Skinny Puppy: Kasvetli Makinenin Analog İsyanı

Endüstriyel müziğin kurucuları arasında gösterilen, Ministry ve Nine Inch Nails gibi gruplara ilham kaynağı olmuş, karanlık ve depresif şarkı sözlerinden dolayı gothic camiada bir hayli hayran kitlesi olan, politik duruşu ve teatral şovlarıyla eşsiz grup Skinny Puppy, bu günlerde 40’ıncı yılını bir Kuzey Amerika final turnesiyle taçlandırıyor.

Toronto’daki nefes kesen konserden bahsetmeden önce 1970’lerin sonuna gidelim. Punk ve rock müziğin yer altı kültürünü domine ettiği, Joy Division, Bauhaus, Siouxsie and the Banshees gibi gothic, post-punk, alternatif grupların ortaya çıktığı zamanlar.1961’de Kanada’nın Vancouver şehrinde problemli bir ailede doğan ve sonradan Nivek Ogre ile tanışıp Skinny Puppy’yi kuracak olan cEvin Key işte böyle bir ortamda ilk gençliğe adım atar ve çareyi evdeki org ve piyanoya sığınmakta bulur. Müzik kariyerine ise dönemin ruhuna uygun, yerli bir punk rock grubunda davul çalarak başlar. Bu arada ailesi cKey’i 17 yaşındayken Japonya’da hiç İngilizce bilmeyen bir ailenin yanına kalmaya gönderir ve bu hayatında bir dönüm noktası olur. Japon aile ona evlatları gibi davranır. Japon kültüründen de oldukça etkilenir. Son röportajlarından birinde Japoncada kaiju olarak bilinen canavarları çok sevdiğini söylemiştir ve hala Japon kültürüne olan ilgisi devam etmektedir. Japonya’da temelli kalmayı düşünürken Kanadalı new wave grubu Images in Vogue’dan gruba davulcu olarak katılması için bir teklif alır ve bunun üzerine Kanada’ya kesin dönüş yapar. 1981’de Vancouver’da kurulan Images in Vogue özellikle 1983’te çıkardıkları “Lust for Love” adlı single ile listeleri alt üst etmiştir.

Key grup ve yeni yeni şekillenmeye başlamış müzik tarzı hakkında bir röportajında şöyle der: “Duran Duran, Depeche Mode ve Roxy Music gibi new wave müziğin birçok saygın ismiyle turnelere çıktık ve aynı zamanda pek çok stüdyo çalışması da yaptık ve orada davul ve perküsyon hakkında çok şey ögrendim. Etrafta Cabaret Voltaire ve Throbbing Gristle gibi pek çok harika müzik yapan grup olduğunu fark ettim. Yer altı, punk tipi bu müziklerin ortak noktası çok ağır bir davul ‘sound’unun olmaması ve drum machine kullanmalarıydı.” Bu iki İngiliz kült gruptan ve aynı zamanda Japon müzisyen Yukihiro Takahashi’den oldukça etkilenen cEvin Key kendi parçalarını yazmaya ve daha deneysel, elektronik bir tarza yakınlaşmaya başlar. 1982’de bir partide, 20 yaşındayken Calgary’den kalkıp Vancouver’a gelmiş Nivek Ogre ile tanışır ve birlikte müzik yapmaya karar verirler. Hayvanlara yapılan eziyetlere bir tepki olarak grubun adını Skinny Puppy koyarlar. Küçüklüğünden beri şarkı söylemeye meraklı olan Ogre’nin ifadesine göre The Cure’un Pornography albümü hayatında bir dönüm noktası olmuş ve Joy Divison’ın Unknown Pleasures albümü sayesinde ise müziğin karanlık tarafıyla tanışmış ve o da Throbbing Gristle ve Front 242 gibi endüstriyel grupları dinlemeye başlamıştır. Ogre, Skinny Puppy için yazdığı ilk parça olan Canine ile dünyayı bir köpeğin gözlerinden görmeye çalışmıştır. Bu şarkı, gözünün önünde karısını döven sahibine sadık kalmakla ona saldırıp parçalamak ikileminde kalan bir köpeği anlatır.

Skinny Puppy ilk EP’leri olan Back and Forth’u 1983 yılında Images in Vogue’un ses mühendisi Dave ‘Rave’ Ogilvie’nin yardımıyla çıkarır. 1985’te gruba synthesizer çalmak ve back vokal yapmak üzere Bill Leeb’i alırlar ve beraber Bites adlı albümü yaparlar. Bu albüm daha çok Ogre’nin eski karisi için yazdığı şarkılardan oluşur ve sonrasında grup daha politik ve sosyal konulara değinmeye başlar. 1986’da Bill Leeb gruptan ayrılır ve kendi endüstriyel projesi olan Front Line Assembly’yi kurar. Bill Leeb’in yerine geçen Dwayne Goettel’in 1995 yazında yüksek doz eroin yüzünden hayatını kaybetmesiyle zor günler geçiren grup 1996’da Goettel’in de katkı sağladığı The Process albümünü yayınlayıp dağılırlar.

2000’de Almanya’da düzenlenen Doomsday festivaliyle sahnelere tekrar dönüş yaparlar. Kariyerlerine 12 stüdyo albümü, 2 ep, 11 derleme albüm, 4 canlı albüm ve 14 single sığdıran Skinny Puppy şarkı sözlerinde doğanın katledilmesi ve özellikle de hayvan deneyleri gibi konulara sıklıkla yer vermiş ve sıra dışı sahne şovlarıyla müzik tarihinin kült grupları arasında yer almıştır.

Skinny Puppy’yi ilk kez 2007 yılında Hannover’in güney doğusunda bulunan Hildesheim adlı küçük bir Alman şehrinde, 2000 yılından beri düzenlenen Mera Luna festivalinde izlemiştim. Farklı tarihlerde üç kere gittiğim Mera Luna festivalini gothic rock, elektro-endüstriyel, ebm, darkwave gibi müzik türlerinden hoşlananlara şiddetle tavsiye ederim. 2017 yılında milli gururumuz She Past Away de Mera Luna festivalinde çalmıştı. Müziğin yanı sıra görsel olarak da sanki bir kıyafet balosu havasında geçen bu tür festivallerde en çok hoşuma giden şey insanların açık görüşlülüğünden kaynaklanan özgürlük hissi… Bir seferinde festival alanına gitmek için bindiğimiz taksinin şoförü, doğduğundan beri Hildesheim’da yasayan bir Türk çıkmıştı ve bize şöyle demişti: “Başlarda bu insanları çok yadırgıyorduk dış görünüşlerinden ötürü, sonra baktık ki dünyanın her yerinden, her meslekten insan geliyor ve hepsinin ortak özelliği çok kibar ve saygılı olmaları. Hayranlıkla izliyoruz artık.” Gerçekten de o büyülü atmosferde Skinny Puppy izlemek hayatımın unutulmaz anlarından biriydi. Grubun solisti Ogre sahnede adeta İsa’nın çarmıha gerilişini canlandırmış ve oldukça kanlı bir şov yapmıştı.

16 yıl sonra hem de kendi evinde Skinny Puppy’yi tekrar izlemek harika bir deneyimdi. Konser tahminimizden büyük bir salondaydı. Seyircilerin arasında bastonlu, early goth’lar bile vardı. Ministry’nin eski basçısı Paul Barker’ın Lead Into Gold adlı grubu ön gruptu ama hafta içi olduğu için yetişemedik ona. Bu arada Skinny Puppy’nin 5’inci stüdyo albümü Rabies’te Al amcamızın (Al Jourgensen) hem gitar çalarak hem de vokal yaparak katkı sağladığının altını çizelim. Üstelik Ogre’nin yan projesi olan Pigface’de de yer almıştır. Eee deli deliyi gözünden tanırmış. Konsere dönecek olursak Iran-Irak savaşı ve kimyasal silahların etkilendirenden bahsettikleri 4’üncü stüdyo albümleri 1998 çıkışlı VIVIsectVI’den  VX Gas Attack adli şarkıyla konsere başladılar. Sırayla L’mmortal, Rodent, Wornin’,Tormentor, Deep Down Trauma Hounds, Human Disease (S.K.U.M.M), Hardset Head ve Pedafly çaldılar. Asagidaki videoda enfes sahne şovlarıyla Morpheus Laughing, The Choke, Worlock,Inquisition ve Dig It’i dinleyebilirsiniz.

İki kere bis yapan, Assimilate adlı hit parçasıyla beraber Brap, God’s Gift, Smothered Hope ve Testure çalan grup kapanışı The Process albümünden Candle ile yaptı. Bu albümün de eski Scientology üyeleri tarafından kurulmuş ve sonra Charles Manson cinayetlerinden dolayı itibar kaybetmiş The Process Church of the Final Judgement ile alakalı olduğu söyleniyor.

Skinny Puppy sahnelere veda etse de karanlığıyla bizlere ilham vermeye devam edecek!

 

Paylaş

Similar Posts

Bir yanıt yazın