“OH AH AH AH!” & Paris’te Dave Tutulması

Sayın DeliKasap okurları, bugün bizlere arada Fransa’yı gezdiren portalımızı açıyoruz. Muhabirleriniz Akça ve Gulia olarak Live Nation Entertainment’ın nazik davetine icabet ettik ve çok özlediğimiz Megadeth’i (acaba onlar da bizi özlemiş midir ki) ve Paris’te ilk kez gördüğümüz Disturbed’ü izleme şerefine eriştik.

Yazı: Akça Yılmaz & Fotoğraflar: Gulia Huseynova

Açıkçası, Megadeth’in ön grup olarak çıktığı bir konsere katılmak hayatta en son beklediğimiz konseptlerden biriydi. Disturbed grubunun efsaneliği su götürmez bir gerçek tabii ki ancak ‘ön grup’ diye nitelendirilmek Megadeth’e ne kadar yakıştı bilemiyoruz.

Belki de bir saygı gösterisi olarak ağırlanan Megadeth, tabii ki de hiç ön grup tadı vermedi. Bildiğimiz gibi gümbür paldır geldiler, thrash’e doyduğumuz 10 şarkılık mükemmel setlistleriyle DeliKasap’ın Fransa portalını tekrar açan baba grup oldular. Tam da bize yakışacağı gibi…

Bildiğimiz Megadeth ortamı kurulmuştu. Ses sisteminin güzel olması da tadından yenmez bir keyif verdi açıkçası. Efsane sololar, bizi alıp götüren ritim ve tabii ki Peace Sells eserinde uğrayıp selam çakan Vic Rattlehead ile klasik bir Megadeth sahnesiydi.

Bunun dışında, dikkatlerimizi tabii ki Dave Mustaine çekti. Yaşının asla önüne bir engel olarak çıkmasına izin vermeyen thrash kralı bu sefer de oldukça formdaydı. Teemu, Dirk ve James’in yanında gayet fit, atik ve başarılıydı. Gitar çalışını dört dörtlük bulduk, ama bazı şarkılarda sesinin zayıf kaldığını da üzülerek kabul etmemiz gerekiyor. Yaşına göre her zaman üstün bir performans sergileyen Dave’e kalpten takdir ve teşekkürlerimizi iletmeliyiz. Kendisine iyi bakmasını ve sesini korumasını diliyoruz, daha beraber söyleyecek çok ‘a tout le monde’umuz olmalı.

Line up: Dave Mustaine , Teemu Mäntysaari, Dirk Verbeuren, James LoMenzo

Setlist:

Hangar 18

Wake Up Dead

Angry Again

Sweating Bullets

Trust

Tornado of Souls

A Tout le Monde

Peace Sells

Symphony of Destruction

Holy Wars… The Punishment Due

Ufak bir bira- sosisli molasından sonra sıra Disturbed’e geliyordu. Klasik bir Zenith akşamıydı gerçekten: tuvalet sırasındaki muhabbetlerle kurulan dostluklar, biraz pahalı ama fiyatına değer olan Heineken’ler ve butikten yapılan alışverişlerle herkes ‘metal kardeşliği’ hissindeydi -konser sırasında David Draiman’ın da defalarca bahsettiği o his-.

Konser alanına gittiğimizde Disturbed’ün izleyicilere bir kıyak yaptığını gördük. Bir QR kodu tarattığımız takdirde yerimizi daha iyi bir yere yükseltme imkânı ya da imzalı bir gitar kazanma fırsatı veriyordu. Biz akredite gazeteciler olduğumuz için yerlerimizden memnunduk, ama gitar çekilişine katıldık. Kim bilir kazanırsak da bir gün Türkiye Metal Müzesi ya da DeliKasap Mecmuası müzesi açılırsa hemen sergilenmek üzere yollarız.

Çekiliş heyecanı vesaire derken yavaşça kararan ışıklar ‘Sickness’ın 25. yılını kutlama vaktinin yaklaştığını belli etti. Güzel bir videodan sonra perdenin arkasından siluetleriyle görünen Disturbed, Voices parçasıyla seyirciyi coşturmaya başladı.

Burada bir not düşmek isterim. Biz gazeteciliğimizin yanı sıra birer mimar da olduğumuz için, özenle tasarlanmış sahneleri ve bu sahnelerin insanlara verdiği hissi çok önemsiyoruz. Grubun arkasında yer alan dekorasyon, sahne taşıyıcı sistemlerini ön plana çıkarıp hem bir kafes hissi veriyordu hem de normalde fonksiyonu dışında sahnede yer aldığını çok nadir gördüğümüz mimari bir elemanı sahnenin çok önemli bir bileşeni olarak kullanıyordu. Sonrasında davul platformunun çelik bir sistemle yerden yükseltilmesi, arka fonda çıkan ‘The Guy’ balonu ve grubun yaptığı mizansenlerle Disturbed, mekansal deneyim konusunda bizden gayet iyi not aldı.

İlgimizi oldukça çeken, biraz teatral bir kısım olan ‘Meaning of Life’ performansını çok beğendik. İsyankar, protest ve gürültülü olduğu gerekçesiyle idam edilen David, başından akan kanlarla dirildi ve mahkum kıyafetleri giymiş ekiple bangır bangır şarkıyı çaldılar. Bu eserin içinde geçirdiği ‘I’m going off the rails on a crazy train’ kuplesiyle David, yakın zamanda kaybettiğimiz Ozzy Osbourne’a da bir selam yolladı.

Buradan sonra gerçekten bayıldığımız ‘The Guy’ sahnede yerini aldı. Tüyler ürperten gülümsemesi ve tabiri caizse ‘ışık saçan’ gözleriyle şarkı aralarındaki karanlık ortamda bile bize gülümsüyordu 😉

Karanlık demişken, atlamamamız gereken bir olaydan bahsedelim hemen… David, genelde yaptığı gibi insanlarla iletişimini yoğun olarak sürdürdüğü bir performans peşindeydi anlaşılan. İki tane bıcır bıcır çocuğu ve babalarını sahneye davet etti ve onlarla tanıştı. Onları bir şarkı boyunca misafir edeceğini söyledi ardından güzelce bir konuşma yaptı. Karanlığın her zaman korkutucu olmadığından bahsetti. Örnek olarak da tabii ki metal müziği gösterdi. Genelde karanlık temalar işleyen, korkutucu soundlara sahip olan, biraz saldırgan gibi bile görülebilen bu türün aslında ardında ne kadar büyük bir kardeşliğin saklı olduğundan bahsetti. Şahsen hak veriyorum. Hiç tanımadığımız dayılarla, teyzelerle, bebelerle hep bir ağızdan ‘Killing is my business’ diye bağırabiliyorsak eminim bunun arkasında tanımsız ve çok kıymetli bir paylaşım var, biz de deli değiliz yani… Umarım! Her neyse, bu tatlı söylemlerin sonunda tabii ki ‘The Light’ eserini dinledik.

Genel yorumumuz Disturbed’e bayıldığımız yönünde. Parçaların keyifli oluşunun yanı sıra, canlı performansta da gerçekten çok başarılı bulduğumuz bir grup oldular. John Moyer’in fıldır fıldır dönmeleri, zıplamaları, Dan Donegan’ın efsane gitaristliği ve tabii ki Mike Wengren’in adeta kalkıp göbek attıracak  ritimleri ile (gerçekten metal müziğe bu kadar kıvırmak ister mi insan, inanılmaz…) dört dörtlük bir performanstı.

Lineup:  John Moyer, David Draiman, Mike Wengren, Dan Donegan

Setlist:

Voices

The Game

Stupify

Down With the Sickness

Violence Fetish

Fear

Numb

Want

Conflict

Shout

Droppin’ Plates

Meaning of Life

ara

I Will Not Break

Ten Thousand Fists

Bad Man

Land of Confusion

Indestructible

The Sound of Silence

The Light

Inside the Fire

Bu harika gecede DeliKasap Dergi’yi ağırladıkları için Live Nation Entertainment’a kalpten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca Megadeth ve Disturbed’e de takdirlerimizi, hayranlığımızı, ve sevgimizi gönderiyoruz. İki Dave’imizin de dediği gibi ‘Merci Paris !’

https://www.livenation.fr/

https://www.megadeth.com/

https://disturbed1.com/

Paylaş

Önerilen Haberler

Bir yanıt yazın