Author: Delikasap Haber Ajansı

Jokerlerin kralı Joaquin Phoenix dediğini yaptı; karaktere derinlik katıp ödülü kaptı

“Kötü adam (Villain) karakterlerine daha derinlikli çalışmak lazım. Derinliği olan bir Joker’dan bahsediyorum.” Henüz daha çekim aşamasındayken, büyük aktör Joaquin Phoenix rol alacağı Joker filmine dair işte bu yukarıdaki cümleleri sarf etmişti. 76. kez düzenlenen Venedik Film Festivali’nde ödüllerin kralı ise onun filmine nasip oldu: Altın Arslan ödülü şimdi Joker yaratıcısı yönetmenin salonunun en güzel köşesini süslüyor. Zira festivalin en prestijli ödülü Altın Arslan yönetmenlğini Todd Philips’in yaptığı ve daha vizyona dahi girmeyen Joker'in! Kafasız Kadın ve Zama'nın yönetmeni Lucrecia Martel, Joaquin'in Joker filmine inanılmaz bir ruh kattığını söyleyerek ödülü sonuna kadar Joker'in hak ettiğini ve Oscar'da da Joker'in büyük şansı olacağının altını çizdi. Arjantinli yönetmen, Joker'e büyük ödülü layık gören jürinin de başkanlığını yürütüyor. Her ne kadar ödülü "film" almışsa da Joaguin'in varlığı olmadan bu filmin ödülü kazanması mümkün olamazdı. Joker filminin şöyle bir rekora da imza attığını belirtelim: Daha önce hiç bir çizgi roman film adaptasyonu böyles,ne prestijli bir ödülü kazanmamıştı. Dağıtılan ödüller ve kazananlar ise aşağıdaki gibi: Altın Aslan: Joker – Todd Phillips En İyi Yönetmen: Roy Andersson – About Endlessness En İyi Kadın Sanatçı: Ariane Ascaride – Robert Guédiguian’ın filmi’ Gloria Mundi’deki yorumuyla En İyi Erkek Sanatçı Luca Marinelli – Pietro Marcello’nun filmi Martin Eden’deki yorumuyla. En İyi Senaryo: Yonfan – No. 7 Cherry Lane Jüri Özel Ödülü: La Mafia Non E Più Quello Di Una Volta – Franco Moresco En İyi Genç Oyuncu: Toby Wallace – Babyteeth Jüri Büyük Ödülü ise büyük tartışmalar yarattı. Zira ödülü evine götüren "sakıncalı" yönetmen Roman Polanski oldu.: J’accuse – Roman Polanski Orizzonti seksiyonu ödülleri ise aşağıdaki şekilde gerçekleşti: En İyi Film: Atlantis – Valentyn Vasyanovych En İyi Yönetmen: Theo Court – Blanco En Blanco Jüri Özel Ödülü: Verdict – Raymund Ribay Guttierez En İyi Kadın Oyuncu: Marta Nieto – Madre En İyi Erkek Oyuncu: Sami Bouajila – A Son En İyi Senaryo: Jessica Palud – Revenir En İyi Kısa Film: Darling – Saim Sadiq Geleceğin Aslanı Ödülü: You Will Die At 20 – Amjad Abu Alala Son kertede Venedik Film Festivali'nin yıldızı bizim tavşan dudaklı oldu. Daha önce Jared Leto gibi rock’n’roll, Heath Ledger gibi efsanevi, Jack Nicholson gibi kült oyuncuların hakkını verdiği Joker karakterini bir üst level'a taşıyan Joaquin Phoenix seveni de nefret edeni de aynı oranda bir oyuncu (Biz DeliKasap olarak hastasıyız). Belki Ledger kadar afili Leto kadar yakışıklı değil...

Gothic Metal grubu Moonspell’den Fikret Orman’a eleştiri: “Açgözlü yöneticiler kulüpleri bitirdi”

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nin devrik başkanı Fikret Orman'a eleştiriler artık ülke sınırlarını dahi aştı. Eski kulüp yöneticisi Fikret Orman'a "İllallah" diyen isimler kervanına bu defa dünyaca ünlü heavy metal grubu Moonspell vokalisti Fernando Ribeiro katıldı. DeliKasap.org yazarı Kemal Ilıkkan'ın gerçekleştirdiği özel röportajda, Ilıkkan'ın "Ricardo Quaresma’nın Beşiktaş kariyeri kulüp başkanı tarafından sona erdirildi. DeliKasap aracılığıyla Fikret Orman’a bir mesaj iletmek ister misiniz?" sorusuna "Kulüpleri bitme noktasına getirenler hep açgözlü yöneticiler olmuştur" diyen Ribeiro şu sözleriyle Ricardo Quaresma'ya destek çıktı: "Türkiye’de futbol tutku dolu bu yüzden o konuya pek girmek istemiyorum. Quaresma her zaman büyük topçuydu ve öyle de kalacak. Porto’da ve Portekiz Milli Takımı’nda oynarken beni çok sevindirmişliği vardır. Geri kalanı işin çirkin tarafı… Onu trivelalarıyla ve futboluyla hatırlamayı tercih ederim. Kariyeri boyunca açgözlü yöneticiler tarafından lekelenmek istendi. Kulüpleri yok eden işte bu tip insanlar, asla futbolcular değil!!!" Röportajın tamamını okumak için: [embed]http://www.delikasap.org/2019/11/10/istanbul-konseri-oncesinde-moonspell-ile-ozel-roportaj-pentagram-ile-verecegimiz-konserin-iptaline-cok-uzulmustum/[/embed] ŞAMPİYON DERGİ ÖZEL SAYISI ÇIKTI: https://www.delikasap.org/2021/05/16/sampiyon-dergi-ilk-sayisi-cikti/...

Fuat Ergin: “Bizi susturamayacaklar abi!””

Meşhur Türkçe Rap üstadı Fuat Ergin, Heavy-Metal, Punk, Rock & Roll ve Rap arasındaki kardeşliği bir üst seviyeye taşıdı: "Artık ben de bir DeliKasap yazarıyım!" Fuat, DeliKasap IGTV'de Bilal Boğa'ya yaptığı açıklamada, Şanışer ile yaptıkları ortak işlerden Türkçe Rap'in ülkeyi sarsan son vukuatlarına, iktidarların olası baskılarına dair düşüncelerinden müstakbel Delikasap yazarlığına birçok konuya değindi. https://www.instagram.com/p/B2MJ_1qnjW4/...

Beyoğlu Rock camiasından bir yıldız kaydı: Harun Bayrak’ı yitirdik

Beyoğlu'ndaki büyük dönüşüm öncesinde, Taksim hala bir "Rock Semti" iken, "Taksim Çocuğu" adlı kavrama rengini veren bluesy rockerlardan biriydi Harun Bayrak. Artık bir "Datça Çocuğu" olmuş ama rock'n'roll'dan da taviz vermemişti. Traktör üzerinde bile müzik dinliyor, akşamları da DJ'lik performansları ile doğa dostu bir hayat sürüyordu. Öyle ki, kendisini bir "Ağaç Doktoru" olarak nitelendiriyordu. Ancak şimdi tüm ağaçlar ve rockerlar üzgün. Çünkü maalesef bir traktör kazasında arkadaşımızı, ağabeyimizi kaybetmiş bulunmaktayız. Tüm sevenlerinin başı sağolsun....

Lou Reed’in “aynalı kitabı” sınırlı sayıda yeniden okura sunuluyor

Metallica ile beraber kaydettiği son stüdyo albümü Lulu sonrası yaşama gözlerini kapayan çok yönlü sanatçı Lou Reed'in, daha önce yayımladığı ve ilk dönem şarkı sözlerini içeren kitabı I’ll be Your Mirror: Collected Lyrics, Faber & Faber tarafından güncellenerek yeniden yayımlanacak. Ayna materyalli özel baskı kapak ve siyah kumaş ciltli sınırlı basım kağıt versiyonun yanı sıra e-kitap formunda da yayımlanacak olan eser 7 Kasım'da hayranlara ulaştırılacak. Kitaba sanatçının dul eşi Laurie Anderson, meşhur yönetmen Martin Scorsese ve James Atlas  da birer sunuş yazıları ile katkı sunacak. Lou Reed'in son albümü eleştirmenlerce çok sert eleştirilere maruz kalmışken henüz o zamanlar hayatta olan David Bowie ise "forever kanka"sına sahip çıkmış ve Lulu'yu eleştirmenlerin aksine göklere çıkararak methetmişti. Reed'in Sally Can't Dance albümünden el yazması şarkı sözlerinin de basılması planlanan kitaba ön sipariş vermek isteyenler için link: https://www.faber.co.uk/shop/non-fiction/9780571346004-ill-be-your-mirror.html David Bowie ile Lou Reed yaşam enerjilerinin zirvesindeyken...

Kaz Dağlarına FEMEN de itiraz etti

Radikal feminist FEMEN örgütünün Türkiye şubesi, Kaz Dağları'ndaki ağaç katliamına karşı sesini yükseltti. Kadınların açıklaması aşağıdaki gibidir: Kaz Dağları Hepimizin! Kanada firması Alamos Gold’un Kaz Dağları’nda başlattığı altın madeni projesi kapsamında yaklaşık 200 bin ağaç kesildi! Çevreciler ve iklim aktivistlerinin bölgede başlattığı “Su ve Vicdan Nöbeti” sayesinde olay kamuoyunun gündemine geldi. FEMEN, tüm kamuoyunu olayın takipçisi olmaya devam etmeye çağırıyor! Kaz Dağları’nın üstü altından daha değerlidir! Bugün ne kadar çok altın, yarın o kadar az yaşam!...

Milli Jimnastikçimiz Tutya Yılmaz, güzellikten anlamayan salaklara seslendi

Oturduğu koltuktan tuvalete gitmeye bile üşenen akıl fukarası kabızlar, güzellik ve estetikten zerre nasiplenmemiş aylak ruhlu zibidiler şüphesiz ki tüm dünyada bolca mevcuttur. Tabii ki ülkemizde de bolca bu faydasız vatandaşlardan bulunmaktadır. İşte bu kafası ile -çok afedersiniz- poposu yer değiştirmiş aklı evvellerden biri de başarılı jimnastikçimiz Tutya Yılmaz'ın moralini bozmuş; neymiş, sporcumuz "kaslıymış", hatta Tutya'ya yakıştırdığı tabir: "Kas yığını." Öncelikle, antik Yunan'dan bu yana "Güzel" tabirinin bedenen ve ruhen kendisini geliştirmiş insanlara yakıştırıldığından, spor ve özellikle jimnastik yapan insan bedeninin en güzel beden olduğundan ve felsefi olarak güzel kelimesinin anlamından bile bihaber bu zevzek arkadaşlara normalde gülüp geçmesi gereken Tutya arkadaşımızın üzüldüğüne şahit olunca bu yazıyı hazırladığımızı söylemeliyiz. Önce, Tutya'nın açıklamalarına bir göz atalım, sonra da mesajımızı verelim: "Bir genç kız olarak söylemek istediğim bazı şeyler var. Ben bir sporcuyum ve yaptığım spor gereği vücudum normal bir bireye göre daha kaslı! Bu, zaman zaman benim de takıldığım bir konu; hatta fazla kaslı çıktığım birçok kareyi de koymuyorum. Bugün bu fotoğrafı paylaşmadan önce, çok kaslı durduğumu düşündüm ve fotoğrafı ne kadar sevsem de paylaşmaktan çekindim. Çok sevdiğim ve fikrine güvendiğim birkaç kişiye fotoğrafı attım ve yorumlarını sordum. Çünkü her ne kadar takmıyorum bu tür yorumları desem de zaman zaman insanın kalbini kırılıyor, çünkü nihayetinde ben de bir insanım...

Festival tekeli tartışması çığ gibi büyüyor; Şalt: “Herkes birlik olmalı, festivaller çeşitlenmeli”

Milyon Fest üzerinden "festival tekelleşmesi" mevzusu gün geçtikçe unutulmaya yüz tutmak yerine hummalı tartışmalarla konuşulmaya devam ediyor. Bu konuda Delikasap'a da, yayımlanması için yollanan birçok yazıda ağır eleştirel söylemler mevcut. Konunun kişiselleştirilmesinden hoşnut olduğumuzu söyleyemeyiz; üstelik bize göre, ortada bir sorun varsa ki var, bu soruna dair tek bir kişiye Cadı Avı yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bununla birlikte, demokratik kültür ve rock müziğinin gençlik üzerindeki etkisi adına, farklı görüşlere de mecmuamızda yer vermeyi doğru buluyoruz. Konuya giriş yaparken bu festivale (Milyon Fest) müzisyen olarak katılımının engellendiğini daha önce dile getiren, müzisyen dostumuz Alpay Şalt'ın kendi sosyal medyasında takipçileri ile paylaştığı ileti, aslında sorunun sadece seyirciler bağlamında değil, müzisyenler bağlamında da ayrı ele alınması gerektiğini düşündürüyor. Şalt'ın açıklamaları şöyle: "8 ve 9 Eylül’de Bakırköy Botanik Park’ta düzenlenecek BAK’IN ROCK Festivali festival tekelleşmesine karşı harekete geçilebileceğinin güzel bir örneğidir. Bu ülkede bugün Rock dinleniyorsa çoğunluğu 8 Eylül’de sahnede olacak ve Rock adı altında yapılmış/yapılan hiçbir büyük etkinliğe çağrılmayan grupların emeği sayesindedir. O zaman şimdiden itibaren herkes birlik olup kendi festivalini yapmaya başlasın, tartışmalar bitsin . Başta Devil grubundan Sabahattin Taşdöğen olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler ve tebrikler." Festivale uzun yıllardır rock müziğe gönül vermiş birçok önemli isim katılıyor. Program şu şekilde: 8 Eylül Altın Madolyon Devil Egzotik Band Gür Akad Band Kronik Nautilius Sabih Cangil Band Tarkan Çakır Whisky   9 Eylül Ekvator Gizem Saatci Band Grand Fathers Kasamam Prowler Sis TaşmekteP Sonbir Band  Deneyimli davulcu Alpay Şalt, bir performans sırasında Bu konunun daha çok su götüreceği aşikâr. Yarından itibaren, farklı okur ve sanatçı görüşlerine, festival ve konser organizatörlerine de mikrofonlarımızı uzatarak tartışmaya olumlu katkılar sağlamaya çalışacağız. ...

Efsane fotoğraf çekileli 50 sene oldu

Rock'n'Roll dünyasının kült fotoğraflarından, efsanevi "Abbey Road" fotoğrafları çekileli tam 50 sene geçti. Peki 50 sene evvel bugün çekilen bu fotoğrafın öyküsü neydi? Beatles'ın 1969'da yayımlanan Abbey Road isimli albümünün kapağında kullanılan bu fotoğrafın, aslında Paul McCartney'in yaşadığını ispat için çekildiği iddia edilmişti. Zira grubun popülerliğinin zirvede olduğu 1960'lar hippi kuşağının en popüler dedikodularından biri de Paul McCartney'in aslında öldüğü ve yerine dublörünün sahneye çıktığı gibi embesil bir iddiayı baz alıyordu. İşbu fotoğrafla McCartney'in ölmediğinin kanıtlanmak istendiğini söyleyen müzik otoritelerinin trollenmiş olabilecekleri de gözönünde bulundurulmalıdır. Zira, grubun böyle boş iddiaları hiçbir zaman ciddiye almadığını da biliyoruz. Ancak ne olursa olsun; Abbey Road'a mutlu 50. yıl diliyoruz...

Kozmos’un en edepsiz müzisyenlerinin annesi sonsuzluğa kanat çırptı

Bakın dünyanın demiyoruz; Kozmos'un diyoruz zira kainatın ölçülebilir ve öngörülebilir yıldız, gezegen, cüce gezegen ya da gök taşlarında yaşamış, yaşayan ya da yaşamak için evrimini bekleyen hiç bir molekül onlar kadar "zalim"(!), onlar kadar ahlâksız, onlar kadar piç ve aynı oranda onlar kadar "naif" olmadı: GG Allin ve biraz daha mütevazı pasaklılığı ile büyük ağabeyi Merle Allin biraderlerden ve onları işbu dünyaya getiren komik teyze Arleta Allin'den bahsediyoruz. Elbette ki evlatları kadar leş olmayan 1936 doğumlu Arleta hanım küçük oğlunun 1993 yılında yaşamını yitirmesinden yıllar sonra bugün ebediyete göç ederken, Kozmos'un en edepsiz müzisyenleri olan hain evlatlar; Allin biraderlerden GG olanının isim hikayesini de yine annemizden dinleyerek rahmetli GG Allin'ı da ana-oğul anmış olalım: "Bizim küçük oğlan doğduğunda kimse onu istemiyordu adeta. Ama ben ona İsa Peygamber (S.A.V.) ismini vermek istedim zira nur-topuna benziyordu, çok güzel bir bebekti. Abisi Merle ise bebekken bir maymuna benziyordu. Neyse efendim, bu maymuna, 'küçük bi kardeşin oldu' diye haber verdiğimde ufaklık 'İsmi ne?' diye sordu. Jesus Christ (İsa Peygamber) dedim. 'Aaaa' dedi, (sesini çocuk gibi yaparak) 'Jii Jii (GG) benim kardeşim...

Right Menu Icon