“Metalciye Sınır Yok: Rotamız Plovdiv, Hedefimiz B4Hills ve Hills of Rock!”

Müzik İçin Mesafe Yoktur

Coğrafyamızdaki konser iptalleri ve daralan kültürel alanlar, rock ve metal dinleyicisinin tutkusunu söndüremedi; aksine yeni rotalar keşfetmesini sağladı. Artık yüzümüzü Batı’ya, yani komşuya; rock kardeşliğinin sınır tanımadığı topraklara dönüyoruz.

Genel Yayın Yönetmenimiz Murat Arda’nın işaret ettiği o “Rock Sermayesi”, 2026 yazında hak ettiği mecrada, Bulgaristan’ın kültür başkenti Plovdiv (Filibe) şehrinde hayat buluyor. Bu yaz Plovdiv, sadece Balkanların değil, tüm Avrupa yeraltı kültürünün mabedi olmaya hazırlanıyor.

Biz de DeliKasap olarak çantamızı topladık. Çünkü Fest Team organizasyonuyla gerçekleşecek olan B4Hills ve Hills of Rock, bu yazın en büyük kaçış planı değil, adeta bir “hac” yolculuğu.

Isınma Değil, Adeta Bir Meydan Okuma! (B4Hills – 23 Temmuz)

Genelde festivallerin “açılış geceleri” (warm-up party), ana yemekten önceki aperatif gibidir. Ancak 23 Temmuz gecesi Plovdiv’de yaşanacak olan “B4Hills”, bu ezberi bozup parçalamaya geliyor. Bu bir ısınma turu değil, kıyametten önceki fırtınanın ta kendisi!

Plovdiv Kürek Kanalı (Rowing Canal), o gece sıradan bir konser alanı olmaktan çıkıp, heavy metal tarihinin yazıldığı bir arenaya dönüşecek. Gecenin ateşini ilk harlayacak isim ise Bulgaristan’ın kendi içinden çıkan güçlü rock/metal temsilcisi SEVI olacak.

Savatage, Amerikan heavy metalinin senfonik ve progresif damarını bir cerrah titizliğiyle, ancak bir barbarın öfkesiyle şekillendiren bu efsanevi ekip, Plovdiv’de sahne alarak bizleri zaman tünelinde bir yolculuğa çıkaracak. Trans-Siberian Orchestra’nın temellerini atan, Jon Oliva’nın dehasıyla metali opera salonlarına taşıyan Savatage’ı canlı izlemek, her fani metalciye nasip olmayacak türden, “koleksiyonluk” bir anı. Plovdiv semalarında yankılandığında, orada olmamak büyük bir kayıp olacak.

Ve elbette İsveç’in savaş makinesi: Sabaton. Tarihi savaşları, epik zaferleri ve insanlık tarihinin en kanlı sayfalarını, power metalin o coşkulu marşlarıyla birleştiren Joakim Brodén ve çelik yelekli ordusu, Plovdiv’i kuşatmaya geliyor. Sabaton sahne aldığında, o “tank” sadece sahnede değil, binlerce seyircinin göğüs kafesinde yürüyecek.

Gecenin zarafetle vahşeti buluşturduğu noktada ise senfonik metalin kraliçesi Simone Simons önderliğindeki Epica var. Hollandalı devler, sert gitarları orkestral düzenlemelerle harmanlayarak, Plovdiv’in antik ruhuna en çok yakışan ayini gerçekleştirecek.

Kısacası 23 Temmuz, Hills of Rock’ın “öncesi” değil; başlı başına bir efsanesi olacak.

Ana Sahne ve Büyük Kıyamet (Hills of Rock – 24-25-26 Temmuz 2026)

23 Temmuz’da ruhumuzu doyurduktan sonra, asıl fiziksel tufan 24, 25 ve 26 Temmuz tarihlerinde kopuyor. Fest Team’in, Avrupa standartlarını Balkanlara taşıyan kusursuz prodüksiyonuyla kurulacak o devasa sahneler, modern metalden punk’a, gotik rock’tan metalcore’a kadar geniş bir yelpazeyi kucaklayacak.

2026 kadrosu ise adeta bir “Şöhretler Geçidi” gibi:

Endüstriyel metalin karanlık ve tartışmalı prensi Marilyn Manson, Amerikan hard rock’ının sarsılmaz kalesi Godsmack ve groove metalin en güçlü devlerinden Lamb of God, Plovdiv’i sallamaya geliyor. Enerjinin hiç düşmeyeceği festivalde; son yılların fenomeni Electric Callboy ile dans edip moshpit’e girecek, Zakk Wylde’ın gitardaki ustalığına Black Label Society ile şahit olacağız.

Liste bununla da sınırlı değil! Punk tarihini, “Anarchy in the UK” ruhunu Frank Carter’ın enerjisiyle yeniden sahneye taşıyan Sex Pistols, İngiliz gotik metalinin ataları Paradise Lost, post-metal efsanesi Deafheaven ve sahne şovlarıyla The Toy Dolls da kadroda. Ayrıca Nothing More, Nevermore, Of Mice & Men, Last Train, Northlane, Orbit Culture, Karen Dio ve Slipknot üyelerinin oğullarından kurulu Vended gibi isimler, “Rock öldü” diyenlere inat Plovdiv Rowing Canal’da gürleyecek

Sahnede Bizden Biri, BLACK TOOTH!

Bu devasa line-up’ın arasında göğsümüzü kabartan, bizi Plovdiv yollarına düşmek için ekstra motive eden çok özel bir isim daha var! Yerli metal sahnemizin en köklü ve en vahşi ekiplerinden Black Tooth, o sahnelerin tozunu attırmaya geliyor.
Southern Metal ekolünü ülkemize getiren bu efsanevi ekip; frontman Tuna Vural’ın sahnede bitmek bilmeyen yırtıcı enerjisiyle Plovdiv’de tam bir kaos fırtınası estirecek. Tavizsiz groove rifleri ve camianın ruhunu sahneye taşıyan o ödünsüz duruşlarıyla Black Tooth’u Avrupa’nın göbeğinde, devasa bir festival kitlesinin karşısında izleyecek olmak paha biçilemez bir deneyim olacak.
Orada olacak Türk metalciler olarak görevimiz belli: En ön saflarda yerimizi alıp, bayrağı dalgalandırmak ve bu gurura ortak olmak!

 

 Neden Plovdiv? Neden Şimdi?

Plovdiv Rowing Canal’ın o eşsiz açık hava atmosferi, Fest Team’in her yıl çıtayı yükselten organizasyon yeteneği ve Türk lirasının tüm zorluklarına rağmen hala “ulaşılabilir” bir Avrupa deneyimi olması, bu festivali Türk rock severler için bir zorunluluk haline getiriyor. DeliKasap Dergisi olarak, sahne önünün tozunu, kulisin heyecanını ve o devasa kalabalığın coşkusunu sizlere anbean aktaracağız.

Pasaportlar hazırsa, vizeler tamamsa; 23–26 Temmuz’da Plovdiv’de o çelik duvarın önünde buluşuyoruz.

Rock’n’Roll ölmedi, sadece Plovdiv’e tatile çıktı!

Paylaş

Önerilen Haberler

Bir yanıt yazın