Bi Acaip & Bi Hoş Topluluk: Altın Gün

You are currently viewing Bi Acaip & Bi Hoş Topluluk: Altın Gün

Altın Gün, İstanbul’daydı! Kimsenin dans etmeden duramadığı konser!

9 Eylül gecesi Küçükçiftlik Park, elektro bağlama sololarıyla, sözlerle, danslarla yankılandı. Bir kutlama, bir disko, bir düğün vardı. Barış Manço, Neşet Ertaş, türküler, hüzünler, ama daha çok da sevinçler vardı. Köyden, şehirden, tüm Türkiye’den binlerce kişi oradaydı. Biz de oradaydık!

Yıl, 1974…

Büyük sanatçı Barış Manço ve “Müziğimizin yüz akı” olarak nitelendirdiği grubu Kurtalan Ekspres, konser için Avustralya’ya gidiyor. Konser öncesinde de yabancı bir televizyon kanalına röportaj veriyor ve diyor ki…

“Bizim Türkçe müziğimizde gitar, bass ve davul gibi bazı batı menşeli enstrümanları kullanıyoruz. Öte yandan, bazı geleneksel Türk enstrümanlarını da miksleyerek günümüz Türk müziğini, Türk pop müziğini ya da Türk rock müziğini (Nasıl söylerseniz artık) ortaya çıkarıyoruz.”

60’lı yılların sonu ve 70’li yılların ortalarına kadar büyük sükse yaratan ve Anadolu Pop/Anadolu Rock olarak da adlandırılan bu grup müziği, yıllar yıllar sonra, günümüzde, yeni nesil müzik dinleyicisi tarafından da ilgi görüyor. Öyle ki, yalnızca yerli müzik severlerden değil, yabancı müzik severlerden de söz etmek mümkün. Tıpkı Jasper Verhulst gibi.

Yıl, 2016…

Jasper Verhulst, bir bass gitarist. 2016 yılında bir Facebook gönderisi hazırlıyor ve kurmak istediği yeni grup için Türk müzisyenler aradığını söylüyor. Amaç, her biri klasik olmuş Türk eserlerini yeniden yorumlayarak yeni nesillere taşıyabilmek. Saykodelik tarzda müzik yapmak istediğini de belirten Verhulst, böylelikle Merve Daşdemir ve Erdinç Ecevit Yıldız ile karşılaşıyor. Yani grubun lead vokallerini de gerçekleştiren iki Türk müzisyenle.

Grubun geri kalanı ise, yabancı isimlerden oluşuyor ve 2018 yılı geldiğinde, Hollanda menşeli grubun ilk albümü “On”,  dinleyicilerin beğenisine sunuluyor.

Yıl, 2019…

“Gece” albümü, “En İyi Dünya Müziği” kategorisinde 62. Grammy Ödülleri’ne aday gösteriliyor ve sonrasında hem yeni albümler hem de grubun ardı arkası kesilmeyen konser trafiği başlıyor.

Yıl, 2022, günümüz…

Nihayet Altın Gün’ü dünya gözüyle izleme şansına eriştim! Grup, geçtiğimiz 9 Eylül Cuma günü, Küçükçiftlik Park’ı dolduran binlerce sevenine eğlenceli anlar yaşattı!

Küçükçiftlik Park’a en son Pentagram konseri için gitmiştim. Ortamda 7’den 70’e her yaştan dinleyici vardı ve bu beni çok mutlu etmişti. Ama hemen herkes siyah giyimliydi. Sonuçta sert bir müzikten söz ediyoruz.

Altın Gün ise, sıcak bir İstanbul gecesini adeta güneşle yıkanan çiçekli bir bahçeye çevirdi. Herkes rengarenk giyindi. Konsere saatler olmasına rağmen gülüp eğlenen, DJ performansına eşlik ederek danslar eden pek çok kişi vardı. Derken, konser başladı!

Altın Gün’ü genellikle YouTube’daki canlı konser performans videolarıyla takip eden biriyim. Sonunda o atraksiyonlara canlı şahit olmak içimi ısıttı; ayaklarımın sürekli ritm tutmasına, dişlerimin 32 diş formunda belirmesine ve gözlerimin parlamasına yol açtı!

Orkestranın öyle iyi uyumu var ki, herkes birbirinin bıraktığı yerden alıyor, götürüyor ritmi. Ne erken, ne geç! Tumba ile davulun uyumu, sizi otomatikman dans etmeye yönlendiren alt yapıyı oluşturuyor. Buna eklenen bass gitar dokunuşlarıyla uçuşa hazır hale geliyorsunuz. Derken gitar ritm’leri ve elektro bağlama soloları, sırada ekolu mikrofon yardımıyla sözlerin olduğunu işaret ediyor. Herkesin bildiği sözleri hep bir ağızdan söylemesi, ortamı bir kutlamaya, bir partiye, bir düğüne çeviriyor adeta.

“Yolcu”, “Kolbastı”, “Leyla”, “Vay Dünya”, “Goca Dünya”, “Kırşehir’in Gülleri”, “Yüce Dağ Başında”, “Köroğlu Dağları”, “Süpürgesi Yoncadan” ve daha pek çok klasik şarkıyla çok eğlendik. Bu şarkıların bir özelliği de, çoğunun Türk sinemasında kullanılan şarkılar olması. Böylece bir yandan dinlerken bir yandan da o görüntüleri hatırlayabiliyorsunuz.

Örneğin, “Yüce Dağ Başında”yı ele alalım. 1975 yapımı “Ah Nerede” filminde, Adile Naşit’in canlandırdığı Huriye karakteri, hayatında birinin olmasını isteyen, ancak baskıcı ağabeyi yüzünden gizli işler yürüten bir karakterdi. Sıklıkla söylediği şarkı ise “Yüce Dağ Başında” idi.

Bir diğer örnek ise, 1979 yapımı “Şark Bülbülü” filmi. Kemal Sunal’ın bir türkücüyü canlandırdığı fimde, Şaban Ballıses karakterinin havuzda keyif yaptığı ve kuaföre gittiği sahnelerde “Köroğlu Dağları” şarkısının solo bölümünü duyuyorduk. Şahsen bu tip detayları da düşününce ben fazlasıyla eğlendim konserde!

Genellikle eğlenceli ritmler tercih edilse de, tüylerin diken diken olduğu anlar da vardı. Grup, “Ordunun Dereleri” için öyle bir müzik hazırlamış ki, bir anlığına hayatı sorguluyor, yaşamdan soğuyorsunuz. Sanki koca bir karanlığın içine çekiliyor gibi… Yine de, etkileyici bir performans olduğunu söylemem gerek. Bu yeni versiyonu Stranger Things’e verseler, sırıtmazmış.

Bir de ekleme yapmam gerekirse, konserde “Su Sızıyor” ve “Leylim Ley” de çalındı. Bu iki şarkı, grubun 2023’te çıkarmayı planladığı albümde yer alacak.

Konser biterken… “Sizi çok özlüyoruz. Daha çok çağırın, daha çok gelelim.”

Bu sözler, grubun lead vokallerinden Merve Daşdemir’e ait. Ben de daha çok gelmelerini isterim açıkçası. Ne zamandır böyle gülüp oynadığım bir konsere katılmamıştım.

Bi’ daha yapalım!

 

KATKISIZ, KORUYUCUSUZ, HORMONSUZ ROCK & ROLL DERGİSİ DELİKASAP ÇIKTI

Bir cevap yazın