonist-Metalin şugar temsilcisi Baby-Metal fenomeniyle birarada gözükmekten rahatsız olmuyorlar. Acaba metalin bu "Barbie-Prensesleşme eğilimleri", bu müzik tarzının ölümü mü yoksa ölümsüzlüğü manasına mı geliyor? Biz karar veremedik. Siz ne düşünüyorsunuz? Ticarileşen heavy-metal'in bugünkü popülaritesi bir Pirus zaferi mi? Heavy Metal nereye koşuyor? Dede Metal, Bebe Metal derken, rock 'n' roll'un karizması çiziliyor mu? Ne olacak şu metalin hali!?...

Punk ve metal İstanbul Street Trash’te buluşuyor

İstanbul'un underground hayatı hortlama sürecine girdi. Tampon, Sülfür Ensemble, Cemiyette Pişiyorum ve Reptilians From Andromeda'nın yanı sıra birçok yeraltı grubu Salon IKSV'de, İstanbul Street Trash kapsamında sahne alacak. IKSV'ye bile metal ve punk konserleri organize ettiren mucizevi diktatörşip sayesinde, doksanlarda hakkın rahmetine kavuşan underground ruhunun reankarne olmasını temenni ediyoruz.  ...

Özgür Özkan’ın Pentagram kehaneti tutmadı

Soul Sacrifice, Murder King, Ascreous, Hayko Cepkin gibi sayısız rock / metal gruplarına emek vermiş başarılı müzisyen Özgür Özkan, yıllar önce Pentagram grubunun "yeni" vokalistine dair bir öngörüde bulunmuştu. (Haber: Delikasap Haber Ajansı, Mahmut Saral) https://vimeo.com/13480709 "Gökalp Ergen'in 5 yıl daha Pentagram'da kalacağını düşünmüyorum" şeklindeki kehanetinin üzerinden 5 yılı aşkın zaman geçti ve Özgür Özkan'ın kehaneti boşa düşmüş oldu. Aynı zamanda eski bir Delikasap yazarı da olan Özkan'ın, videonun sonunda "...

Black Sabbath aslına rücu ederek blues’a dönüyor; belgesel yolda

Black Sabbath, heavy metalin gökkubbesine bıraktığı hoş sedayı, finalde "köklere dönüş" yaparak, "blues" ile taçlandıracak. Son veda turlarında 81 farklı şehirde konser veren, tur kapsamında Kuzey – Güney Amerika, Avrupa, Avusturalya kıtalarında ve Yeni Zellanda’da bulunan ve son noktayı doğdukları şehir olan Birmingham’da veren Heavy Metal’in can suyu Black Sabbath, bu şanlı tarihi bir belgeselle süslemeye karar verdi. Şu an son Birmingham konserinin kayıt mixleriyle uğraşan ve büyük ihtimal bu uğraşının bir live albüm olarak döneceğini müjdeleyen Iommi, bu konser albümünden sonra bir belgesele hazırlandıklarını duyurdu. Geçen hafta grubun basçısı Geezer Butler da uzun zamandır hayallerini kurdukları bir Blues albüm yapma planları olduğundan bahsetmişti. ‘Belki konser albümü ve belgesel çekimlerinden sonra buna da fırsat olursa Black Sabbath başlangıç noktası olan Blues ile kariyerini tamamen sonlandırabilir’ diye ekledi. (Fatih Yıldırım) https://www.youtube.com/watch?v=v6l0Co3EE6k Delikasap olarak "zirvede bırakmanın en kral hali" olan Black Sabbath önünde saygıyla eğiliyoruz....

Bonnie Tyler’dan Axel Rudi Pell’e dost eli

Power Metal denince akla ilk gelen virtüözlerden birisi olan Axel Rudi Pell, arşivlere layık bir derleme albüm ile tekrar aramızda. ‘The Ballads V’ adı verilen albüm, grup ile özdeşleşmiş ballad şarkıları içermekte. Albüme yeni üretilmiş şarkılar da ekleyen Pell’in bir de efsanevi müzisyen Bonnie Tyler ile yaptığı Love’s Holding On düeti bulunmakta. (Fatih Yıldırım) https://www.youtube.com/watch?v=fB19LCpsrpI 01. Love's Holding On (Bonnie Tyler düeti) 02. I See Fire (yeni cover versiyon, Ed Sheeran parçası) 03. On The Edge Of Our Time (yeni parça) 04. Hey Hey My My 05. Lived Our Lives Before 06. When Truth Hurts 07. Forever Free 08. Lost In Love 09. The Line (canlı) 10. Mistreated (canlı)...

Şimdi “Örümcek” zamanı

Daha önce Delikasap'ın 10. Yıl Kutlamaları'nda Şaman bir Kızılderili reisi olarak da izlediğimiz Emre Yalçın'ın yazıp oynadığı kara mizahi lezzet içeren Örümcek Zamanı adlı oyun 2 Mayıs'ta İstanbullu tiyatroseverler için sahnelenecek. Bir sabah, örümceğe dönüşmüş bir şekilde uyanan bir beyaz yakalı; cılız örümcek bacaklarına, kabuk tutmuş göğsüne bir şaşırıp bir barışarak, ailesi, sevgilisi ve en çok da kendisiyle kavga gürültü tartışıyor. Örümcekler hakkında araştırma yapan bir başkası; hafızasını yitirmiş, kendisini market poşetleriyle birlikte bir katedralin tepesinde buluyor. Aşağıda tüm maskeleri düşmüş, bir kostüm gibi üzerlerine geçirdiği kişiliklerinden sıyrılmış, çırılçıplak gözüken insancıklara sesleniyor. Ve yakın-uzak bir gelecekte, gözlerine yerleştirdiği hiper-teknolojik lenslerle sanal-sosyal hayatına giriş yapan ve orada takılı kalan, kapalı devre bir yaşamın içinde hapsolmuş bir başkası; örümcekleri yeni reklam kampanyasının sloganına dönüştürmekle meşgul. Lenslerinden, ara sıra da küçük pencerelerinden retinasına düşen hayatı çok uzaklardan seyrediyor. Ta ki yanı başında yükselen bir toplumsal ayaklanmayla başa çıkmak zorunda kalana kadar. Üç karakter… Üçü de Dante misali, yaşam yolunun ortasında, kendini karanlık bir ormanda bulmuş, 35’indeler. Bir biçimde örümcek metaforuna bağlanan öykülerin içinde, akıl ve deliliğin sınırlarında gezen, gerçeküstü bir dünyanın gölgelerine dönüşmüşler. Düşünerek, anlamaya çalışarak, bağırıp çağırarak, dövünerek, inleyerek kendisiyle ve başkalarıyla, itirafları ve suçlamalarıyla kıvranan bu üç karakter tek bir bedenden çıkan çoklu kişilikler sanki. Her birinin hikayesi insanoğlunun kendini büyük aldatışı üzerine, kimi dozu sert eleştiriler, kimi nahif içe dönüşler barındırıyor. Her daim ironiyle, mizahla yoğrulmuş, kurmacalarımızın ve kafalarımızın içine ağlarını örmüş sahte kahramanlarımızın üzerine gerçekliğin son büyük silahı karnavalın gücüyle giden ‘tanıdık’ hikayeler bunlar. Örümcek Zamanı, üniversite yıllarından beri tanışan dört tiyatrocu arkadaşın kurduğu İzmir’in yeni topluluğu Baraka’nın ilk oyunu. Emre Yalçın’ın yazıp oynadığı, Edip Deder’in yönettiği oyun, grubun geçmiş deneyimlerini yeni metinler ve dramaturjik yaklaşımlar için seferber ettiği bir ilk deneme aslında. Yalın, stilize dekorların içinde, metnin gücüne ve ağırlığına, oyuncunun performansının dinamizmine bağlı bir sahnelemeyle Örümcek Zamanı, seyirciyi, karnavalesk bir mizahla yoğrulmuş sürekli ben ve ötekine yönelen iğneleyiciyi ve eleştirel bir dünyaya davet ediyor. Örümcek Zamanı, Çevre Tiyatrosu Semaver Kumpanya’da 2 Mayıs Salı 20:30’da bu sezonun son oyununu oynamak üzere sahneleniyor.  ...

Yaşlandıkça açan kırmızı bir gül gibisin Roger Waters

Gençken sıfat ve şekil-şemâl itibari ile "bir Kemal Sunal naifliği" taşımasına rağmen yaş aldıkça bir Richard Gere yakışıklılığına kavuşan büyük müzik adamı Roger Waters, rock müziğin kilometretaşlarını döşemeye devam etmeye yeminli gözüküyor: Yeni plak yolda! “Is This the Life We Really Want?” adlı solo çalışmasını müzikseverlere sunan büyük şarkıcının güllerini önce bir koklayalım: https://www.youtube.com/watch?v=LpWNVvaFrqo Bir hayli oldschool kokan bu güllerden önce en son 1992 tarihli “Amused to Death” ile rockseverlere selam çakmıştı Roger Waters...

Right Menu Icon