Tool İle Saykodelik Bir Gece

Paris merkezinden çıkıp, Seine Nehri’ni takip ederek biraz doğuya doğru yol alalım. Kendimizi Bercy’de buluruz. Çevresinde bir sürü bar saz olan tatlı meydanıyla, Flix Bus istasyonuyla ve tabii ki dev gibi Accor Arena’sıyla bu Bercy oldukça şirin bir mahallesi Paris’in. Accor Arena çok ilginç bir yer. İlk olarak Palais Omnisports de Paris-Bercy diye adlandırılan bu stadyum, 1984 yılında eski şarap hallerinin yıkıntılarının üzerine inşa edilmiş.

Avangart bir mimarisi olan salon dıştan piramit gibi görünüyor. Dış cephesindeki cam, metal, beton ve çimen kullanımı gerçekten bir hayli dikkat çekici. Accor Arena’da ilk çıkan grup da 29 Şubat 1984 konserleriyle -ülkemizi çok yakın zamanda ziyarete gelip hepimizin kalbini çalan- Scorpions’muş.

İçeriden bahsetmek gerekirse, tek kelimeyle devasa denilebilir. Sıra sıra koltuklar, balkonlar ve çeşitli giriş çıkışlarla, insana kendini gerçekten küçük hissettiren mekanlardan. Tabii çok şanslıysanız ve efsane bir grup sizi misafir ediyorsa, ayrıca mükemmel illüzyonlarla arenanın her metrekaresini doldurarak size görsel bir şölen yaşatabiliyorlarsa bu durum değişiyor. DeliKasap Paris şubesi de Haziran’ın 5’inde böyle şanslıydı çünkü Accor Arena dehşet bir grubu ağırladı: Tool.

Müzisyen mi performans sanatçısı mı yoksa büyücü mü oldukları bir türlü belli olmayan bir grup Tool. Sahneleri de inanılmaz havalıydı. Bas gitarist Justin Chancellor, gitarist Adam Jones, baterist Danny Carey ve vokal Maynard James Keenan bildiğimiz gibilerdi. Girişlerini Third Eye’la yaptılar ve ilk çaldıkları şarkı Jambi oldu. Tool telefon kullanımı ve görsel materyaller hakkında hassasmış -ben bilmiyordum-. İlk şarkının sonunda Keenan, telefonlarımızı kaldırmamızı söyledi.

Topluca bir deneyime adım atacaktık ve bu yüzden çevremizdekileri rahatsız etmememiz ve telefonlarla dikkatlerimizi kaybetmememiz gerekiyordu. İnanılmaz hoş bir detaydı bu çünkü (sanırım 5-6 yıldır) ilk defa bu kadar büyük bir insan grubunun birinde bile telefon görmedim.

Bundan sonra setlist şöyle ilerledi: Fear Inoculum, Rosetta Stoned, Pneuma, Intolerance, Descending, The Grudge. Sonra bir ara verildi. Aranın sonunda Danny Carey, üzerine çakralar işli kıyafetiyle çıktı ve Chocolate Chip Trip’le mükemmel bir gösteri yaptı. Ardından Flood çaldılar; bu şarkıda havadan konfetiler yağdırdılar. Sonrasında da Invincible ve Stinkfist ile finallerini yaptılar. Herkes büyülenmişti.

Her şarkıda arkadaki görsellerle olsun, ışıklarla, dumanlarla olsun, gerçekten Keenan’ın dediği gibi adeta spiritüel alemlerdeydik hepimiz. Konser bittiğinde de tabii ki bağırışlar arasında selamlarını verdi grup. Çıkışta arkadan açtıkları Dancing Queen’le birden gerçek dünyaya döndük.

Tool fanları Accor Arena’yı yavaş yavaş terk etti. Bercy’i ve metro duraklarını doldurduk. Yine başkent, yine metal dedik…

 

Paylaş

Similar Posts

Bir yanıt yazın