DUMAN GRUBUNUN GÖZ BEBEĞİ KAAN TANGÖZE AMERİKA TURNESİ KAPSAMINDA NEW YORK’TAYDI!

Sevgili DeliKasap okurları,

Upuzun bir aradan sonra herkese New York’tan selamlar! Uzun zamandır klavye elime sadece video editlemek için değiyordu çünkü sırt çantamla Orta ve Güney Amerika’yı geziyor, YouTube videoları çekiyor ve çok eğleniyordum. Bu yüzden sizlere diyeceğim şudur ki: Sorry not sorry. Fakat yazdığım etkinlik itibari ile kendimi affettireceğimi düşünüyor; canını, sesini, karizmasını, bir de siyasi duruşunu sevdiğimiz, sevgili Duman grubunun sevgili Tangöze’si, Kaan Tangöze New York konserinden bildiriyorum!

Herkes sakinleştiyse hemen anlatmaya başlayayım. Öncelikle Kaan Tangöze ve diğer Türk sanatçı ve müzisyenlerin Amerika turnelerini ayarlayan ve yöneten, benim için önce arkadaş, abi ve baba, sonra da patron sevgili Serdar İlhan’a hem kendi adıma hem de Amerika’da yaşayan Türkler adına teşekkür etmek istiyorum. İyi ki varsınız! Daha önce Sertab Erener, Teoman, Nükhet Duru, Zülfü Livaneli, Genco Erkal, Şebnem Ferah, Cem Adrian ve birçok isme Amerika turnesi düzenleyen Serdar İlhan bu kez, röportaj vermeyişiyle ünlü sevgili Kaan Tangöze için kolları sıvamıştı. Bunu duyan ben röportaj alabilmek için sevgili İlhan’ın yakasına yapıştım fakat üzgünüm dostlar röportajı koparamadım. Neredeyse kendimi bildim bileli, farklı kurumlara bağlı olarak, farklı zamanlarda Kaan’la röportaj yapmak isteyip menajer engeline takılmıştım, şimdi anlıyorum ki adam menajer seçimini bilerek bu şekilde yapıyormuş. Sağlık olsun röportaj koparamadım ama tanışıp, “koruyucu melek” eşliğinde kısacık bir sohbet edip fotoğrafla döndüm. İyi bir çocuk olursam belki ilerde Şirinler’i bile görebilirim.

 Duman ile ortaokul yıllarımda tanıştım, tanışır tanışmaz da sevdalısı oldum. Babamın da kulakları çınlasın şöyle bir anım var. Hayatımın ilk Duman konseri için, sanıyorum onların da Belki Alışman Lazım albümlerinin ilk konserlerinden biri idi, Bostancı Gösteri Merkezi’ne okul sonrası Dumanlı bir Cuma akşamı için bilet almıştım. Müthiş heyecanlıyım. O zaman yaşıtım her genç kadın gibi Batuhan’a aşığım ama ondan öte gerçekten yaptıkları müziğe aşığım. Heyecanlı bir şekilde o Cuma okuldan eve geldim, baş ucumda pamuklara sardığım konser biletim yok! Nereye gitti abi falan derken babam mutfaktan çıkıp dedi ki, “Ben biletini gidip sattım. O konsere gitmeni istemiyorum.”… Tabii sonrasında karşısında söylediklerini duymayan sinirli bir ergen var. Babayla hesaplaşmayı sonraya bırakıp, evden çıkıp konser bölgesine kara borsa bilet bulmaya gittim ama kalır mı kardeşim! O gün, babamla aramızda aylarca gerginliğe sebep olmuştu. Ama ondan sonra Duman’ı, neredeyse İstanbul’un her köşesinde izledim, pişman değilim, yine İstanbul’da olsam yine yaparım!

Gelelim turneye. Aranızda kaç kişi Kaan Tangöze’nin Amerika Seattle’da ekonomi masterı yaptığını biliyordu bilmiyorum ama ben yeni öğrendim. Tangöze, yıllar sonra yuvaya dönüp oradan başlamak istemiş olacak ki, Amerika turnesinin startını 13 Kasım’daki Seattle konseri ile verdi. Batı yakasından başlamışken Los Angeles ve San Francisco’dan sonra doğu yakasında Boston, Chicago, Washington DC ve New York konserleri ile devam etti. New York’ta Serdar İlhan’ın kulübü DROM’da gerçekleşen üç konserinden ikisinde alanda online idim. Öncelikle 20 küsür senedir bir hayran, sonra da müzik habercisi olarak söyleyebileceğim tek şey: Teşekkürler Kaan, teşekkürler Berk ve teşekkürler ekibin geri kalanı! Her şey harikaydı! Açıkçası Kaan’ın tek geldiğini duyunca çok fazla Duman şarkısı söylemesini beklemiyordum ve fakat 20li yaşlarımda sarhoş olup, konserlerde yerlerde ağlayarak söylediğim ne kadar Duman şarkısı varsa hepsini söyledi ve söyletti. Ağzına sağlık! Çoook eski bir fan olarak söylemesini isteyeceğim iki üç şarkısı daha vardı ki bunlardan birini zaten söylemiyor, onları da eve döndükten sonra kendim dinledim!

Son New York konseriyle birlikte başarıyla tamamlanan Amerika turnesini ufak bir after party ile bitirdik. Orada çok sevgili Berk Kula ile de tanışıp ufak bir sohbet etme fırsatı yakaladım. Dünya tatlısı biri. Bir gün bir başka kuliste veya sırt çantasıyla Asya’da bir dağın tepesinde tekrar görüşmek üzere sözleştik. Bunu okursa ona da selam olsun!

Ortamdaki tek basın kişisi olarak Kaan Tangöze New York deneyimini kendimce  aktarmaya çalıştım. Umarım “i… basın bunu da yazın!” diyebileceğiniz bir şey kalmamıştır. Sürç-i lisan ettiysek affola! Bir dahaki sefere arayı bu kadar açmadan görüşmek dileklerimle. Sevgiyle kalın!

Fotoğraflar: (Kulis fotoğrafı ve ajanda hariç) Gonzalo Cisterna

DELİKASAP 666+2. KOLEKSİYON SAYISI ÇIKTI, EDİNMEK İÇİN:

DeliKasap | 666+2 | 20. Yıl Özel Sayı

Paylaş

Similar Posts

Bir cevap yazın