HELLFEST 2026: AVRUPA CEHENNEMİNİN KALBİNDE DÖRT GÜN
Avrupa Heavy Metal takvimindeki en büyük buluşmalarından Hellfest, bu yıl da Fransa’nın Clisson kentini dört gün boyunca dev bir Rock ve Metal başkentine çevirdi. Iron Maiden’dan Deep Purple’a, Megadeth’ten Anthrax’a uzanan programın yanında Ozzy Osbourne anması, Sabaton röportajı, mosh pit’ler ve kavurucu sıcaklık altındaki Heavy Metal tutkunları festivalin unutulmazları arasında yer aldı. Deli Kasap Rock N Roll ekibi de ayak basmadık yer bırakmadı ve Hellfest 2026’yı sahnenin önünden, basın alanından ve festival kalabalığının tam ortasından takip etti.
18-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Clisson şehrinde gerçekleşen ve Wacken Open Air (Almanya) ile birlikte Avrupa’nın en büyük iki Heavy Metal festivalinden birisi kabul edilen Hellfest birbirinden ünlü gruplara ve on binlerce Heavy Metal tutkununa bu yıl da ev sahipliği yaptı. Amiral Gemi flamasını Iron Maiden’ın taşıdığı festivalde bu yıl Bring Me The Horizon, Limp Bizkit, The Offspring, Deep Purple, Alice Cooper, Megadeth ve Sabaton gibi dev gruplar sahne aldı. Deli Kasap Rock N Roll adına kalemi ve röportajlarıyla etkinlikleri takip eden Akça Yılmaz ve unutulmaz anları kamerasıyla kayıt altına alan Gulia Huseynova da festivalin ruhunu Türk okuyuculara ulaştırdılar.

ESKİLER: DEEP PURPLE, OZZY VE CEHENNEMİN KAPILARI
Hellfest yolculuğu henüz festival alanına ulaşmadan başladı. Paris’ten Nantes’a uzanan tren yolculuğu, rötarlar, sırtlarda çantalar ve tripodlarla Clisson’a varışın ardından alanın girişindeki dev gitar heykeli ve Ozzy Osbourne anıtı, dört günlük maratonun ilk güçlü deneyimlerini oluşturdu. Festivalin dev sahneleri, ateş püsküren dekorları ve başlı başına küçük bir kent gibi çalışan organizasyonu, ilk andan itibaren Hellfest’in neden Avrupa Heavy Metal karşı kültürünün merkezlerinden biri olduğunu gözler önüne serdi. İlk gün The Pretty Reckless ile başlayan konser maratonunda Taylor Momsen ve arkadaşlarının ardından yıllardır kendisini saklayan Deep Purple sahne aldı. Ian Gillan, Roger Glover, Ian Paice, Don Airey ve Simon McBride’dan oluşan kadro; Highway Star, When a Blind Man Cries, Space Truckin’, Black Night ve elbette Smoke on the Water ile festivalin ilk büyük anları yarattı. Akça Yılmaz’ın ifadesiyle konser, “hayatın karanlık giden yanına rağmen yaşanılası olduğunu hissettiren, ruha iyi gelen mor bir sis” gibiydi. Günün devamında Papa Roach’ın yüksek enerjili setinin yanı sıra Viking ve pagan atmosferini sahneye taşıyan Skáld ve elbette Alice Cooper’ın klasik teatral Rock şovu öne çıktı. Ancak gecenin en duygusal bölümü Ozzy Osbourne için hazırlanan anmaydı. Ana sahnelerin ekranlarında gösterilen video, Mama I’m Coming Home eşliğinde başlayan anma ve ardından Bark at the Moon ile gerçekleştirilen büyük havai fişek gösterisi, festival alanını bir anda on binlerce kişinin katıldığı toplu bir vedaya dönüştürdü. “Let the madness begin!” sloganıyla tamamlanan törenin ardından ilk gece Bring Me The Horizon’ın yoğun sahne gösterisiyle sona yaklaştı.
RÖPORTAJLAR, IRON MAIDEN VE SABATON
Festivalin ikinci gününde, henüz erken saatlerde genç Amerikan Heavy Metal grubu Wings of Steel sahnedeydi. Klasik Heavy Metal’in güçlü vokal ve gitar anlayışını sürdüren grup, festival performansının ardından Deli Kasap’ın röportaj konuğu oldu. Ardından Brezilyalı Crypta, teknik ve sert Death Metal performansıyla Temple sahnesini doldururken, Fransız Heavy Metal müziğinin köklü temsilcilerinden Sortilège de hem konseri hem röportajıyla günün önemli duraklarından biri oldu. Deli Kasap ekibi ayrıca dünyaca ünlü İsveçli Power Metal grubu Sabaton’un bateristi Hannes Van Dahl ile de bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajın ardından Van Dahl aynı gece bu kez dev tank dekorunun üzerindeki baterisinin başında izlendi. Sabaton; Ghost Division, The Red Baron, The Last Stand, Bismarck, Primo Victoria ve To Hell and Back gibi eserlerle büyük bir savaş tarihi gösterisini sahneye taşıdı. I, Emperor sırasında Napoleon karakterinin sahneye çıkması ve Fransız milli marşının on binlerce kişi tarafından söylenmesi ise gecenin en teatral anlarından biri oldu.
Günün merkezindeyse Hellfest 2026’nın en büyük headliner’ı Iron Maiden vardı. Bruce Dickinson, Steve Harris, Adrian Smith, Dave Murray ve Simon Dawson’dan oluşan kadro; The Number of the Beast, Powerslave, Rime of the Ancient Mariner, Run to the Hills, The Trooper, Hallowed Be Thy Name, Fear of the Dark ve Wasted Years dahil 17 parçalık güçlü bir set sundu. Bazı parçalardaki tempo tercihleri ve küçük performans ayrıntıları dikkat çekse de, sahne dekoru ve grubun fiziksel enerjisi tüm Hellfest habitatını birkaç saatliğine dev bir Iron Maiden konserine çevirdi.

THRASH METAL DEVLERİ SAHNEDE
Hafta sonuna gelindiğinde Hellfest’in müzikal haritası daha da genişledi. Cumartesi günü A Perfect Circle, Megadeth, Limp Bizkit ve Deicide farklı metal kuşaklarını ve türlerini aynı festival alanında bir araya getirdi. Megadeth’in ardından sahne alan Limp Bizkit’in Holy Wars yorumunun ardından Metallica rifflerine geçmesi ve Break Stuff’ı iki kez çalması, festivalin mizahı yüksek anlarından biri olarak kayda geçti. Hafta sonunun en hareketli buluşmalarından biri ise beklendiği üzere Anthrax oldu. Thrash Metal’in “Big Four”undan olan grubun performansı yalnızca sahnede değil, seyirciler arasında da yaşandı. Deli Kasap ekibinin de içine girdiği mosh pit, Hellfest’in izleyiciyi seyirci olmaktan çıkarıp gösterinin fiilen parçası haline getirebildiğinin de açık kanıtı niteliğinde.
40 DERECE SICAĞIN ALTINDA “GERÇEK CEHENNEM”
Hellfest 2026’nın son günü, eminiz ki müzikle olduğu kadar sıcaklıkla da hatırlanacak. Fransa Halk Sağlığı Kurumu’nun verilerine göre ülkede bu yaz yaşanan rekor sıcaklık dalgaları neticesinde 5 bin 764 ek ölüm yaşandı. Dolayısıyla festival alanında bulunan binlerce insan için festival fiziksel bir dayanıklılık sınavına da dönüştü. Buna rağmen seyircinin kostümleri, corpse paint’leri, sıra dışı aksesuarları ve bitmeyen enerjisi festival alanındaki görüntüyü her daim renkli kılmayı başardı. Pazar günü festivalde öne çıkan gruplar arasında Three Days Grace, Architects, The Hives, Bad Omens ve The Offspring yer aldı. The Offspring’in Taylor Swift’in bir parçasını festivale de uyarlayarak dev bir mosh pit’e dönüştürmesi, dört günlük maratonun en beklenmedik anlarından biri oldu.
ALANA MAHSUS OLANI AÇIK ETTİ
Clisson’da dört gün boyunca yükselen müzik, ateş, gitar ve kalabalık içinde Hellfest o alana mahsus olanı bir kez daha bizlere açık etti. Hellfest, büyüklüğünü yalnızca line-up’larından değil, sahneyle seyirci arasındaki sınırın sürekli ortadan kalktığı kendine özgü karşı kültüründen de alıyor.
Deli Kasap Haber Ajansı







