Deli Kasap Rock R Roll Mecmua Özel Röportajı! Dave Mustaine: Kimseye boyun eğmedim ve hayatta kalmayı öğrendim.

Türkiye’nin en köklü faal Heavy Metal karşı kültür dergisi Deli Kasap Rock N Roll mecmuasından Genel Yayın Yönetmeni Murat Arda ve yazar-karikatürist Emrah Ablak’ın başında bulunduğu ekip, dünyanın en büyük Rock gruplarından Megadeth’in kurucusu ve lideri Dave Mustaine ile müziğe ve hayata dair özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Emrah Ablak’ın sorularını yanıtlayan Mustaine; çocuk yaşta başlayan yalnızlığından müzik endüstrisindeki mücadelesine, otoriteyle ilişkisinden babalığa, para ve başarı anlayışından Megadeth’in son dönemine kadar yaşamındaki dönüm noktalarını içtenlikle paylaştı.

Deli Kasap Rock N Roll mecmuasından Genel Yayın Yönetmeni Murat Arda ve yazar-karikatürist Emrah Ablak’ın başında bulunduğu ekip, dünyanın en büyük Rock gruplarından Megadeth’in kurucusu ve önderi Dave Mustaine ile müziğe ve hayata dair özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Murat Arda’nın önderliğindeki Deli Kasap ekibinin röportajını Emrah Ablak gerçekleştirirken, söyleşide Bilal Babatlı, Altuğ Kanbakan ve Bora Ablak da yer aldı. Deli Kasap’ın 25 yıl önce yayımlanan ilk sayısının kapağında Megadeth’in bulunması, çeyrek asır sonra Mustaine ile yapılan buluşmaya ayrı bir anlam kazandırdı. Heavy Metal müziğin en yaratıcı ve etkili isimlerinden biri kabul edilen Mustaine, röportajında yalnızca müzik kariyerine değil; çocukluk yıllarına, evsizliğe, inancına, ailesine, sistem eleştirisine ve hayatta kalma mücadelesine ilişkin son derece özel açıklamalarda bulundu.

Emrah Ablak, Megadeth’in kurucusu Dave Mustaine ile müzik, hayat ve mücadele üzerine konuştu.

ZORLUKLAR BENİ DAHA GÜÇLÜ KILDI

Emrah Ablak, Mustaine’e kariyerinin zirvesindeyken müziğe veda etmenin nasıl bir duygu olduğunu sordu. Mustaine, hiçbir sanatçının kariyeri kötü giderken bırakmak istemeyeceğini belirterek yenilgi duygusunun insan üzerinde ağır bir etkisi bulunduğunu söyledi. “Yenilgi bir erkek için korkunçtur, o bozguna uğramışlık hissi…” diyen Mustaine, hayatında çok ağır dönemlerden geçtiğini ancak yaşadığı her zorluğun kendisini daha güçlü hale getirdiğini anlattı. Müzik endüstrisinin sanatçılar açısından son derece sert bir yapı olduğunu söyleyen Megadeth lideri, “Çoğu müzisyen müzik uğruna fedakârlık yapıp kendini geliştirmeyi bırakır. Ama ben öyle yapmadım. Okudum, araştırdım, öğrendim; kendimi korumak için elimden gelen her şeyi yaptım” sözleriyle kariyerindeki devamlılığın arkasındaki çalışma disiplinine dikkat çekti.

15 YAŞINDA SOKAKLARDA TEK BAŞINA KALDI

Emrah Ablak’ın 12 yaşındaki oğlu Bora’ya bakan Mustaine, yalnız kaldığı dönemde ondan yalnızca üç yaş büyük olduğunu hatırlattı. “Daha 15 yaşındayken kendi başıma sokaklarda yaşıyordum. On beş yaşındaki çocuklar kendi kendilerine nasıl yaşayacaklarını bilmezler” diyen Mustaine, çocuk yaşta karşılaştığı yalnızlığın ve hayatta kalma zorunluluğunun bütün yaşamını etkilediğini anlattı. Anne ve babasız büyümenin insana neyi sevip neyi sevmediğini çok açık biçimde gösterdiğini belirten sanatçı, bu geçmişin kendi çocuklarına yaklaşımını da belirlediğini söyledi. Mustaine, başka ebeveynlerin çocuklarına sert davrandığını gördüğünde farklı bir baba olduğu için mutlu olduğunu ifade etti.

Kendisini özel biri olarak görmediğini belirten Mustaine, hayatı boyunca yardım gördüğüne ve kendisini koruyan güçlerin bulunduğuna inandığını söyledi. Çocukluk travmaları, annesinin Yehova Şahidi olması, dini istismar deneyimleri, kara büyü ve cadılık dönemleri hakkında da konuşan sanatçı, bütün bu süreçleri geride bıraktığında yaşamının değiştiğini anlattı. “Ne zaman ‘Bu işlere artık bir son veriyorum’ dedim, işte o zaman hayatım güzelleşti” ifadelerini kullanan Mustaine, yeteneğin haplar, alkol veya kolay yollarla elde edilemeyeceğini savundu.

YETENEK RUHANİ BİR LÜTUFTUR

Mustaine, müzik eğitimine sahip olmamasına rağmen gitar çalmaya başladığını ve kariyerinin bu şekilde geliştiğini söyledi. Yeteneğin sonradan üretilebilecek bir şey olmadığını belirten sanatçı, müziğin öğrenilebileceğini ancak yaratıcılığın daha derin bir kaynaktan geldiğini ifade etti. “Yetenek ruhani bir lütuftur; ya vardır ya yoktur. Müzik çalmayı sonradan öğrenebilirsiniz ama benim müzik konusunda hiçbir eğitimim yoktu. Bir gün öylece çalmaya başladım ve her şey bu şekilde gelişti” dedi. Mustaine, şarkı sözlerini yazarken gelecekte dönüp baktığında o dönemin ruhunu anlayabileceği anlamlar oluşturmaya çalıştığını söyledi. “Hook in Mouth” şarkısını, ABD’de müzik eserleri üzerindeki sansür ve uyarı etiketi tartışmalarının merkezinde yer alan PMRC’ye karşı yazdığını hatırlattı.

ÇOCUKLARI DUYGULANDIRDI

Mustaine, “Hey God” ve “The Last Note” şarkıları üzerine konuşurken yaşamında Tanrı’ya yakın hissettiği dönemlerden ve ailesinden söz etti. İnsanların kimi günler yaşamın bütünlüğünü ve anlamını güçlü biçimde hissettiğini belirten sanatçı, bunu çocuklarının doğduğu anlarla ilişkilendirdi: “Oğlum doğduğunda çok mutluydum. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mutluluk yaşamamıştım” diyen Mustaine, kızının doğumunda da doğrudan yer aldığını anlattı. “Kızımın doğumunu bizzat ben yaptırdım. Onu kucağıma alıp karnımın üzerine yatırdım. Dünyada kızıma dokunan ilk kişi bendim” sözlerini kullanan sanatçı, bir hayatın dünyaya gelişine tanık olmanın kendisi için tarifsiz bir deneyim olduğunu söyledi.

MÜZİK İNSAN DUYGUSUNA ULAŞIR

“Müzik, vahşi canavarı bile sakinleştirir” sözünü hatırlatan Megadeth lideri, notaların havada kaldığını ve aynı ortamda bulunan insanın müziği duymamasının mümkün olmadığını söyledi. Mustaine’e göre şarkı sözleri farklı diller nedeniyle kimi zaman iletişim engeline takılsa da müzik, doğrudan insan duygusuna ulaşmayı sürdürüyor.

ÖNEMLİ OLAN NE GİYDİĞİM DEĞİL, NE ÇALDIĞIM

Mustaine, sahne kimliği ve sanatçıların görsel sunumu üzerine konuşurken odağın kıyafetlere değil müziğe yönelmesi gerektiğini söyledi. Kariyerinin bir döneminde sahneye tişörtle çıkmama ve daha şık gömlekler giyme kararı aldığını anlatan sanatçı, bununla birlikte kostümün müziğin önüne geçmesini istemediğini belirtti. “Bir Megadeth konserinin ya da beni görmeye gelen birinin odağının ne giydiğim olmasını istemiyorum. Ben her şeyin ne çaldığımla ilgili olmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

ÖFKE DEĞİŞMEDİ

Megadeth’in yıllar boyunca aynı öfkeli ve eleştirel ruhu taşıyıp taşımadığı sorusuna ise “Ben hâlâ aynıyım. Sadece artık olayları farklı şekilde ele alıyorum ve kelimeleri kullanıyorum” yanıtını verdi. Mustaine, geçmişte söylediklerinin sınırlı bir çevreye ulaştığını, bugün ise milyonlarca insan tarafından tanındığı için davranışlarının ve sözlerinin çok daha büyük sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

Dave Mustaine, çocuk yaşta başlayan hayatta kalma mücadelesinden bugüne uzanan yaşamını anlattı.

SİSTEM ZENGİNLERİ KORUYOR

Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri Mustaine’in para, siyaset ve toplumsal sistem üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Sık kullanılan “Para bütün kötülüklerin anasıdır” sözünün eksik aktarıldığını belirten sanatçı, doğru ifadenin “Para sevgisi bütün kötülüklerin anasıdır” olduğunu söyledi. Siyasette iki ayrı partinin gerçekte birbirinden bütünüyle farklı olmadığını da savunan sanatçı, siyasi sistemin görünmeyen güç ilişkileri tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Mustaine, Cumhuriyetçi Parti, Demokrat Parti ve diğer siyasi oluşumların arkasında daha derin bir karar mekanizması bulunduğunu düşündüğünü söyledi. Mustaine, Heavy Metal’in otorite karşıtı niteliğinin kendisi açısından sürüp sürmediği sorusuna, otoritenin değişmediğini ancak onunla mücadele yönteminin değiştiğini belirterek yanıt verdi. “Mevcut sistem zenginleri koruyup kollamak üzerine kurulu. Dünyanın her ülkesinde durum böyledir” diyen Mustaine, kendi yaşamının yoksulluk ve evsizlikten çıkışın mümkün olduğunu gösterdiğini savundu.

HEDEFLERİMİN PEŞİNİ BIRAKMADIM

Mustaine, yaşamındaki değişimin beklemek veya şikâyet etmekle değil, sistemin nasıl çalıştığını öğrenmekle başladığını anlattı. Daha iyi bir hayat istediğinde bunu elde etmek için çalıştığını söyleyen sanatçı, hiçbir zaman eksiklerinden dolayı oturup yakınmadığını ifade etti. İstediği şey bazen bir otomobil, bazen bir amfi, bazen de müzik sisteminin bir parçası olsa da her defasında hedefinin peşinden gittiğini anlatan Mustaine, “Peşini bırakmadım” dedi. Megadeth lideri, yaşamındaki yükselişi kendisini küçümseyenlere karşı susmamasına ve hiçbir otoriteye teslim olmamasına bağladı: “Kimseden hiçbir zaman lafımı esirgemedim. Kimseye boyun eğmedim, bu yüzden buradayım.” Mustaine, insanın etrafında olup bitenleri anlaması, zihnini açık tutması ve görünen olayların arkasındaki mekanizmaları sorgulaması gerektiğini söyledi.

KADRO, PARA VE SADAKAT

Mustaine, Megadeth’in son kadrosunda yer alan Dirk Verbeuren ve Teemu Mäntysaari’nin gruba etkisine ilişkin soruya, iki müzisyenin yeteneklerini ilk duyduğu anda anladığını söyleyerek yanıt verdi. Kadro değişikliklerinden nefret ettiğini açıkça dile getiren Mustaine, bugün gruptaki dört kişinin başından beri birlikte olmasını dilediğini söyledi. Benzer bir duyguyu Marty Friedman ve Nick Menza döneminde de yaşadığını belirten sanatçı, o kadronun da uzun süre çok iyi anlaştığını ancak ilişkilerin zamanla bozulduğunu anlattı. “Hepimizin arasında sorun çıkaran şey paraydı. Yani o bahsettiğim para sevgisiydi” dedi.

BAŞARININ SIRRI HAYRAN KİTLESİ

Söyleşinin sonunda Mustaine’e Megadeth’in veda albümüyle listelerde birinci sıraya yükselmesi de soruldu. Mustaine, yalnızca Morgan Wallen’ı değil, Taylor Swift ve Dolly Parton gibi büyük isimleri de geride bıraktıklarını söyleyerek bu başarının grubun sadık hayran kitlesinden kaynaklandığını belirtti. Mustaine, Megadeth’in kemik dinleyici kitlesinin yeni albümü çıktığı anda satın aldığının altını çizerek hayranların haftalar veya aylar boyunca beklemediğini, topluca ilk gün harekete geçtiğini dile getirdi. Mustaine, Pink Floyd gibi bazı grupların albümlerinin yıllarca listelerde kalmasını ise geniş dinleyici kitlesi ve plak koleksiyonculuğuyla ilişkilendirdi.

Deli Kasap Haber Ajansı

 

Paylaş

Önerilen Haberler

Bir yanıt yazın